MURAT MANG/HÜSEYİN HAZAR/KÖLN


Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkilerde gerginlik artsa da söz konusu Kürtler olunca baskıcı ve yasakçı uygulamalar da ortaklaşılıyor. Türk devletinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi sürerken, Almanya’da ise PKK yasağı ve Kürt sembollerine ilişkin yasakçı uygulama devam ediyor. Festivalde de bu yasakçı tutum devam etti, yiyecek-içecek, kitap, CD stantlarının dahi açılmasına izin verilmedi. 16 Eylül’de 25. Kürt Kültür Festivali’ne katılan Kürdistanlılar ve dostlarının tecrit ve yasakçı uygulamalara ilişkin tepkileri şöyle:


Almanya şok etti

Pınar ve Ali Ekinci: Almanya'ya yeni geldik. Aleviyiz. Bugün bu festivale gelirken farklı bir şey bekliyorduk. Demokrat bir ülke olduğunu düşündüğümüz için geldik Almanya’ya ama şu an şoktayız. Yasaklarla karşılaştık. Bayrak yasağı, yemek yasağı… Zaten yasak olan bir ülkeden kaçıp geldik. Almanya kendisine yakışan bir şeyi yapmıyor.


'Tüm Kürtler birlik olmalı’

Sami Ezizi (Ingiltere):  Serok Öcalan'ın özgür olması için her şeyi yapmalıyız. Faşist Türk devletine karşı tüm Kürtler birlik olmalı. Önderliğimiz mutlaka özgür olacak. Serok Apo'ya her şey yasaklanmıştır. Türk devleti DAİŞ, El Nusra gibi çetelere destek veren faşist bir devlettir. Kürt halkı uyanık olmalıdır.


'Tüm dünya saygı duyuyor'

Ahmet Gümüş (Köln): Kürtler onur ve şerefleri için mücadele ediyor. Bu şerefli halkın bayrakları yasaklanamaz. DAİŞ’e karşı savaşan onur mücadelesi veren bir halkız. Bütün dünya buna saygı duyuyor. Teşekkür borçlular.  Tayyip, faşist sistemi bunu çekemiyor. 


'Gece gündüz ayakta oluruz'

Hazniye Bulut:  Bu yıl ki kültür festivalimiz Önder Apo’ya özgürlük içindir. Umudumuz önümüzdeki festivalimizi Önderimizle beraber kutlamak. Önder Apo hayatını Kürt halkının özgürlüğüne adadı, biz de Önder Apo’nun özgürlüğü için gerekirse gece gündüz ayakta oluruz. Önder Apo’ya,  Selahattin Demirtaş’a ve tüm siyasi tutsaklara selamlarımı gönderiyorum. 


'Almanya Türkiye’yle yarışıyor’

Seyran Al: Alman devletinin yasaklamalarını kınıyorum. Çadırları yasaklayarak, sloganları yasaklayarak, bayraklarımızı yasaklayarak, Kürt düşmanı bir ülke olarak göstermeye çalıştığını görüyoruz. Ancak yasaklar bizi engelleyemez. Kürtler, Öcalan ve Kürdistan özgür olmayana kadar durmayacak. 


‘Çocuklarımız bu yolda'

Teylufa Yeter (Bielefeld): 18 yıldır Önderimizin özgürlüğü için sokaklardayız. Erdoğan bilmeli ki biz her zaman Önderimizin özgürlüğü için ayakta olacağız. Biz bitmeyen tükenmeyen bir halkız. Öcalan üzerindeki tecritin dünyada örneği yok. Tüm dünya bilsin ki; biz ölsek de cocuklarımız, torunlarımız bizim yolumuzdan yürüyecekler, bizim davamızı asla bırakmazlar. 


'Her zaman ayakta olacağız'

Lokman Doğan: Kürt gençliği olarak Önderliğin üzerindeki tecriti nefretle kınıyoruz. Yapılan tüm baskı ve zulme karşı gençler, Önderlik özgür olana kadar yılmayacak. Bizi hiçbir zaman teslim alamayacaklar, her zaman ayakta ve eylemlerde olacağız. 


'Tecrit insanlık suçudur’

Kemal Özdemir (Fransa): Öcalan’ın içinde bulunduğu tecrit uluslararası hukuka aykırıdır. Tecrit insanlık suçudur bir zulümdür. Tecridi uygulayanlar tarihte onursuz, tecride karşı mücadele edenler ise saygıyla, onurlu bir şekilde anılacak. 


'Önderimizi bırakmayacağız'

Müslüm Özdemir: Önderimizden bir haber alamıyoruz. Tecride son verilmeli ve Öcalan ile masaya oturulmalı. Bize bir tek Öcalan özgürlük getirebilir. Önderimizin özgürlüğü için her zaman ayakta olacağız. Öcalansız bir yaşamı istemiyoruz. 

 

Uzun yürüyüşe katıldılar

Zilan Ay: Önderimize özgürlük talebiyle gençlerin yaptığı uzun yürüyüşe katıldım. 2 yıldır süren bir tecrit var ve bu tecridi kırmak için yürüdük. Sesimizi tüm dünyaya duyurmak için yürüdük. Provakasyonlara karşı arkadaşlarımız tedbirli davrandı ve sorunsuz bir şekilde bitti.


Renaaf Hnaan: Öcalan’a yönelik tecrit bizi tedirgin ediyor. Yaptığımız yürüyüşle Önderimize özgürlük istedik. Dilerim ki adımlarımız olumlu olur. Önderimiz özgür olana kadar biz hep ayakta olacağız, bunu herkes bilsin istiyorum. 


Çözüm katılımı artırmak

Devrimci Komünist Partisi’nden Ulaş: Sedece yasaklı bayraklar değil, festivalde de Alman devletinin ve polisinin baskısı söz konusu. Yiyecek ve içecekler dahil, kitap, giysi satılması yasaklandı. Almanya'dan Rojava'ya gidecek ekonomik desteğin önüne geçmek istiyorlar. Bunlara karşı yapmamız gereken katılımı çoğaltmak. Maddi, manevi desteği arttırmaktır.  Türk devleti Öcalan'ın özgürlüğünü tecritle engelleyemez. Çünkü o bir halkın önderidir.