Suriye'nin başkenti Şam'a 13 kilometre uzaklıkta olan Douma kasabası, Batı destekli Esad rejimi karşıtı silahlı örgütlerin denetiminde. Esad rejimine bağlı savaş uçakları kasabayı düşürmek için yoğun bombardıman altında tutuyor. Bombardıman çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden oluyor. Douma'da 21 Aralık tarihinde yine bir hava saldırısı sonrası siviller yaralandı. Aralarında çocuklar da vardı. Yaralanan çocuklar kan revan ve gözyaşı içinde derme çatma bir klinikte tedavi için sıra beklerken AFP muhabirinin objektifine yakalandı. Yandaki fotoğrafta gördüğünüz çocukların yüzündeki endişe ve korku iç savaşın yarattığı tahribatı ve travmayı da gözler önünde seriyor.

Savaştan kaçanlar zor durumda

Öte yandan 300 bini aşkın kişinin hayatını yitirdiği savaştan kaçarak Suriye'ye terk edenlerin sayısı 3,2 milyonu buluyor.  Sığınmacıların büyük bölümü Irak, Güney Kürdistan, Lübnan, Ürdün ve Türkiye'de bulunuyor. Suriye sınırları içinde yardıma muhtaç durumda bulunanların sayısı ise 11 milyona ulaşıyor. Bunların yarısı çocuklardan oluşuyor. Şansı olanlar sığındıkları ülkelerde kamplarda naylondan da olsa başını sokabilecekleri çadırlara sahipler ancak aralarından Kobanêli Kürtlerin de bulunduğu onbinlerce iç savaş ve DAİŞ vahşetinin mağduru sivil, bu karda kışta sokakta, parkta ya da inşaatlarda yaşam mücadelesi veriyor.

BM'nin fon açığı var

Birleşmiş Milletler (BM), üye ülkeler verdikleri sözleri tutmadığı için fon açığını internet üzerinden yürüttüğü kampanyalarla mülteciler için para topluyor. Geçtiğimiz hafta Almanya'nın başkenti Berlin'de Suriyeli sığınmacılar için bir uluslararası konferans düzenlendi. Konferans sonunda bölgede yardım hizmetleri sunan 50 uluslararası kuruluşun imzasıyla yayınlanan bir ortak açıklamada, yardım çalışmalarına daha fazla destek talep edildi. Açıklamada, Suriyeli mültecilere yardım vaadlerinin şimdiye kadar yalnızca yarısının BM'ye ulaştığı belirtildi.

Büyük bir insani kriz yaşanıyor

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) yetkilisi Maria Calivis, Suriye'deki insani krizi "mukayese edilemez ve karmaşık" olarak tanımladı. Calivis, gerek iç savaşın yaşandığı bölgede gerekse mültecilerin sığındığı ülkelerde yoksulluk, içme suyu ve gıda sıkıntısı çekildiğini ve barınma sorunu yaşandığını söyledi. UNICEF yetkilisi Calivis, konferansa bu çerçevede önemli bir görev düştüğüne işaret etti.

HABER MERKEZİ