
Paris’te Cumartesi günü yapılan Yeni Özgür Politika ile dayanışma gecesinde okurlarımızla buluştuk.
Yayın politikamızla, Kürt halkının üzerinde sürdürülen inkar ve imha politikasını teşhir ettik, dört parça Kürdistan ve diasporada Kürtlerin verdiği mücadeleyi yansıtmayı görev bildik. Avrupa’da Kürtler ve dostlarının demokrasi ve emek mücadelesini sayfalarımıza taşıdık. Onların bir parçası olduk.
Göçmenlerin karşılaştıkları saldırıları, hak gasplarını ve devletler arasındaki kirli ilişkileri gündeme getirmede önemli bir referans kaynağıyız. Çalışanları katledilen, tutuklanan, sürekli sansür ve devlet baskısıyla karşılaşan ancak doğrulardan taviz vermeyen özgür basının önemli temsilcisiyiz.
Bu güvenle Paris’te okurlarımızın karşısına çıktık, gazetelerine sahip çıkmaları, abone olmalarını, okuyup, okutmalarını talep ettik.
Yüzlerce okurumuzun katılım sağladığı, Salle Jacques Brel konser salonundaki etkinlikte, HDP Amed Milletvekili İdris Baluken ve Rojava Kongra Star Temsilcisi Nubihan Mustefa konuşmacı olarak yer aldı.
Direniş geleneğinin devamı
İdris Baluken, konuşmasında Gazetemiz Yeni Özgür Politika’nın dayandığı direniş geleneğine vurgu yaptı. Demokrasi mücadelesinin önemli bir mevzisi olduğunu vurgulayarak bu mevziye sahip çıkılmasını istedi.
Baluken şunları söyledi: “Yeni Özgür Politika diğer sistem gazetelerinin pozisyonuna sahip olmayan bir gazete. Arkasında onun ayakta durmasını sağlayan büyük bir mücadele geleneği, büyük bir direniş geleneği var. Ape Musalardan, Gurbetelli Ersözlere, Ferhat Tepelerden, Kadri Bağdulara kadar kendi hayatını ortaya koymuş gerçeği ve hakikati bütün halkımıza ulaştırmanın gayretini gösteren, çok kutsal bir emek var. Yeni Özgür Politika’nın her bir çalışanının taşıdığı meşale, Ape Musa’nın, Metin Göktepe’nin, Hrant Dink’in kaleminin asla yerde kalmayacağını gösteriyor. Böyle değerli bir mirasın taşıyıcısı için yapılan gecede bulunmak, bizim için büyük bir onurdur. Halkın değerlerine laik olma çabası içerisinde oldukları için bu kurumlarımız önemlidir. Bu kurumlar büyük bedeller, büyük şehadetler sonrası Kürt halkı için önemli mevziler oldu.”
Baluken, HDP’nin Meclis’te tasfiyesi için oyunlar oynandığını da vurguladı. Baluken “HDP’yi tasfiye etmek için, aylardır oyun üzerine oyun oynuyarlar, saldırıyorlar. HDP, Meclis’e gelmesin diye 7 Haziran seçimlerinin öncesinde Evren’in darbe barajının arkasına sığındılar. Diyadin’den başlayarak Adana, Mersin’de parti binalarımızı bombaladılar. Amed İstasyon Meydanı‘nda mitingimizi bombaladılar. Bütün bunlara rağmen, hilelere rağmen, yediden yetmişe topyekün seferberlik ruhuyla halkımız HDP’yi Meclis’e taşırmayı başardı” dedi.
Saray ve AKP’nin HDP’yi demokratik siyasetin dışına atmayı hedeflediğini belirten Baluken, Suruç ve Ankara’daki katliamları ve HDP Genel Merkezi’ne yönelik saldırıları örnek gösterdi.
‘Darbeni gerçekleştiremeyeceksin’
Baluken devamla şunları ifade etti: “Bütün bu saldırıların tek bir amacı, Türkiye ve Ortadoğu’da gelişen yeni denklem içerisinde Kürt halkının ve ezilen Türkiye halklarının sesini tamamen boğmak ve tasfiye etmekti. Kürt halkının kazanımlarını ve statüsünü dört parçada HDP şahsında boğmaktı. Bir başkanlık sistemi devşirip, orada bütün halklarımızı nefes alamaz bir duruma getirmek istediler. Ama biz, 7 Haziran’da “Seni başkan yaptırmayacağız” dedik. O dönemde sözümüzü nasıl tuttuysak, şimdi de kararlı, dim dik ayaktayız. Darbe zihniyetine asla yol vermeyeceğiz. Biz nefes aldıkça sen bu darbeni gerçekleştiremeyeceksin.”
Baluken, AKP ve Erdoğan’ın başarısız olduğu için dokunulmazlığın kaldırılması şeklinde yeni bir tasfiyeye hazırlandığını vurguladı.
HDP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılarak cezaevi ya da sokak ortasında infazlarının amaçlandığını vurgulayan Baluken “Bizim direniş geleneğimizi bilmedikleri için bu saldırılarla sonuç alacaklarını sanıyorlar. Eğer tarihimizi bilmiş olsalardı tarihimiz boyunca Osmanlı’dan bugüne kadar bunu kat ve kat aşan oyunları, hileleri, saldırıları nasıl dize getirdiğimizi bilselerdi bu kadar basit acizlikler içerisine girmezlerdi” dedi.
Sur, Cizre ve Kürdistan’ın birçok noktasında yürütülen öz yönetim direnişlerine dikkat çeken Baluken, son süreçte yaşamını yitiren tüm Kürdistan şehitlerini anarak konuşmasını sonlandırdı.
Rojava Kongra Star Temsilcisi Nubahar Mustefa da, Rojava’daki tüm kurumsal yapılar adına okurlarımızı selamladı. Kürt halkına karşı yürütülen topyekün saldırılar karşısında direnişten başka çıkışın olmadığını vurgulayan Mustefa, Rojava ve Kürdistan’ın diğer parçalarında yaşanan kanlı saldırıların Kürt halkının iradesini boğmaya dönük olduğunu ama Kürt halkının iradesiyle bunları boşa çıkaracağını söyledi.
Gecenin kültür programında ise sanatçılar Mem Ararat ve Rojda sahne aldı. Ayrıca, Paris Çocuk Korosu, Paris TEV ÇAND Govende Ciwanên Roje, Grup Su ve Süleyman Çarneva da dayanışma gecesinde performanslarını sergiledi.
Geceye FEDA, ACTİT, Heyva Sor ve daha birçok kurum temsilcisi katılım sağlayarak dayanışma mesajını iletti. Gecenin yapıldığı salonda, Şararoj Kadın Müzik Grubu ve Kürt Kadın Hareketi, Cizre ve Sur için dayanışma standları açtı.
SELMA AKKAYA / PARİS