Hatay'da 25 Mayıs'ta gözaltına alınan 12 öğrencinin, 2011 yılından bu yana kentte katıldığı demokratik eylem ve etkinlikler ile basın açıklamaları suç kapsamında değerlendirildi.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'nde (MKÜ) polis kıskacına alınan öğrencilerin attığı her adım suç kapsamında değerlendiriliyor. 25 Mayıs'ta evlerine yapılan operasyonla 12 öğrenci, 2011 yılından bu yana yapılan basın açıklamaları ve katıldıkları demokratik eylem ile etkinlikler nedeniyle gözaltına alındı. 10 günlük gözaltı süresinin ardından serbest bırakılan öğrenciler hakkında hazırlanan polis fezlekelerinde, katıldıkları tüm eylem ve etkinlikler suç sayılırken, sorgu tutanaklarında ise Beyazıt, Halepçe, Roboskî ve Ankara katliamlarında yaşamını yitirenlerin anısına yapılan etkinlikler, açıklamalarda açılan pankartlar, taşınan döviz ve atılan sloganlar yasadışı gösterildi.
İMC TV yasadışı
Polisin sorgu tutanağında 2011 yılında Hatay genelinde yapılan bütün basın açıklamaları yasadışı olarak gösterilirken, öğrencilere KHK ile kapatılan İMC TV’yi izleyip izlemedikleri soruldu: “PKK/KCK güdümündeki (İMC TV, Gerilla TV, ANF TV) hakkında bilginiz var mı? Bu yayın organlarını takip ediyor musunuz? Takip ediyorsanız ne sıklıkla ve hangi amaçla takip ediyorsunuz?”
Yasal dernek de
Mustafa Kemal Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler tarafından kurulan ve düzenli olarak kongresi yapılan Amanos Demokratik Özgür Öğrenci Derneği'nin (ADÖ-DER) tüm etkinlikleri de yasadışı olarak gösterildi.
Roboskî anması suç
MKÜ kampüsünde 28 Aralık 2015’te yapılan Roboskî Katliamı kurbanlarının anılması da suç sayılırken, öğrencilere “Yapılan bu basın açıklamasına kimin veya kimlerin talimatı ile katıldınız?” diye soruldu.
HDK yasal değil!
Polis tutanaklarında Halkların Demokratik Kongresi (HDK) yasadışı olarak gösterilirken, “HDK organizesinde ‘İskenderun HDK Gençlik Şöleni’ adı altında düzenlenen müzikli etkinliğe katıldınız mı?” sorusu öğrencilere yönetildi.
Yine 2016 yılındaki Amed Newrozu da yasadışı etkinlik olarak değerlendirilirken, öğrencilere bu etkinliğe katılıp katılmadıkları soruldu.
YÖK protesto edilemez
Başta Cizre olmak üzere Kürt kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları esnasında yaşanan yıkımları protesto etmek için 13 Kasım 2015’te yapılan açıklama da suç sayılırken, yapılan açıklamada atılan sloganlar ve açılan pankartlar da “Örgüt propagandası” olarak değerlendirildi. Yine 6 Kasım 2014’te YÖK’ün protesto edildiği açıklamada taşınan “YÖK kalkacak polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek” ve “Düzene uygun kafalar olmayacağız” döviz ve pankartları suç unsuru olarak gösterildi.
HATAY