
M. ZAHİT EKİNCİ / MURAT MANG / STRASBOURG
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komplo ile korsanca kaçırılıp, Türk devletine teslim edilmesinin 18. yıldönümünde diasporadaki Kürtler ve dostları yine ayaktaydı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 15 Şubat Uluslararası Komplosu vesilesiyle binlerce Kürdistanlı, Strasbourg’ta bir araya geldi. Cumartesi günü sabahın erken saatlerinde Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda gibi ülkelerden gelenler yürüyüşün başlangıç noktası olan Strasbourg’un istasyon meydanında toplandı.
Kürtlerin kentine dönüştü
Tam 10 günden beri Öcalan için, Lüksemburg’tan Strasbourg’a Uzun Yürüyüş gerçekleştiren ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen 70 Kürt dostu enternasyonalist devrimci, yürüyüşün başlangıç noktasında Kürdistanlılar tarafından sevinçle karşılandı.
5 Şubat’ta Almanya’nın Mannheim kentinde Uzun Yürüyüş’e start veren Kürt gençleri de, Türk faşistlerinin bir haftalık provokasyonlarına rağmen eylemlerinin finalini, kendilerini karşılayan binlerce Kürdistanlı ile yaptı. Kortejin en önünde dev bir Öcalan posteri, Kürt ve enternasyonalist kadınlar tarafından taşındı. 5 kilometrelik yürüyüş güzergahında Fransız polisinin, yürüyüşün sağlıklı geçmesi için büyük güvenlik önlemleri aldığı görüldü. Her hangi bir olumsuzluk da olmadı.
Bu esnada Öcalan sevdalılarının sürekli ‘Be Serok jîyan nabe’, ‘Öcalansız dünyayı başınıza yıkarız’, ‘Bijî berxwedana Rojava’ sloganları, alkış ve zılgıtları Strasbourg’u adeta Kürt kentine dönüştürdü.
Hayırlara vesile olması için ‘Hayır’
5 kilometrelik yürüyüşün ardından Rue des Vanneaux’da toplanan eylemciler burada mitinge başladı. Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç açılış konuşmasında, Öcalan’ın sadece Kürtlerin değil, ezilen, horlanan ve devrime inanan tüm insanların Önderi olduğuna dikkat çekti. Koç, bu yılki Uzun Yürüyüş’e Latin Amerika, İspanya, İtalya gibi çok sayıda ülkeden gelen Kürt dostu enternasyonalistlere teşekkür etti. Koç, Türkiye’de anayasa değişikliği referandumunda ‘Hayır’ oyu vererek hayırlara vesile olacak bir çalışmayı Avrupa’da yürütmek için çağrıda bulundu.
Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nden (TJK-E) Dilşah Osman da “Bundan 18 sene önce bize dayatılan komplo irademizi bitirmek ve bizi tarih sahnesinden silmek içindi. Ancak, Önderliğimiz dört duvar arasında ideolojisi ile bize yol göstermeye devam etti. Biz kadınlar, bu komployu tanımadığımızı bütün dünyaya bildirmek istiyoruz” ifadesini kullandı.
‘Bizim sesimiz yükselirken, Erdoğan’ın kısılıyor’
Binlerce kişinin buluştuğu meydanda soğuk hava ve uzun süre devam eden yağmura rağmen Kürtler ve dostları büyük bir coşku ile eylemin programını takip etti.
KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, “Bizlerin burada sesi yükseldikçe Erdoğan’ın sesi kısılıyor. Önder Apo’nun varlığı ve yürütmüş olduğu siyaset, başta Erdoğan olmak üzere Türk siyasetçilerinin sağlığını bozuyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, özgürlük yürüyüşümüzü engelleyemezler. Önderliğimizi özgürleştirene kadar eylemlerimiz sürecek. Komplocular ise tarih sahnesinde rezil olacak” ifadesini kullandı.
Kartal, Öcalan’ın felsefesinin Rojava’da yaşam bulduğu, buna karşılık Türk devletinin işgal girişiminin ise iflas ettiğini vurguladı. Kartal, “Süreç Erdoğan’ın sonunu getiriyor. Yapacakları referandum ile bunun önüne geçerek, Erdoğan’ın ömrünü uzatmak istiyorlar. Vereceğimiz Hayır oylarıyla bu oyunları boşa çıkaracağız” dedi.
‘Kürt kadınının mücadelesine hayranım’
1 Şubat’tan eylem gününe kadar 10 günlük Uzun Yürüyüş eylemine katılan Kürt dostu enternasyonalistler de grup olarak sahneye çıkarak, miting alanında bulunanları selamladı.
Bask ülkesinden Sara Marsche, 70’i aşkın enternasyonalist devrimci adına şunları söyledi:”Bask’tan 4 kadın 1 erkek yürüyüşte yerimizi aldık. Bizler de sizler gibi özgürlüğü için mücadele eden bir halkız. Ortak paydamız özgürlüğe olan inancımızdır. Bizler de her gün meydanlardayız. Rojava’da Kürt halkı, devrimin bir hayal olmadığını gösterdi. Bizler, Öcalan’ın özgür olması gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden buradayız. Bir kadın olarak da Kürt kadınının gösterdiği mücadeleye hayranım.”
