Silopi’de cenazesi 7 gün yerde kalan Taybet İnan’ın anısına yapılan “7 gün 7 gece” kısa filmin yönetmeni Ali Bozan, “Beni harekete geçiren duygularım oldu. O duygularım da öfke ve çaresizlikti” dedi. 

Şırnak’ın Silopi ilçesinde Türk devletin uyguladığı terör döneminde polis kurşunu ile öldürülen ve cenazesi 7 gün yerde kalan Taybet İnan anısına çekilen “7 gün 7 gece” kısa filmi, bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Marmaris Uluslararası Kısa Film Festivali’nden “Kurmaca Film İkincisi” ödülüne layık görüldü. Filmin yönetmeni Ali Bozan, filmi “Öfke ve çaresizliğin” sonucu çektiğini söyledi.


Uzak duramayız

Taybet İnan olayının ilk yaşandığı zaman sosyal medya üzerinden takip ettiğini ve kendisini çok üzdüğünü ifade eden Bozan, “En başından beri hep şunu söylüyorum. Keşke Taybet İnan’ı anlattığımız 7 gün 7 gece filmi olmasaydı. Böyle bir olay olmasaydı da böyle bir film yapmasaydık. Ama diğer taraftan böyle bir olay oldu ve filmi de oldu. Kendi gerçekliğimizden, yaşadığımız şeylerden uzak duramayız. Bunları konuşmamız gerekiyor. Hele ki herkesin sustuğu bu dönemde daha fazla konuşmak gerekir” dedi. 


Öfke ve çaresizlik

Cinayetin kimin yaptığı belli olduğunu dile getiren Bozan, “Ama kimse kabul etmek istemiyor. Bu konuda beni harekete geçiren duygularım oldu. O duygularım da öfke ve çaresizlikti. Duygu olarak çok öfkelenmiştim ve çok çaresizdim. Birileri bir şeyler yapsın. Nasıl bir şey yapılamaz dediğim bir dönemde yola çıktım ve böyle gelişti film” diye konuştu.

 

Vurulmuşa döndüm 

Bozan, “Taybet İnan olayını duyduğumda vurulmuşa döndüm. Nasıl böyle bir şey olur dedim. Sonra Taybet İnan’ın oğlunun mektubu Meclis’te okundu. Bu sefer ikinci kez vurulduğumu hissettim. Kendimi yaralanmış gibi hissediyordum. Mektuptan sonra film kendini ortaya koydu. Hiçbir şey yapmama gerek yoktu. Sadece Taybet İnan ve oğlunun yazdığı mektup vardı ve ben sadece yerli yerine koydum” dedi. Bozan, çektiği film ile tarihe not düşmek istediğini dile getirdi. 

 

Fikirtepe’de çekildi

Bozan, cinayetin geçtiği yerde filmi yapmak istediğini belirtti ve ekledi: “Savaşın izlerinin olduğu yere değil girmek, yaklaşmak mümkün değildi. Bunun üzerine kentsel dönüşüm alanlarına bakmaya başladık. Filmi İstanbul’da Fikirtepe’de kentsel dönüşüm alanında çektik.” 

Geçtiğimiz günlerde Sur’da TOKİ çalışmaları sırasında yeni cenazelerin çıktığını hatırlatan Bozan, “Bu cenazeler, 90’ların falan değil, o sürecin cenazeleridir. Belki Sur’a Cizre’ye giremedik; ama oraya da çok izin falan almadık. Kendimiz girdik, çekimimizi yaptık çıktık” dedi. 

 

Ne kadar da çokmuşuz

Olayın yaşandığı zaman “çaresizlik”, filmi çekerken ise “öfke” duyduğunu aktaran Bozan, “Aslında yaşadığım bu duyguda çok da yalnız olmadığımı gördüm. Filmin ilk gösterimi, Yapım 13’te yapıldı. Film izlendiğinde o duyguda çok da yalnız olmadığımı sonucuna vardım. İnanılmaz şeylerle karşılaştım. Ne kadar çokmuşuz, ne kadar çaresiz hissediyormuşuz. O kadar çokmuşuz ki öfke duymuşuz. Çok sayıda insanla aynı benzer duyguyu yaşamışız. İzleyen çok sayıda kişi yaklaşık bir dakika boyunca hiçbir şey söylemediler. Dondular kaldılar. Yarışmada, festivalde de ağlayan insanlarla karşılaştım” ifadelerini kullandı. 

Kürt sinemasının olup olmadığı noktasında karşılaştığı soru olduğunu kaydeden Bozan, “Bunun sonrası Kürt var mıdır, yok mudur’ a gidiyor. Kürt de vardır sineması da vardır her şeyi de vardır” dedi.

Bozan, çektiği “7 gün, 7 gece” kısa filme benzer çalışmalarının devam edeceğini söyledi.n  İSTANBUL


Ali Bozan kimdir?



 Aslen Adıyamanlı olan Ali Bozan 1985’te dünyaya geldi. Ailesi 90’lı yıllarda mevsimlik işçi olarak Adana’ya göç eden Bozan’ın çocukluğu Adana’da geçti. Yaklaşık 7 yıldır İstanbul’da yaşayan Bozan, daha önce de 3-4 kısa film çekti. Çektiği “Ayakkabılar” ve “Muhteşem Üçlü” kısa filmlerinden de ödül aldı. 

 Bozan’ın son çektiği “7 gün, 7 gece” filmi Kürt Kültür Festivali kapsamında da önümüzdeki günlerde yayınlanacak.