
Anne Aydemir, “Benim oğlum akşam fırından geldi. Ekmek ve parayı bırakıp tekrar fırına gitti. Geri geleceğini söyledi, patronu çağırmış. Fırına giderken patronu ona ‘Git odunluktan odunları getir ve eve git’ demiş. Ondan sonra oğlum odunluğa odun getirmeye giderken silah sesleri gelmiş. O an oğlumu aradım. ‘Anne silah sesleri geliyor, bitsin gelirim’ dedi.
Cenazesini bile göstermediler
Ve ondan sonra sabaha doğru tekrar kaç defa aradım ama telefonunu açmadı. Ben de dedim uyuyordur fırında. Sonra sabah fırında çalışan biri daha geldi. ‘Fırının iki elamanını öldürmüşler’ dedi. Olay yerine gittim. Ama polisler cenazeleri götürmüşlerdi. Savcıya gittik, oradan da polisler ‘Hadi git. Çık buradan’ dediler bana” diye anlattı. Yetkililerden oğlunu isteyen Aydemir, “Ben oğlumu istiyorum. Oğlum çok temiz bir insandı. Ben sonuna kadar oğlumun hakkını isteyeceğim” diye konuştu.
Çocuk katili onlar Yaşanan durumdan dolayı fenalık geçiren baba Hanifi Aydemir ise, “Ağrı Valisi yalan açıklama yapıyor. Gidip benim oğlumu PKK’li gösteriyor. Benim oğlum öğrenciydi. Burada bir sürü şahit var. Vali devletin adamı olduğu için öyle kendine göre açıklama yapıyor” tepkisinde bulundu. Baba Aydemir, “Benim çocuklarımı öldürenlerden hesap sormak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Abdullah Öcalan’a çocuk katili diyorlar. Asıl çocuk katili Erdoğan ve polisleridir” vurgusu yaptı.
Okul müdürü de yalanladı
Ağrı Valiliği tarafından PKK’li olarak ilan edilen 3 kişiden Diyadin İmam Hatip Lisesi öğrencisi Muhammet Aydemir’in okul müdürü de valiliği yalanladı. Diyadin İmam Hatip Lisesi Müdürü, “Kendi halinde, çok iyi bir çocuktu. Yazık oldu” derken, Aydemir’in öğrenci olduğuna dair resimli ve mühürlü bir adet öğrenci belgesini de verdi.
Ekmeğinin peşindeydi
Aydemir’in arkadaşlarından Yasin Çiftçi ise arkadaş canlısı bir kişi olarak dile getirdiği Muhammet’in, tek düşüncesinin fırından kazandığı günlük 10 TL ile ailesine katkıda bulunmak olduğunu söyledi. Bir diğer arkadaşı Gökhan Özden de “Muhammet ile yıllardır arkadaşız. Önceleri bizim manavımızda çalışıyordu. Çok dürüst, kişilikli biriydi. Hep ailesini düşünüyordu. Ağrı Valisinin onu ve arkadaşını gerilla diye göstermesine diyecek söz yok. Kendi halinde, ekmeğinin peşinde olan bir kişiydi” dedi.
Vicdansızlık
Cengiz Doğan adlı arkadaşı ise “Daha çocuk olan birisi nasıl olur da gerilla olur. Bir silah bile tutamayan çocuğu gerilla diye göstermesi vicdansızlıktır. Peki bütün Diyadin halkı bunları tanıyor, insan bu kadar vicdansız olamaz. Tek derdi okulunu bitirip ailesine bakmaktı. Maalesef onu vahşice infaz ettiler” diye konuştu.
Baro: Sivil ve savunmasızdılar
Diyadin’e heyet göndererek 2’si çocuk 3 kişinin infaz edilmesi olayını inceleyen Ağrı Barosu, rapor hazırladı. Baro HPG eylemi ardından çatışmanın çıktığı yer ile iki çocuğun infaz edildiği güzergah arasında tezat bulunduğuna ve bu nedenle “çatışma arasında kaldılar” izahının yapılamayacağına dikkat çekti. İki çocuğun sivil ve savunmasız olduklarının altını çizen Baro, odunlukta hiçbir çatışma emaresi bulunmadığına ve kurşun izlerinin olmadığına dikkat çekerek, “İiki küçük çocuğun ölümlerini ört bas etmek için sözde bir örgütle ilişkilendirilip soruşturmanın kapanmaması ve kapatılmaması temennimiz bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi. Ağrı Diyadin Savcılığı da 15 ve 17 yaşlarında iki çocuğun yargısız infazla öldürüldükleri iddiasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
HDP heyet oluşturdu
İHD heyeti konuyla ilgili incelemelerde bulunmak üzere Diyadin’e giderken, HDP de heyet oluşturdu. DTK (Demokratik Toplum Kongresi) Eşbaşkanı Selma Irmak başkanlığındaki heyet bugün ilçede olacak.
Toprağa verildiler
Aslan ve Aydemir’in cenazeleri dün Erzurum’dan alınarak Diyadin’e götürüldü. Cenaze töreni haber yayına hazırlandığı sırada devam ediyordu.
DİHA/AÐRI