
Meclis'teki grup toplantısını iptal eden BDP'nin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AKP'nin açıkladığı 'demokratikleşme paketi' ile ortada hiçbir süreç kalmadığını teyit etmiş olduğunu söyledi.
Amed'de tedavi gören BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, dün partisinin İl Başkanlığı'ndan basın toplantısı düzenledi. Demirtaş, çözüm süreci ve AKP'nin seçim paketiyle ilgili eleştirilerini ve görüşlerini paylaştı. Demirtaş, Türk Hükümeti'nin demokratik çözüm sürecinin başında müzakereden söz ettiğini, Öcalan'ı muhatap gördüğünü ve bunu karşılıklı diyalog üzerine kurulu bir süreç olarak tanımladığını hatırlattı. Demirtaş, "Başbakan bu paketi açıklarken ortada hiçbir süreç kalmadığını,hiçbir süreci tanımadığını teyit etmiş oldu. Bugünkü grup toplantısında Başbakan ortada süreç olduğunu kabul etmiyor. Açıkladığı paketin süreçle de alakası yok. Ortada diyalog da yok. Örneğin Öcalan ile görüşülmüyor, BDP ile konuşulmuyor. Paketin bile süreçle bağını koparmayı tercih etmiştir. Hükümet fiili olarak süreci bitirmiş haldedir. Paketin süreçle bağını söyleyenlere bile sert cevap vermiştir. Bu korkaklık, aymazlık, ikiyüzlülüktür. Öcalan İmralı'da elinizde rehin tutulan bir mahkumdur. Sizin onayınız olmadan hiçbir heyetle görüşme yapamaz. Sizin heyetinizi zorla İmralı'ya getirmemiştir. Başbakan'ın bilgisi ve onayı, Hükümetin siyasi desteğiyle heyetler İmralı'da diyalog başlatmıştır. Kendi başlattıkları sürecin arkasında duramıyor olmak siyasi korkaklıktır" dedi.
Bu paketin açıklanma ve hazırlanma biçiminin tümüyle müzakereyi bitirme üzerine inşa edildiğini ifade eden Demirtaş, "Müzakere yürüten tarafların görüşleri alınmadı; Öcalan'ın, Alevilerin, demokratik kamuoyunun görüşleri alınmadı. Tekçi bir dayatmayla 'bu paket budur, kabul eden eder etmeyen etmez' dediler. Tekrar soruyorum: Müzakereye niyetiniz yoksa paçaları niye sıvadınız?" diye tepki gösterdi.
Öcalan defalarca uyardı
Sürece verdikleri desteğin/kredinin yüzde 80'inin AKP tarafından harcandığını, üstelik bunun ilk kez yapılmadığını hatırlatan Demirtaş, "Hükümet yetkilileri ile defalarca böyle olmasın diye görüşme yaptık. Öcalan İmralı'da kendisine gelen heyeti defalarca uyardı. Beklenti diyalogun daha da artmasına yönelikken çıkmışlar karşısındaki muhatabı hiçe almayan bir anlayışla paketi açıklıyorlar. Herkesin de kendi kuyruklarına takılmasını bekliyorlar. Siz siyasi patisiniz de biz de AKP Sevenler Derneği miyiz? Bunların anlayışıyla mücadele etmeden demokrasinin, özgürlüklerin gelmeyeceği teyit edilmiş oldu. Paket, AKP'nin yüzünün teşhir olmasından başka bir şey değil" dedi.
Nerede eşit yurttaşlık?
Demirtaş, AKP'nin açıkladığı 'demokratikleşme paketi'nde yer alan düzenlemlere ve mantığına da eleştiriler yöneltti. Demirtaş, şunları söyledi: "3-4 yıldır çocuklarımız Andımızı zaten okumuyor burada. Bitmiş bir meseleyi sadece genelgeye bağlamış oldun. Başörtüsü; zaten insanlar kamusal alanda başörtüsü takıyor. Fiilen bir sorun yoktu. Halk, fiilen bu sorunu kendisi çözdü. Ama AKP şimdi bunu kendi başarısıymış gibi gösteriyor.
