Amed, Van ve Batman’da DİHA ve ANF’ye konuşan isimler, İmralı Heyeti ve hükümet yetkileri tarafından yapılan açıklamayı önemli bulduklarını, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın 10 maddelik metnine destek verdiklerini belirterek, hükümeti taslak metnin gereklerini yerine getirmeye çağırdı.


Amed Barosu Başkanı Avukat Tahir Elçi: Taslak, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yollarla çözümü noktasında yapılacak çalışmalarda esas alınacak çok ciddi maddelerdir. Bu 10 madde, genel prensipler ve konu başlıklarını oluşturmaktadır. Bundan sonra Kürt toplumunun temel sorunlarına çözüm bakımından üzerinde çalışılacak alt başlıklar ortaya çıkacaktır. Dil ve kültürel kimlik sorunu, anayasal vatandaşlık, Kürt kimliğinin anayasal güvencelere kavuşturulması, silahlı militanların demokratik siyasete katılımlarının sağlanması, Kürt toplumunun kendini idare etmesi gibi çok sayıda alt ve somut başlığı içeriyor. Bundan sonra Sayın Öcalan’ın hazırladığı çerçeve konusunda tartışılacaktır. 

İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici: Açıklanan 10 maddelik taslakla birlikte PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından devlete ve siyasi iktidara bir şans daha verilmiştir. Devletin bir an önce bu maddeleri değerlendirerek, somut adımlar atması gerekiyor. Türkiye’deki mevcut antidemokratik yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Şu anda tartışılmakta olan ‘İç Güvenlik Paketi’ tamamen inkar ve imhaya dayalı bir pakettir. Bu paketin derhal geri çekilmesi lazım. Gereğinin yapılması ve zihniyette Kürtlerle barışılması gerekiyor. 

Amed Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay: Demokratik bir anayasa çerçevesinde tüm maddelerin yasal güvence altına alınması konusunda hükümetin somut adımlar atması gerekiyor. Hükümet eğer bu 10 madde de samimiyse, ‘İç Güvenlik Paketi’ni geçirmeyi durdurur. Bugün bile özellikle hükümet yetkililerinin paketi Meclis Genel Kurulu‘ndan geçirme konusunda kararlı söylemleri var. Hükümet yetkilileri madem samimiyse öncelikle bu paketi durdurup daha demokratik, daha çözümleyici, yasal alt yapısı olan bir Anayasayı oturup hazırlamalılar.

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Amed Şube Başkanı Mehmet Salih Doğrul: 10 maddelik çözüm taslağı tarihi dönüm noktasıdır. Taslak, demokratik siyaset ve demokratik çözüm isteyen kesimlerin elini güçlendirmiştir. PKK’ye ‘silah bırakma’ konusunun tartışılması için olağanüstü kongreye çağrısı yapan Öcalan’ın önerisinin altının doldurulması için devlet ve hükümet yetkililerinin samimi davranması gerekiyor. Kürt sorununda 30 yıldır yürütülen kirli savaş çok ciddi bedeller ödetti. Taslağın bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Bu açıdan Sayın Öcalan’ın attığı adıma saygıyla yaklaşıyoruz ve sonuna kadar arkasında olduğumuzu deklare ediyoruz.

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Amed Şube Başkanı Mehmet Karaaslan: Hükümetin somut, net adımlar atması gerekiyor. Özellikle ilk etapta ‘İç Güvenlik Paketi’ geri çekilmelidir. Sonra hasta tutsaklar derhal serbest bırakılmalı, siyasi af çıkarılmalıdır. Bunlar iyi niyet adımlarıdır. Bunlar yapıldığında hükümetin samimi olup olmadığı söylenilebilir. 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Amed Şube Başkanı Harun Yalçınkaya: Ortak açıklamayla önerilen 10 maddenin tamamı, Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemlidir. Bu maddeler uluslar arası ve evrensel standartlara uygundur. Kalıcı ve onurlu barış konusunda Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi samimi davranıyor, devlet ve hükümetin de aynı samimiyetle yaklaşması gerekiyor. 

Güneydoğu İş Adamları ve Sanayiciler Derneği (GÜNSİAD) Başkanı İsmail Bedirhanoğlu: 6-8 Ekim Kobane serhildanında devletin sergilediği tutum bölge halkı üzerinde ciddi kırılmalar yarattı. Son açıklamalarla birlikte toplum nezdinde barışa olan inanç güçlendi. Özellikle ortak basın açıklamasını tarihi olarak görüyorum. Ortak mutabakat sağlanan bir belgeyi beraber okudular. Bizler buradan bakınca bunun tarihi önem taşıdığını düşünüyoruz. Son açıklama çözüm sürecini ciddi bir aşamaya getirmiştir. Çözüm sürecine olan inanç toplumda ciddi bir şekilde güçlendirmiştir. 