Katalonya’dan Rok Bossa, İspanya’dan Amalia Garcia, Portekiz’den Rodrigo Riberio, Almanya’dan Almanya’dan Constantin Weinart da yaptıkları konuşmalarda Öcalan’ın felsefesine hayranlık duydukları ve O’nun bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiğini dile getirdi. Grup son olarak da “Do Kurdistan” şarkısını söyledi.
Komala Jinen Kurdistan (KJK) adına ise gönderilen mesajda da “15 Şubat Komplosu ile hedeflenen aynı zamanda kadın özgürlük mücadelemiz ve çizgimizdir. Özgür yaşam, özgür toplum ve demokratik ulusun yolu kadın özgürlüğünden geçer. Artık özgür yaşamın yolu açılmıştır. Halk olarak kendi kaderimizi belirliyecek güçteyiz” ifadesi yer aldı.
Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu (ICOR) ve Almanya Marksist Leninist Parti (MLPD) de, diğer Kürt dostları gibi eylemde yerini alarak dayanışma mesajını verdi. ICOR Temsilcisi Silke ve MLPD Temsilcisi Almanya’da PKK yasağının kaldırılması, PKK’nin AB’nin ‘terör örgütleri’ listesinden çıkartılması ve Öcalan ile birlikte bütün siyasi tutsakların serbest bırakılmasını talep eden mesajlar verdi.
Görkemli miting, Ozan Reber ve Koma Berxwedan sanatçılarının müzik dinletisiyle son buldu.
Türk faşistleri Hamburg otobüsüne saldırdı
Hem Lüksemburg- Strasbourg, hem de Mannheim- Strasbourg Uzun Yürüyüş güzergahlarında günlerdir provokasyonda bulanan ancak her defasında kendilerini rezil eden Türk faşistleri yeniden işbaşındaydı. Akşam saat 19.30’da Hamburg’a geri dönen otobüslerden biri, Strasbourg şehir merkezinde kırmızı ışıkta beklerken 6-7 Türk faşisti tarafından demir parçalarıyla yapılan saldırıya uğradı. Saldırı esnasında otobüsün camları kırılırken, otobüste bulunan bir kişi ise cam kırıklarının gözüne gelmesinden dolayı hafif yaralandı. Bir Türk camisine yakın olan saldırı noktasına gelen Fransız polisi ise otobüste bulunan Kürdistanlıların isim listesini alarak Fransa-Almanya sınırına kadar kendilerine eşlik etti.
Bayık’tan ABD, AB ve Rusya’ya çağrı: Türk devletinin suçlarına ortak olmayın
Strasbourg’taki mitinge görüntülü mesaj gönderen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, ABD, Rusya ve AB’nin, Türk devletinin Kürtlere soykırım operasyonları ve PKK’nin öncü kadrolarına yönelik suikastlere alet olmamasını istedi.
18 yıl önce gerçekleşen komplonun günümüzde de sürdüğünü belirten Bayık devamla şunları söyledi: “Halen bir çok devlet komplonun ortaya çıkarılması istemiyor. Ortaya çıkarılırsa kirli yüzleri de ortaya çıkacak. Önderliğimiz uluslararası ilişkilere ve çıkarlara kurban edilerek Türk devletine teslim edildi. Önderliğimiz bu komploya karşı Demokratik Konfederalizmi önerdi, bunu insanlığın hizmetine sundu. Bu aynı zamanda komploya karşı verilecek en iyi cevaptı. Reel sosyalizm bir alternatif olarak sunmadı. Kapitalist devletler de ömürlerini uzatmak için milliyetçiliği hortlattı. Bizler de radikal demokrasiyi geliştirmemiz gerekiyor. Reber Apo sadece bize değil tüm ilerici insanlığa rehberlik ediyor. Onun felsefesi olan Demokratik Konfederalizm, milliyetçiliğin panzehiridir. AKP-MHP, Önderliğimizi içerde tutarak komployu diri tutmak istiyor. Bu komplonun şahsında halkımızı rehin alarak soykırımı dayatıyorlar. Buna karşı bizler de örgütlülüğümüzü büyüterek dostlarımızı çoğaltmalıyız. Paris’teki katliamı, Uluslararası Komplo’nun devamıydı. Sakine Cansız şahsında PKK’nin önder kadrolarını ortadan kaldırmak istiyorlar. Buradan, ABD, AB ve Rusya’ya çağrım şu, Türk devletine destek olarak suça ortak olmayın.”

Foto:Erkan Gülbahçe

Foto:Erkan Gülbahçe

Foto:Erkan Gülbahçe

Foto:Erkan Gülbahçe

Foto:Erkan Gülbahçe

Foto: Murat Mang

Foto: Murat Mang


Foto: Murat Mang

Foto: Murat Mang

Foto: Murat Mang

Foto: Murat Mang

Foto: Şahin Bozlar

Foto: Şahin Bozlar

Foto: Şahin Bozlar

Foto: Şahin Bozlar

Foto: Şahin Bozlar

Foto: Şahin Bozlar

Foto:M.Zahit Ekinci

Foto:M.Zahit Ekinci

Foto:M.Zahit Ekinci

Foto:M.Zahit Ekinci

Foto:M.Zahit Ekinci

Foto:M.Zahit Ekinci