ZABEL MİRKAN / İSTANBUL
Vladimir Tatlin’in Sovyet devrimine ve komünizme olan inancının simgesi olarak tasarladığı 3. Enternasyonal Anıtı, resim, heykel ve mimarinin benzersiz bileşiminin ütopik bir ifadesidir. Gelecekteki uzay çağının dinamizmini yansıtmak adına dev spiral yapının içindeki silindir, küp ve küreyi rotasyonla hareket ettirmeyi hayal eden Tatlin, böylece kinetik heykel ve mimari fikrinin öncülüğünü yapmış, ancak Rusya’da dönemin maddi koşulları, Eiffel Kulesi’nin rakibi olan bu iddialı yapının gerçekleştirilmesine engel olmuştur. Tatlin’in 1917-1920 yılları arasında projesi üzerinde çalışarak ahşap bir modelini yaptığı anıt, Sovyet devriminin hemen ertesinde yeni bir toplumun inşa sürecinde Sovyet sanatının nasıl bir gelecek tasarladığına ilişkin önemi bir ipucudur.
Vladimir İ. Lenin, “Ne Yapmalı?”da şöyle diyor: “Propaganda denince, tüm ya da kısmi belirtileriyle olsun, bireyler ya da geniş yığınlar tarafından anlaşılır biçimde yapılmış olsun, bugünkü toplum düzeninin devrimci açıdan açıklanmasını anlamamız gerekir. Sözcüğün tam anlamıyla…”
“Sanat” dediğimizde, özellikle günümüzde hüküm süren çağdaş sanat akımlarını düşündüğümüzde geçmişten bugüne türlü evrelerden geçen devasa bir varlıktan bahsediyoruz aslında. Yaşanılan çağa ve çağın hâkim görüşüne, karşıt görüşüne göre şekillenen sanat anlayışı ve sanat eserleri 1917 yılından itibaren Sovyetlerde de işleyişini aynı şekilde sürdürmüş. “Dada” gibi bir anti-sanat akımının devamında ele alınabilecek Sovyet sanatı, propagandadan ayrı düşünülebilecek bir sanat türü değil.
Sovyet propaganda sanatı
Günümüzde ”sanat” ve ”propaganda” sözcüklerinin yan yana gelmesi başta çelişkili bir etki yaratsa da bu her zaman böyle değildi. Yani ”sanat”, özgürlüğü, özgünlüğü, estetik kaygıyı çağrıştırırken, ”propaganda”, etkileme, sindirme ve yanıltma yöntemlerini akla getirmiyordu. Propaganda, sanata içkindi ve sanat zaten toplum içindi. Bu yüzden Sovyetlerdeki soyut sanatçılar polisin dışına atıldı ve sürgüne gönderildi. Yüzyılın başında, ”sanat ve sanatçının toplumsal ve politik sorunlarla ilişkisi”ne dair yapılan tartışmalar günümüzde yerini başka sorulara bıraktı ama Sovyetler dönemindeki sanat eserleri çalışmaları popülerliğini hiç kaybetmedi.
Sovyet propaganda filmleri açısından belki de en dikkat çekici olanı 1924 yılında başlanan ve Perestroyka dönemine kadar çekilmiş olan propaganda çizgi filmlerdir. Sovyetler Birliği, bu çizgi filmleri dışarıya satmak için değil, diğer sosyalistler ve müttefikleri için yapmış. Ancak bu çizgi filmlerin yaratım aşamasında çok daha kıymetli bir fikir yatıyor: Okuma-yazma bilmeyenlerin de dahil olduğu, sosyalizmle, komünizmle yeni tanışan halka sosyalizmi anlatmak, aşılamak. Bu nedenle çizgi filmlerin hepsi faşizm ve emperyalizm karşıtı. Ana öğretiler ise düşmana karşı bile dürüst olmak, hırsızlık yapmamak, sizi seven birinin güvenini boşa çıkarmamak, ahlâklı olmak, diğer insanlara yardım etmek, iyi kitaplar okumak ve iyi şeyler izlemek.
“Zamanın Aynası”
Bu çizgi filmlerden biri geçtiğimiz günlerde Ümid Gurbanov tarafından çevrilerek Youtube’a yüklendi. “Zamanın Aynası”, 1976 yapımı bir çizgi film. Bir babanın, çocuğuna zamanda yolculuğu anlatmasıyla başlayan film, ilerledikçe farklı bir ivme kazanıyor. Baba, oğluna H.G Wells gibi bilimkurgu yazarlarından alıntılar yaparak çocuğuyla adeta bir yetişkinmiş gibi sohbet ediyor. Başka kitaplardan da zaman ve zamanda yolculuk, uzayla ilgili alıntılar yapan baba anlatıcı rolünde ve aslında bir öğretmen edasıyla tüm bilgisini aktarıyor.
İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=QoX_RFt1PHo
Başlangıçta “Vinni Puh” vardı
Hepimizin bildiği Winnie-the-Pooh ise yine bir Sovyet çizgi filmiymiş. Orijinal adı “Vinni Puh”. Tıpkı , Winnie-the-Pooh’da olduğu gibi Vinni Puh’da da sürekli arkadaşlarına yardım etmeye çalışan, iyi niyeti ve görece saflığından başına gelmeyen kalmayan sevimli bir ayı var.
İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=8L0VYoIyuec
Düşmanlar bile dayanışabilir
En sevilen ve en eski çizgi filmlerden biri olan “Köpek ile Kurt” ise düşmanlar arasında bile gerektiği zaman dayanışma olabileceğini anlatan, bu öğretiye odaklanan bir çizgi film. Aynı mekânı paylaşmak zorunda kalan Köpek ve Kurt’un ortak düşmana karşı birleşmesini anlatan çizgi filmin müzikleri de geleneksel Sovyet müzikleri.
İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=wO84LAXwYX8&t=63s