Cinsel kimliklerinden ötürü, şiddete hatta öldürülmelere maruz kalan trans bireylerin yaşadıkları hakkında konuşan İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği aktivisti Demet Yanardağ, yaşanan son olayın kendileri için ilk olmadığını belirtti. Kendisinin üniversite mezunu olduğunu söyleyen Yanardağ, bir iş sahibi olmak istediğini; ancak cinsel kimliğinden ötürü iş bulamadığın ifade etti. Yaşanan son linç girişimlerinin devlet eliyle geliştiğine dikkat çeken Yanardağ, "Polisler tarafından sürekli küfür ve hakarete maruz kalıyoruz" dedi.
'Bu tercih değil, yaratılış meselesi’
Transseksüel kadınların bu erk zihniyetin mağduru olduğunu aktaran Yanardağ, erk yapıda, 'transseksüellerin erkekliği çiğneyip, toplumda daha düşük statüde olan kadınlığı tercih ettiği' yönünde bir eğilimin olduğunu dile getirdi. Yanardağ, bu nedenden ötürü birçok insanın erk yapının kurbanı olarak, kendilerini küçük gördüğünü söyleyerek "Erkeklik toplum tarafından üst düzey varlık olarak algılanıyor. Bu bir tercih meselesi değildir, bir yaratılış meselesidir" diye konuştu.
'Fuhuşa iten devlettir'
Dışarı çıkmaya korktuğunu anlatan Yanardağ, kadın olmasından dolayı her an karakola götürülme tehlikesi içinde olduğunu söylüyor. Yanardağ, "Polis, bizi alıp ceza kestiğinde o parayı devlete ödemek için seks işçiliği yapmak zorunda kalıyoruz. Başka iş bulamıyoruz çünkü. Yani, bizi fuhuşa iten de devlettir diyerek şöyle konuştu: "Her an öldürülebilirim korkusu var. Doğal olarak sokağa çıktığımda polis mi, halktan biri mi beni dövecek, ya da birileri tarafından kaçırılıp tecavüze uğrayıp ardından bir dağda mı bırakılacağım kaygısı var. Bu korkulardan dolayı insanlardan kaçıyoruz. Polisler korku mekanizması haline geldi. Suçlular bu ülkede rahat rahat gezerken, neden biz gezemiyoruz?"Yanargağ son olarak nefret suçları yasasının hazırlanması gerektiğini belirtti.
DİHA/İZMİR