"Herkes senin gibi çocuğunu direnişten geri çevirirse bu mücadeleyi kim devam ettirecek?" diyerek YPG'ye katılım hazırlığı yapan Serhat Özbekli, annesinden bir gün aynı mevzide direnme sözü alarak Rojava'ya geçti. Serhat şehit düşünce annesi Feyziye Özbekli sözünü tuttu; Kobanê'ye geçip mevzideki yerini aldı.

Devletin baskılarına karşı üniversiteyi bırakarak 4 Nisan 1996 tarihinde 18 yaşındayken dağa çıkıp şehit olan amcasının adını alan Serhat Özbekli, tıpkı amacısı gibi henüz 18 yaşındayken 17 Mart 2014'te okuduğu Dicle Üniversitesi Radyo ve Televizyon Bölümü'nü yarıda bırakarak Kobanê'de insanlık için savaşanların saflarına katıldı. Yaşadığı Amed'de gençlik çalışmalarında aktif yer alan ve DAİŞ çetesinin Şengal'deki katliamından çok etkilenen Özbekli, Rojava'ya saldırıların artmasıyla yeni bir kararın eşğine geldi. Anne, baba ve ablasını karşısına alarak, ailece DAİŞ çetesine karşı direnişe katılmaları gerektiğini söyledi. Babasının "Evin tek erkek çocuğusun. Bütün varlığımız sana kalacak. Buradaki gençlik çalışmalarına devam et, gitme" sözlerine Özbekli, şu cevabı verir: "Benim halkımın özgürlüğü yokken ben ne yapayım malı, mülkü? Herkes senin gibi çocuğunu bu direnişten geri çevirirse bu mücadeleyi kim devam ettirecek?" 

Özbekli, annesi Feyziye Özbekli'den bir gün aynı mevzide direnme sözü alır. 


Son gülümsemesi fotoğraflandı

Bulunduğu her ortamda DAİŞ çetesine karşı verilen tarihi direnişin gelecek kuşaklara aktarılması ve herkesin katılması gerektiğini vurgulayan Özbekli, çantasına koyduğu bir kaç parça elbisesinin yanı sıra direnişi fotoğraflayabilmek için satın aldığı fotoğraf makinesini de yanına almayı ihmal etmez. Sabahın erken saatlerinde anne ve babası tarafından apartmanda bulunan asansör kapısına kadar uğurlanan Serhat Özbekli, ailesinin hafızasında yer edinecek son bir gülümsemenin ardından yaptığı zafer işareti ile Kobanê'nin yolunu tutarken, Özbekli'nin bu gülümsemesi, anne Feyziye Özbekli tarafından "Belki bir daha görüşemeyiz. Son halin bizde kalsın" sözünden sonra fotoğraflanır.


Anne de oğlunun yolunda

DAİŞ çetesinin Kobanê'yi işgal girişiminin şiddetlendiği 15 Eylül 2014'ten sonra "Ben onunla hep gurur duydum" dediği oğluna söz verdiği gibi aynı mevziyi paylaşma kararı alan 43 yaşındaki anne Feyziye Özbekli de, oğlu Serhat Özbekli gibi eşi ve kızıyla vedalaşarak, evden ayrılıp Kobanê'ye geçmenin yolunu arar. Gittiği Suruç-Kobanê sınırında bulunan Etmanek köyünde devam eden sınır nöbetine katılan anne Özbekli, 20 Eylül 2014'te Kobanê'ye geçmeyi başarır ancak aynı mevzide direnme sözü verdiği oğlu Serhat ise aynı gün (20 Eylül tarihinde) ağır yaralı bir şekilde Urfa'da bulunan bir hastaneye getirilir. Anne Özbekli'nin, oğlunun ağır yaralanmasından habersiz bir şekilde geçtiği Kobanê'de oğluyla aynı mevzide direnme isteği, YPG/YPJ komutanlarınca "Oğlun burada savaşta" denilerek reddedilir. Özbekli, "O kıyafeti giyen herkes benim için Serhat'tır" dediği YPG/YPJ savaşçılarının ihtiyaçlarını karşılamak için kentte kalır. 

Oğlu Serhat'ın 26 Eylül tarihinde Urfa'daki hastanede yaşamını yitirdiği ve kimlik bilgileri olmadığı için Kobanêli bir aile tarafından alınarak Suruç'ta defnedilmesinden haberi olmayan anne Özbekli, oğlu gibi gördüğü diğer Serhatlarla ilgilenmeye devam eder. Bir yandan da "Hep o YPG elbiseleri içinde görmek istedim" dediği oğlunu görebilme umuduyla kentte kalan anne Özbekli, DAİŞ çetesinin Kobanê'ye dönük saldırılarının yoğunlaşmasıyla olası bir sivil katliamına karşı YPG/YPJ güçlerince kentten çıkarılan sivillerle birlikte Suruç ilçesine geri gönderilir.


Ölüm haberini öğrenir

DAİŞ çetesinin Kobanê'ye sızmasını önlemek amacıyla yapılan sınır hattı nöbetine dönen Özbekli, Kobanê kent merkezinin temizlenmesinin hemen sonraki gün tekrar Kobanê'ye geçer. Kobanê'de bulunan Şehit Aileleri Kurumu'nun çalışmalarında yer alan Özbekli, bir sabah gittiği kurumda oğlunun yaşamını yitirdiği ve Suruç'ta defnedildiği bilgisini alır. Serhat'ın şahadet haberini veren kurum çalışanı ağlarken anne Özbekli, "Sakın ağlama. Bir şehidin arkasından ağlanılmaz. Bizlere düşen bu şehitlerimizin mücadelesine sahip çıkmaktır" diyerek, herkesi derinden etkiler. 


Çok şükür mezarı var

Suruç'a geçerek oğlunun mezarını ziyaret eden anne Özbekli, "Oğlum düşmanı ile yeterince mücadele edemedi. Ömrü buna yetmedi. Çok şükür ki bir mezarı var. Bu bile bize yetiyor" dedi. 

"Oğlumun mücadeleyi bıraktığı yerde ben devam etmek isterdim. Oğlumun silahını almak isterdim" diyen anne Özbekli, taziyeden 15 gün sonra tekrar Kobanê'ye geçer. "Belki de bir şehit annesi olduğum, belki de biraz yaşlandığım için silahı alıp mevzide bulunmama yine izin verilmedi" diyen Özbekli, Kobanê'de kaldığı bu süre zarfında da kanton çalışmalarında yer alır. Özbekli, çalışmalarına devam ettiği sırada oğlunun mevzisine gitme ısrarını kabul ettirmeyi başarır ve bir kaç gün boyunca oğlunun mücadele arkadaşlarıyla beraber mevzide nöbet tutar. 


Çocuklarımızın silahı yerde kalmaz

En büyük hayalinin oğlunun silahını almak olduğunu vurgulayan ve bunun oğluna verdiği sözün bir gereği olduğunu belirten Özbekli, "Oğlum Kobanê'nin özgürleştirildiğini görmedi. Ömrü yetmedi. Serhat ve yoldaşlarının mücadelesini devam ettirmek için halen mevzide yer almak istiyorum" dedi. DAİŞ'e destek veren tüm devletlerin tek amacının Kürt kazanımlarını yok etmek olduğunu dile getiren anne Özbekli, "Çocuklarımızı, gençlerimizi katletseler de onların silahının alacak anneler var. Bunların amacına ulaşmasını engellemek için gerekirse 70 yaşındaki anne de silahlanır, toprağını korur" şeklinde konuştu. 


NURİ AKMAN / DİHA/AMED