Sıkıyönetim öncesi binlerce asker ve polisin zırhlı araçlar eşliğinde konumlandırılarak saldırıların başladığı Silopi’de sokağa çıkma yasağı 15. gününe girdi. İlçede 2 ölüm daha yaşandı. 75 yaşındaki imam Hasan Sanır katledilirken, dengbêj Salih Şirnexî (Salih Erener) abluka nedeniyle hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitirdi. 15 günlük ablukada hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e ulaştı.

Öz yönetim direnişinin sürdüğü Silopi’de Cudi, Nuh, Barbaros ve Yenişehir mahallelerinde tanklardan atılan bombalar ve özel harekatçılar ile askerlerin saldırıları sürerken, devlet güçleri hiçbir mahalleye giremedi. Cizre’de olduğu gibi Silopi’de su depoları patlatılarak suya bile muhtaç bırakılmaya çalışılan ilçede hendek ve barikatlardan “Bijî berxwedana Silopiyê” sloganları yükseliyor. 


75 yaşındaki imam katledildi

Kentte hastane ve kamu kurumlarının neredeyse tamamı da özel harekat polisleri ve jandarma özel harekat tarafından karargaha çevrilmiş durumda. Mahallelerde ilerleme sağlayamayan devlet güçleri ise sivilleri katlederek intikam almaya çalışıyor. İlçe ablukanın 15. gününe 2 can kaybı ile girdi. Cumartesi günü Nur Mahallesi’nde evinin 2’nci katına çıkan 75 yaşındaki imam Hasan Sanır açılan ateş sonucu katledildi. Sanır’ın katledilmesinden sonra evi basan özel harekatçılar aile fertlerini de gözaltına aldı. Sanır’ın cenazesi ise evde mahsur kaldı. 


Dengbêj Şirnaxî de yaşamını yitirdi

Yasak, dengbejliğin tanınmış isimlerinden Salih Şirnexî‘yi de (Salih Erener) hayattan kopardı. Yoğun bombardımanın etkisi ile Karşıyaka Mahallesi’ndeki evinde fenalaşan Erener, ambulansın mahallelere girememesi nedeniyle hastaneye kaldırılamadığı için evinde yaşamını yitirdi. Erener’in cenazesi de evinde bekletiliyor. 


Cenazeler defnedilemiyor

İlçede devam eden abluka nedeniyle katledilen sivillerin cenazeleri de defnedilemiyor. Devletin saldırıları sonucu ilçede katledilen 4 kişinin cenazesi hala cami ve evlerde bekletiliyor. 


7 gün sonra alınabildi

Devlet güçlerince katledilen 57 yaşındaki Taybet İnan’ın cenazesi vurulduğu sokaktan ancak 7 gün sonra alınabildi. İnan’ın cenazesi ve kaynı Yusuf İnan’ın cenazeleri otopsi için önce Silopi Devlet Hastanesi’ne, ardından da Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 

17 Aralık’ta katledilen 70 yaşındaki Hüseyin Güzel ve 20 Aralık’ta katledilen 9 çocuk annesi Ayşe Buruntekin’in cenazeleri de Cumartesi günü Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 

25 Aralık’ta Dicle Mahallesi’nde evinin bahçesine çıktığı sırada özel harekatçılar tarafından vurulan 23 yaşındaki Mihriban Ökten ise, Amed’e sevkedildi. Ökten’in durumunun ağır olduğu bildiriliyor. 


 ŞIRNAK





Nasıl unuturuz? 


Cenazesi günlerce vurulduğu sokakta bırakılan 11 çocuk annesi 55 yaşındaki Taybet İnan’ın çocukları, “Her saniyesi bizim için ölümdü. Bunu nasıl unuturuz.”

20 Aralık tarihinde vurulan ve cansız bedeni bir hafta boyunca sokaktan alınamayan 11 çocuk annesi 55 yaşındaki Taybet İnan’ın oğlu Mehmet İnan annesinin komşudan eve dönerken vurulduğunu anlattı. “Amcam annemin yardımına koşarken evimizin avlusunda vuruldu. 20 saat boyunca ambulansın gelmesini bekledi ve kan kaybından yaşamını yitirdi. Babam Halit İnan da annemi almaya çalışırken yaralandı” diyen İnan, beyaz bayrakla çıktıkları halde üzerlerine ateş açıldığını anlattı. 
En küçüğü 16 yaşında olan kardeşelri için annelerini o halde görmenin her saniyesinin ölüm olduğunu vurgulayan İnan, şöyle devam etti: 


Her saniyesi ölümdü

“Sokağın ortasında kanlar içinde yatan annemizi görmek ve yedi gün boyunca cesedini izlemek zorunda bırakıldık. Bir evlada dünyada verilebilecek en büyük ceza bu olmalı. Her saniyesi bizim için ölümdü. Kahrolduk. Aklımızı oynatacaktık. Hepimizin psikolojisi bozuldu. Söyler misiniz, bu vahşet hangi insanlığa, hangi dine, hangi kitaba sığar? Hayatımız boyunca bunu nasıl unuturuz?”


Amacına ulaşamayacaksın

Taybet İnan’ın kızı Azime İnan da,  “Erdoğan zalimdir, DAİŞ zihniyetindedir. DAİŞ Kobanê’de ne uyguladıysa Erdoğan’da Cizre’de Silopi’de aynısını Kürt halkına uyguluyor” dedi. 

Günlerce annesinin yerde yatan cenazesini izlediklerini belirten İnan, “Bu ahlaksız, insanlık dışı zihniyet bu topraklarda kaybedecektir” diye konuştu. İnan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da şöyle seslendi: “Senin sarayın var, biz senin sarayını, evini, çocuklarının canını almıyoruz. Ama sen bizim canımızı, malımızı, toprağımızı alıyorsun. Hepimizi katletsen de biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz, sen bu emeline ulaşamayacaksın.”