Anadilde eğitim meselesi
Bizim kendi okulumuz yok. Özel okula gönderecek parası yok. Senin vekillerinin, cemaatin özel okulları var. Şimdi özel okulda anadilde eğitim serbest olunca Kürt çocuklarını senin okullarına mecbur edeceksin, buna da eşit yurttaşlık diyeceksin. Kimse yemez bunları. Yemezler… Hani nerede eşitlik yurttaşlık? Sen diyebilir misinki sadece özel okullarda başörtüsü takılabilecek? Kürt çocuğu neden özel okullarda anadilinde eğitim görsün?
Taksitle mi doğduk?
Biz anamızdan taksitle mi doğduk da haklarımızı taksit taksit veriyorsun? Anadilde eğitime karşı olan yok. Kim karşı, niye yapılmıyor? Çünkü elde rehin olarak tutulmak isteniyor Kürtlerin hakları. Kürtler kendisine mecbur kalsın isteniyor. Artık öyle yağma yok. Sen kimsin ki; sadaka dağıtıyor gibi hak dağıtımaya kalkıyorsun? sen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak gasp edilen hakları iade etmek zorundasın. İade edeceksin. Bunu yapmam, diyorsan gidersin. Şimdi de kendisine niye minnet duymuyoruz, kendisine şükranlarımızı sunmuyoruz diye çıkışıyor. Sen müzakere anlayışını bile kabul etmeyen bir başbakan olarak muhatabından nasıl destek beklersin.
Seçim barajı
Bakın seçim barajı, şimdiye kadar biz mi getirdik kaldırılalım, diyordu. Şimdi seçim barajında 3 seçenek sunuyor. Gerçekten demokrasiyi savunuyorsan barajı sıfıra indirelim bugünkü sistem devam etsin. Yüzde 50 oy alıyorsun işte, neyden korkuyorsun? Niye işi sağa sola kıvırıyorsun, başka seçenek olmaz diyorsun? Bakınız, Kemalist zihniyet ve ürünü bu zihniyet olmasaydı sorunlar olmazdı. Halklar sorunlarını çözerdi.
Başörtü konusu
Biz başörtülü kadınlardan korkmayız, destekleriz. Bizim korktuğumuz başı kapalı, zihni kapalı, ufku kapalı erkeklerdir, beyni örümcek ağı bağlamış erkeklerdir. Asıl tehlike bunlardır. Şimdi bunlar başörtülü kadınlar üzerinden rant elde etmeye çalışıyor. Kemalizm başörtüsü qnü tehlikeli gösteriyor, bu zihniyet yüzünden bu ufku kapalı erkekler şimdi istismar ediyor. Bu topraklar hepimizin ise Türk'ün çoğu sadece özel okulda Türkçe eğitim yapmıyorsa diğerlerinin de hakkıdır. Bu devlete vergi verirken çocukarımız özel okulda anadillerinde eğitim alsın diye vermiyoruz. Yapmıyorsan asimilasyoncusun, kültürel soykırımcısın. Kürt sorununu çözme gibi bir derdin de yoktur.
İktidarın umurumuzda değil
Bu paketin getirisi yok, süreci sadece riske atmıştır. Bu paketle olası müzakere ihtimalini de kapatmış, tıkamış oldunuz. Kürt tarafı bütün desteğini, özverisini ortaya koydu. Niye? Senin iktidarın sağlamlaşsın diye mi? Kusura bakma iktidarın umurumuzda değil. Biz halkı düşünürüz. Bugün mü AKP gider, bizi ilgilendirmez bu. Buna halk sandıkta karar verecektir.
Mezarlıklara saygı
Sen hala mezarlıklara karışıyorsun. İnsanların ölüsüne bile tahammülün yok, canlı olanına nasıl dağdan gelsin dersin. Mezarlıklar hassastır. Herkes istediği gibi inancı gereği ölülerine saygı gösterir. Şehit der, şehitlik yapar, sana ne? Bu nasıl bir terbiyesizliktir."
