
AKP hükümeti, Olağanüstü Hal’in (OHAL) uzatılmasına ilişkin olarak belgede sahtecilik yaparak hazırladığı tasarı Türkiye Meclisi, tarafından kabul edildi ve OHAL üç ay daha uzatıldı.
Türk devletinin 15 Temmuz’daki iç çatışmasında Fethullahçı kanadın bastırılması ardından gündeme getirilen ve 20 Temmuz günü üç aylığına ilan edilen OHAL, Ekim ayında üç ay daha uzatılmıştı. Önceki gece Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucu kabul edilen tasarıyla ikinci defa uzatılmış oldu. OHAL, tekrar uzatılmaması durumunda 19 Nisan’da sonlanacak.
Sahte OHAL belgesi
OHAL’in 3 ay uzatılmasına ilişkin 3 Ocak 2017 tarihli Milli Güvenlik Toplantısı’nda tavsiye kararı verildiği ve Bakanlar Kurulu’nun da buna dayanarak OHAL’in uzatılmasını talep ettiği ifadeleri yer aldı. HDP’li vekiller belge için Meclis Başkanlığı veya hükümetten açıklama talep etti. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, “Herhangi usulsüzlük yoktur. İmzalar usulüne uygundur. Karar yerinde ve doğrudur” diye yanıt verdi.
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen dün Meclis’teki basın toplantısında konuyu tekrar gündeme getirdi. OHAL süreci için usulsüzlük yapıldığını tekrarlayan Bilgen, OHAL tezkeresinde 3 Ocak’ta yapılan MGK tavsiye kararının işaret edildiğini ancak 3 Ocak’ta bilinen bir MGK toplantısının yapılmadığını hatırlattı.
Yeni KHK’ler demektir
Darbe girişimine ilişkin 4 partinin katılımıyla kurulan komisyon fiilen çalışamadığını, partilere bir kez de Darbeyi Araştırma Komisyonu tarafından darbe yapıldığını; Darbeyi Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarını bitiriş biçiminin tam da OHAL’in uzatılması kararıyla örtüştüğünü kaydeden Bilgen, “OHAL’in uzatılması demek yeni KHK’ler; yeni işten atılmalar, yayın organlarının kapatılması, 3 ay daha haksızlıklara teslim edilmesi demektir” dedi.
Bilgen, OHAL’in uzatılmasının bir amacının da referandum olduğunu belirterek, “Bu tam da Kenan Evren’in amacına uygun bir şekilde, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini artıran bir düzenlemenin referandumunu OHAL şartlarında yapmayı hedefliyor” diye konuştu.
Formaliteye bile gerek görülmemiş
Bilgen, önceki gün Meclis’e getirilen OHAL tezkeresinde “MGK’nin 3.1.2017 tarihli ve 501 sayılı tavsiye kararı göz önünde bulundurularak 3.1.2017 tarihinde kararlaştırılmıştır” şeklinde yer alan ifadeyi bir kez daha tezkereyi göstererek, okudu. Bilgen, şöyle devam etti: “Şimdi sorularımızı tekrarlamak istiyoruz:
* MGK’nin daha önceki kararları, toplantının nerede yapıldığı ve hangi kararların alındığı belirlidir, basına açıklanmaktadır. 499 sayılı karar OHAL’le ilgili ilk karardır. 500 sayılı karar da 30.11.2016 tarihlidir. 30.11.2006’dan sonra MGK ne zaman toplanıp 501 sayılı kararı almıştır?
* Bir gizli toplantı yapıldıysa, o toplantıda başka hangi kararlar vardır?
* Toplantının yeri neresidir?
* Toplantıya kim başkanlık yapmıştır?
Bunu bilmek kamuoyunun da bu yazının muhatabı olan milletvekillerinin de hakkıdır. Bu hükümet MGK toplantılarının periyodunun 1 aydan 2 aya çıkarılmasını büyük bir sivilleşme adımı olarak yansıtmıştı. Ama dün Başbakan Yardımcısının yaptığı açıklamaya baktığında MGK’nin her gün toplantı yapabildiği öğrenmiş oluyoruz. Daha vahimi, toplantı yapmadan karar alabildiğini öğrenmiş oluyoruz.”
Olmayan toplantı evrakı
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un Bakanlar Kurulu açıklamasında gündemlerinde OHAL olmadığı yönündeki açıklamasını da hatırlatan Bilgen, “Ama bir gün sonra Başbakan, OHAL’i uzatma kararı aldıklarını söyledi. Bakanlar Kurulu bu kararı aldıysa hangi saatlerde MGK toplanmış olabilir? Hükümet bu resmi yazıyla ya Meclis’i yanıltmaktadır ya tam bir yeni vesayetle karşı karşıyayız. MGK adına da Bakanlar Kurulu toplantı yapılmış gibi belki de ileride yapacağı bir toplantının sayı ve kararını Meclis’e göndermiştir. MGK Genel Sekreterliği bu şaibeli durumla ilgili net bir izah yapmalıdır. Bu, halkın iradesine saygısızlıktır. Meclis’e karşı böyle ciddiyetsiz bir tutum takınanların, halk iradesinden ne anladıklarını bütün toplum takdir edecektir. Neyi yetiştirmeye çalıştıklarını bilmiyoruz ama birkaç saat içinde olmayan bir toplantını evrakını yetiştirmek usulsüzlüktür” diye konuştu.
Ya sahtecilik ya da kumpas!