Anadolu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Uğur Kara: Taslaktaki hukuki boyutlar önemli maddelerdir. Bu maddelerin içeriğinin süreç içerisinde nasıl doldurulacağı önemlidir. 10 maddenin sunuluş şekli, bir tarafta devlet, diğer tarafta HDP yöneticileri şeklinde yapıldı. Bunun kendisi bile görüntü itibariyle çok önemlidir. Sürecin bundan sonra nasıl evirileceği, bu maddelerde söylendiği gibi mutabakatın ne derecede olduğu, zaman içerisinde adil ve kalıcı barış doğrultusunda nasıl kabul edileceği önem kazanmıştır. 

İHD Van Şubesi Başkanı Murat Melet: Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı tarihi bir adımdır. Türkiye’deki tüm halklar bu çağrıya sahip çıkmalıdır. Ortadoğu coğrafyasında savaş derinleşirken Sayın Öcalan’ın barış çağrısı çok büyük anlam taşıyor. Ancak bu çabaların tek taraflı olmaması gerekiyor. Hasta tutsaklar derhal serbest bırakmalıdır,  kalekol yapımları durdurulmalıdır, ‘İç Güvenlik Paketi’ geri çekilmelidir. Biz artık adımları hükümetten bekliyoruz. 

Van TUYAD-DER Başkanı Ahmet Aygün: Sayın Öcalan 2013’ten beri zaten bu iyi niyet beyanını deklare etmişti. Ancak bunlar karşılıksız kaldı. TC devleti de Kürt halkının, PKK’nin ve Sayın Öcalan’ın varlığını tanıyacağına ilişkin taahütte bulunmuştu. PKK silahlı güçlerini kısmen geri çekti. Ancak gördüler ki, AKP samimi değil ve geri çekilmeyi durdurdular. Devlet bu süreç içerisinde samimiyet ve iyi niyetini göstermedi. Somut örnek olarak hasta tutsaklar var, bu pazarlık konusu yapılmamalı. AKP hükümetinin tutumu nedeniyle çok sayıda hasta tutsak cezaevinde hayatını kaybetti. Hükümet şimdi de ‘İç Güvenlik Yasası’ denilen anti-demokratik faşist yasayı çıkartıyor. Böyle bir hükümete ne kadar güveneceğiz, nasıl inanacağız? 

DBP Batman İl Eşbaşkanı Mehmet Can Demir: Hükümetin geçmiş pratiklerinden yola çıkarak müzakere konusunda samimi olup olmadığına dair halkımızın kaygıları var. 10 maddelik çözüm taslağı ne zaman hayata geçirilirse o zaman halkımız AKP’nin ve devletin samimi olduğuna inanacaktır. Açık söylemek gerekirse, tarihte ilk kez devleti temsil eden ve Kürt Özgürlük Mücadelesi adına görev alan heyetin ortak açıklaması bizce takdire şayandır ama somut adımlarla toplumun rahatlayacağına inanıyoruz. Halkın en büyük kaygısı Mecliste ısrar edilen ‘İç Güvenlik Paketi’dir. 

Batman Barış Anneleri İnisiyatifi Sözcüsü Halime Avcı: Gelinen son aşama Önder Apo’nun 10 maddelik çözüm taslağında mutabık kılındı. Bu sorunun çözülmesinin ilk maddesi, Önderliğimizin özgürlüğüne kavuşmasıdır. Önderliğimizin taleplerinin tersinde hareket eden tüm kesimler biz barış annelerini karşısında bulacaktır. Binlerce anne evlatlarını yitirdi, eğer bunca acıya rağmen biz barış için mücadelede ısrar ediyorsak irademiz olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaşam koşulları düzeltilsin, ardından müzakereler başlatılsın.

Tutsak eşi Zihnet Aslan: 21 yıl önce yaralı olarak esir düşen eşim Habib Aslan, vücudunda şarapnel parçaları bulunmasına rağmen tedavi edilmiyor. Biz tutuklu aileleri, başta hasta tutuklular olmak üzere tüm siyasi tutsakların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Eşim, Kürt olduğunu savunduğu için akla gelmeyen işkencelere maruz kaldı, zindan kapıları ikinci evimiz oldu. Bizim gibi binlerce ailenin yaşadıkları kelimelerle ifade edilemez. Onun için devlet samimiyse bir an önce elinde esir tuttuğu binlerce tutukluyu derhal serbest bırakmalıdır.  

 27 yıl tutsak kalan Kürt Siyasetçi Kazım Ateş: Birincisi; her şeyin şeffaf olması gerekir, müzakere yapılıyorsa bu toplumla paylaşılmalıdır. İmralı görüşmeleri kapılar ardında kalmamalıdır.  Kürt Özgürlük Mücadelesinin her koşulda başaracağına da inancımız sonsuzdur, çünkü bunu 40 yıldır pratiğiyle göstermiştir. 


 HABER MERKEZİ