Zihniyetleri terör yuvası
Demirtaş, bir AKP'li vekilin "cemevlerinin terör yuvası" olduğu yönündeki ifadelerine de sert tepki gösterdi. Demirtaş, "Pakette Alevinin, Kürdün ismi cismi bile geçmiyor. AKP'nin sözcüleri çıkmış cemevlerine 'terör yuvası' diyor. Terör yuvası senin zihniyetin. Vekil olabilmek için 4 takla attın, şimdi çıkmışsın Alevilerin inancına saldırıyorsun. Alevilere paketten tehdit, hakaret çıktı" diye konuştu.
Neden tezkere?
Demirtaş, sözü Meclis'in faaliyetlerine getirdi ve Meclis açılır açılmaz iki savaş tezkeresinin gündeme getirildiğini; Suriye tezreseninin kabul edildiğini, savaşı Güney Kürdistan'da da sürdürmeye olanak tanıyan diğer tezkerenin uzatılmasının görüşüleceğini hatırlattı. Öcalan'ın sürecin başladığı günden beri Meclis'e elini taşın altına koyması yönünde çağrı yaptığını belirten Demirtaş, tezkere kararlarına yönelik tepkilerini de "Bu sareci bozan vebal altında kalır, diyor ama savaş tezkeresi çıkarıyor. Dağdan indirmek istediğin insanlara karşı neden tezkere çıkarıyorsun. Bu çocuklar madem dağdan inecek neden tezkere çıkarıyorsun" diye sordu.
HDP bizim partimiz
Demirtaş, yerel seçimler ile Türk medyasında yer alan iddialarla da açıklık getirdi. "Batıda HDP, Kürdistan'da BDP olarak seçimlere giriyoruz" diyen Demirtaş, partileri açısından asla HDP ve BDP ayrımının olmadığının altını çizdi. HDP'nin içinde yer aldıklarını, büyütmek istediklerini ve kendi partilerini olduğunu vurgulayarak, bu konudaki spekülasyonlara itibar edilmemesini istedi. Demirtaş, kadın kotası konusunda ise şunları söyledi: "Kadın kotası partimizde ilkesel bir duruştur. Dün açıkladığımız kadın kotası yerleri eksiktir. Bunlar asgari kadın adaylar göstereceğimiz yerlerdir. Ama daha fazlası da olacaktır. İnşallah kazanacaklar ve Türkiye'de ilk defa bir büyükşehir belediye başkan adayı kadın olacak."
İstifa mı edecek?
Demirtaş, yerel seçimlerden sonra istifa edeceği yönünde haberlere konuşmasında cevap verdi. Partilerinde eşbaşkanlık konusunda tartışma ve istifasının söz konusu olmadığını kaydeden Demirtaş, "Koltuklar halkın emanetidir. Halk bu emaneti teslim ettiği gibi geri de alır. Zamanı geldiğinde biz de teslim etmesini biliriz. Seçime kadar gündemimizde olağanüstü kongre yok. Seçim sonrasında tartışmalarını yapar partimiz. Hiçbir dönem partimiz şahıslara bağlı olmadı. Şahıslara bağlı bir parti olmadığımızı herkesin bilmesi lazım. Bizler de koltuklara yapışıp kalan kişiler değiliz. Yeri ve zamanı geldiğinde bizler de bu emanetleri teslim edeceğiz" dedi.
Bu hareket içinde öleceğiz
Demirtaş, partiyi zarara uğratacak bir konumda olmayacaklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Biz bu hareketin içindeyiz, burada büyüdük. Öleceksek de bu hareket içinde öleceğiz. Buradan ayrılmak ihanettir. Partiden ayrılmamız halkın değerlerine ihanet olur. Bu halk için çalışmak için illa eşbaşkan ya da vekil olmak gerekmez. İstifa tartışmaları bizden kaynaklı değil. Hastanede devam eden tedavim var. Tartışmalar olunca karşınıza çıkmam gerekti. BDP'de kriz durumu yok."
Öcalan ile görüşmek üzere Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunduklarını ve cevap beklediklerinin bilgisini de veren Demirtaş, muhtemelen 15 Ekim'den önce görüşecebileceklerini söyledi.
AMED