Bilgen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hükümet Sözcüsü’nün Genel Kurul’da yaptığı açıklama ikna edicilik taşımıyor. Son açıklamasında ‘Telefonla karar ve iradeleri alınmıştır’ diyor. Literatürde ‘telefonla karar ve irade almak’ diye bir tanım yok. Toplanırlar ve kararları imzalarlar. Bizim açımızdan MGK kararlarının anayasal düzen içindeki pozisyonu acilen tartışmaya açılmalıdır. Bunun yolu böyle fiili durumlar oluşturmaktan geçmez. Bu tablo ya bir evrakta sahtecilik girişimidir ya da Bakanlar Kurulu’na, Başbakan’a bir kumpastır. Onların olmadığı bir toplantıda birisi imza koymuştur. Hangisi olursa olsun, MGK üyelerinin bu konuda kamuoyunu aydınlatması gerektiğini düşünüyorum.”
OHAL’in ağır bilançosu
AKP hükümetinin “OHAL olmasaydı, bunları yapamazdık” diyerek ikinci kez uzattığı OHAL uygulamaları sonucu, HDP’li vekiller, belediye başkanları, akademisyen, gazeteci ve aydınlar dahil 100 bin üzerinde gözaltı ve on binlerce kişi tutuklandı. İşkence ve kötü muamele tavan yaptı; dernek, gazete, radyo, televizyonlar kapatıldı.
Son 6 aydır OHAL ile yönetilen Türkiye’de aralarında siyasetçi, gazeteci, aydın, yazar, sinemacı ve akademisyeninin de bulunduğu on binlerce kişi gözaltına alındı ve tutuklandı. Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile muhalif medya ve yüzlerce dernek de nasibini aldı. HDP Eşbaşkanları dahil yüzlerce siyasetçi bu süreçte rehin alındı.
İşkence tavan yaptı
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Kasım ayı raporunda, gözaltı merkezlerinde işkence vakaları yaşandığına dikkat çekerek, “Tehdit, şantaj, kaba dayak, uykusuz bırakma, gözlerin bağlanması veya gözaltı merkezlerinin dışına çıkarılarak kişilerin başına silah dayanması, sayılabilecek son dönem işkence teknikleri uygulandığını” belirtti.
100 bini aşkın gözaltı
Darbe girişimi ardından devletin güvenlik birimlerinin de aralarında bulundu kurumlara Gülen cemaatine bağlı olduğu belirtilerek yapılan operasyonlarda 90 bini aşkın kişi gözaltına alındı. “2’nci KCK operasyonu dalgası” olarak nitelendirilen ve Kürt siyasetçilere yönelik başlatılan operasyonda DTK, DBP ve HDP’li seçilmiş, yönetici başta olmak üzere 15 bini aşkın kişi gözaltına alındı. Bu süreçte toplamda 100 binin üzerinde gözaltı gerçekleşti.
12 vekil rehin alındı
Kürt siyasetçilere dönük başlatılan operasyonlar kapsamında 4 Kasım tarihinde yapılan ev baskınlarında aralarında HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu 12 HDP Milletvekili de OHAL kapsamında rehin alındı.
69 DBP’li Belediye Eşbaşkanı
Kürt siyasetçilerine dönük başlatılan siyasi soykırım operasyonları OHAL sürecinde günden güne hız kazanırken, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde DBP’nin aldığı 51 belediyeye kayyum atandı. Van, Mardin, Amed Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere Siirt, Şırnak, Hakkari ve Bitlis illeriyle birlikte 51 belediyeye kayyum atandı. 69 belediye eşbaşkanı tutuklandı.
85 bin kişi ihraç edildi
OHAL kapsamında bugüne önceki güne kadar toplam 85 bin 911 kişi kamu görevinden çıkarıldı.
419 dernek kapatıldı
23 Temmuz tarihinde resmi gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK il 374 dernek kapatıldı. Daha sonra 30 Aralık 2016 günü İçişleri Bakanlığı, 94 derneğin faaliyetlerinin valilikler tarafından durdurulduğunu açıkladı. Böylece OHAL kapsamında KHK’ler ile kapatılan dernek sayısı 468 olarak gerçekleşti.
113 gazeteci tutuklandı
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapısına mühür vurulan Özgür Gazeteciler Cemiyeti’nin (ÖGC) raporuna göre OHAL süresince tutuklanan gazetecilerin sayısı 113 olarak gerçekleşti. Raporda toplam olarak, 146 gazetecinin tutuklu olduğu bildirildi.
900 gazeteci işsiz kaldı
KHK’larla birlikte aralarında 5 haber ajansı, 16 televizyon, 24 radyo, 62 gazete, 19 dergi, 29 yayınevi, 155 medya kuruluşu olmak üzere toplamda 177 medya kuruluşunun kapısına mühür vurularak mallarına el konuldu. Kapatılan medya kuruluşlarından bazılarının isimleri ise şöyle: Dicle Haber Ajansı, Cihan Haber Ajansı, Azadiya Welat Gazetesi, Özgür Gündem, İMC TV, Van TV, Gün TV, Azadi TV, Zarok TV,Gün Radyo, Doğu Radyo, Barış TV, Bugün TV, Can Erzincan TV, Dünya TV, Irmak TV, Kanal 124, MC TV, Mehtap TV, Merkür TV.
Kapatılan medya kuruluşlarından 9’u 665 sayılı KHK ve 668 Sayılı KHK ile kurulan komisyon kararıyla yeniden açılırken, 900 aşkın gazeteci ise işsiz kaldı.
168 kadın katledildi
OHAL sürecinde erkekler tarafından katledilen kadınların sayısı da arttı. Adana Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve BİANET tarafından tutulan çetelede yer alan verilere göre; Temmuz ile Kasım ayları arasında bulunan 5 aylık süreç içerisinde 168 kadın katledildi.
ANKARA