
Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi tarafından öğrencilere yönelik tutuklamalar ve verilen ağır cezalara ilişkin Cezayir Toplantı Salonu'nda forum düzenlendi. Forumda akademisyenler ve daha önce tutuklanıp serbest bırakılan öğrenciler söz aldı. Forumda ilk sözü alan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Zeynep Kıvılcım, forumun amacının tutuklu öğrencilerin sesini duyurmak olduğunu belirterek, 21 Aralık'ta cezaevindeki öğrencilere maddi destek sağlamak amacıyla bir dayanışma konseri düzenleyeceklerini duyurdu.
Kürt sorununa bağlı
Bir yılı aşkın süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehmet Özcan ise, tutuklu öğrenciler meselesinin Kürt sorunundan ayrılamayacağını ifade etti. Özcan, "Eğer muhalif, sol kimliğinizi üniversitede yaşatmaya çalışırsanız okul cezaevine dönüşebiliyor. Polis işbirliği ile faşist saldırılar gerçekleşiyor. Faşistlerden dayak yediği halde müebbetle yargılanan arkadaşlarımız var" diye konuştu.
"Şerzan Kurt'un öldürülmesini protesto ettiğimiz için cezalandırılmak aklımıza gelmezdi. Çünkü bu politik bir eylemden öte vicdani bir eylemdi" diyen Özcan, 2010 Mayıs ayında gözaltına alındığında Bejan Matur'un "Dağın ardına bakmak" kitabına bile "örgütsel delil" olarak el konulduğunu belirterek polisin kendisine "Adorno ile örgütsel ilişkin nedir?" diye sorduğunu söyledi.
Sen bir dosyasın
Savcılık aşamasına da değinen Özcan, "Savcı ise seni dosya olarak görüyor. Yüzüne bakmıyor bile. Bir insan için karar verdiğinin farkında değil" dedi. Tutuklanarak Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi'ne götürülen Özcan, cezaevinde yaşadıklarını ise "Kendini ilk başta yalnız ve sahipsiz hissediyorsun" diye ifade etti. Cezaevine girerken çıplak aramayı reddettikleri için dayağa maruz kaldıklarını belirten Özcan, tahliye almadıkça umudun yerini öfkeye bıraktığını dile getirdi. Özcan, "Son dönemde tutuklananlar çok öfkeli ve intikam duygusu içinde" diyerek, tutuklanan gençlerin barış fikrinden uzaklaştığına dikkat çekti.
Çay içmek bile politik eylem
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Selçuk Çelik ise, üniversitede muhalif öğrencilerin yaptıkları her etkinlik ardından saldırılara maruz kaldığını belirterek, bahçede çay içmelerinin bile politik bir eylem olarak değerlendirildiğini ifade etti. Çelik, tutuklanan Tıp öğrencilerinin iddianamesine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yer alan Halk Sağlığı Komitesi'nin, "KCK'nin alt birimi" olarak yer aldığına dikkat çekti.
Hücrede tek başına
Dicle Üniversitesi öğrencisi Ayetullah Özçelik ise, gizli tanık ifadesine dayanarak tutuklandığını ve Diyarbakır Cezaevi'nde 4 buçuk ayı hücrede tek başına olmak üzere bir yılı aşkın süre kaldığını dile getirdi. 7 duruşmaya çıkarılan Özçelik, duruşmalarda tanık polislerin ifadelerinin birbiriyle olan çelişkisine dikkat çekti.
İSTANBUL