İHD, Darbe girişimi ardından Fethullah Gülen Cemaati’ni bahane ederek faşist uygulamalara imza atan AKP iktidarının OHAL’i uzatma girişimi ve çıkardığı Kanun Hükmünde Kararnameler’e (KHK) karşı imza kampanya başlattı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) dün kentte gerçekleştirdiği açıklamayla kampanyanın startını verdi. Dün başlayan kampanya 10 gün boyunca devam edecek. İHD Ankara Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Şube Eşbaşkanı Hülya Mendillioğlu,”Darbe girişimi ardından özgürleşme ve demokratikleşme yolunda ciddi adımlar atılmasını beklentisine karşın TBMM denetiminden dahi geçirilmeyen OHAL kararnameleriyle keyfiliğin egemen olduğu baskı rejimiyle korku çemberi yaratılmış oldu” dedi. 


İlk 50 günün bilançosu 

Mendillioğlu, resmi yetkililerin yapmış oldukları açıklamalardan elde edilen ve artarak değişen şu verileri de paylaştı: “İlk 50 günde 40 bin gözaltı, 20 bin tutuklama yapıldı. 80 bin çalışan açığa alındı. 45 gazete, 24 radyo, 18 TV, 15 dergi, 29 yayınevi, 3 haber ajansı kapatıldı. 100 gazeteci gözaltına alındı. 37 gazeteci tutuklandı (bugün itibariyle 93 gazeteci halen tutukludur). 28 belediyeye kayyım atandı. Bazı şehirlerde muhtarlar görevden alındı. Eğitim emekçileri görevden alındı.” 

Kampanyaya destek çağrısında bulunan Mendillioğlu, “Toplumun güvenliğini sağlayacak olan baskıcı rejimler değil, herkes için en geniş, eşit , özgürlükçü demokrasilerdir” dedi. 

İHD dün ayrıca İstanbul, Amed, Adana, Van gibi birçok kentte de kampanyanın duyurusunu yaptı. 


İmza standı yasak 



Amed’deki açıklamada konuşan Raci Bilici, “Biz insan hakları savunucularının dahi imza için standı açmasına izin verilmiyor. Bizler de kapı kapı, kurum kurum dolaşıp bu imza kampanyasını yaygınlaştıracağız” dedi. 

İHD Van Şubesi’nin, OHAL’in kaldırılması için talebiyle başlattığı imza kampanyası için kurmak istediği stant da ‘güvenlik’ gerekçesiyle engellendi. İHD Şube Başkanı Murat Melet, engellemelere inat toplanacak imzaları evleri ve sokakları gezerek tamamlayacaklarını belirtti.


KESK’ten eylem kararı

Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) ‘OHAL kaldırılsın, ihraç edilen ve açığa alınan kamu emekçileri derhal görevlerine iade edilsin’ talebiyle eylem kararı aldı. KESK, 29 Eylül Perşembe gününden itibaren “O halde, işimiz, geleceğimiz için direniyoruz” şiarıyla merkezi kampanya başlatıyor. 

KESK Eşbaşkanları Lami Özgen ve  Şaziye Köse sendika yöneticileriyle birlikte Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde dün basın toplantısı düzenleyerek, eylem kararını açıkladı. KESK’in “OHAL kaldırılsın, KHK’ler geri çekilsin” talepleriyle 29 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştireceği eylemler şöyle:

* 29 Eylül perşembe günü imza kampanyası başlatılacak ve aynı gün kent merkezlerinde, iş yerlerinde kurulacak stantlarda KESK’in bildirisi dağıtılacak.

* 1 Ekim basın açıklamaları yapılacak.

* 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi gerçekleştirilecek.

* 1-2 ve 6-7-8 Ekim tarihlerinde Açığa almaların yüksek olduğu illerden başlayarak üyelerle geniş katılımlı toplantılar yapılacak.

* 10 Ekim Ankara Katliamı’nın yıldönümünde yurt çapında eylem ve etkinlikler düzenlenecek.

* 12 Ekim’de illerden yola çıkan yürüyüş kolları 15 Ekim sabahı Ankara’da olacak.


Sağlıkçılar eylemde 

Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık emekçileri, 40 bin sağlık çalışanının ihraç edileceği yönündeki iddialar üzerin dün Sağlık Bakanlığı önünde eylem yaptı. Bakanlık önünde “Haksız hukuksuz açığa almalara son” yazılı pankartını taşıyan sağlık emekçileri, “Direnen direne kazanacağız” sloganı attı. 
SES Eşbaşkanı İbrahim Kara “Cemaatin saldırılarına boy eğmediğimiz gibi sizin hukuksuz ve derinleşen kadrolaşmalarınıza da boyun eğmeyeceğiz” dedi. Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Sekreteri Sezai Berber de tepkisini “Unutulmamalıdır ki sağlık çalışanlarını işten çıkaranlar, ondan sonraki gelişebilecek ölümlerden sorumludurlar” sözleriyle dile getirdi. KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak ise, hükümetin “terör” ile savaşıyoruz” söyleminin koca bir yalandan ibaret olduğunu ifade etti. 
“Sizler işçi haklarına savaş açtınız. Sizler bu ülkenin barışına ve umuduna savaş açtınız” diyerek sonuna kadar haksız ve hukuksuz uygulamalar karşısında mücadele edeceklerini vurgulayan Toprak, sözlerini “Direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz” şeklinde sonlandırdı. 


Doktorun evi basıldı 

TTB ve SES üyesi hekim Mihriban Yıldırım’ın Trabzon’da bulunan evi dün polisler tarafından basıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarıldığı öğrenilen Yıldırım, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile asistan hekim olarak görev yaptığı Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden açığa alınmıştı. Neden görevden alındığını soran Yıldırım’a Sağlık Bakanlığı “uygun görülmedi” diyerek, cevap vermemişti. 


9 BES üyesine gözaltı 

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Diyarbakır Adliyesi’nde çalışan KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi 9 kamu emekçisi gözaltına alındı. “PKK/KCK üyesi” oldukları iddiasıyla gözaltına alınan kamu emekçilerinin evlerine ve adliyede çalıştıkları odalarda arama yapıldı. 

Öte yandan Hatay’ın Antakya ilçesinde Sağlık Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı müdürlüklere gönderilen müfettişler, çalışanların sosyal medya hesapları ve mail adreslerini zorla açtırarak, kontrol ettiği öğrenildi. 



 HABER MERKEZİ




Akademisyenler: Barışta ısrarcıyız!

‘Bu suça ortak olmayacağız’ barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan akademisyenler Esra Mungan, Kıvanç Ersoy, Meral Camcı ve Muzaffer Kaya dün ikinci kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava öncesi açıklama yapan akademisyenler, barış taleplerini dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Mahkeme beraat talebini reddederken, duruşma 22 Aralık’a ertelendi. 


 İSTANBUL