- TUHAY-DER Riha Temsilciliği Eşbaşkanı Ayla Özdemir Barlin, takip ettikleri Riha, Sewerêg, Tokat ve Osmaniye’deki cezaevlerinde 43 siyasi tutsağın bulunduğunu belirterek, bunların 15’inin hasta tutsaklar listesinde yer aldığını söyledi.
Cezaevlerinde tutulan binlerce hasta tutsağın durumu, gündemden düşmeyen hak ihlalleri nedeniyle giderek daha da kötüleşiyor. Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında cezaevlerine yönelik somut adımların atılması beklenirken, artan hak ihlalleri, infaz yakma, tahliye engellemeleri ile hasta tutsakların sağlık hakkına erişimde yaşadığı sorunlar toplumun sürece dönük güvenini sarsıyor. Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Riha Temsilciliği Eşbaşkanı avukat Ayla Özdemir Barlin, dernek olarak ilgilendikleri Riha, Sewerêg, Tokat ve Osmaniye cezaevlerinde 43 siyasi tutsağın bulunduğunu, bu tutsakların 15’inin ise hasta tutsak listesinde yer aldığını aktardı. Ailelerle birlikte tutsakların durumunu yakından takip ettiklerini söyleyen Ayla Özdemir Barlin, cezaevlerindeki koşullara ilişkin düzenli raporlar hazırladıklarını dile getirdi.
Yaşama hakkının temel haklar arasında bulunduğunun altını çizen Ayla Özdemir Barlin, “Genel çerçeveye baktığımız zaman hasta tutsakların herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın derhal serbest bırakılması, onların en temel yaşamsal hakkıdır. Cezaevi koşulları hasta tutsaklar için sağlıklı ve hijyenik bir alandan çıkıp ölüm evlerine dönüşmesini engellemek için ivedilikle serbest bırakılmaları gerekmektedir” dedi.
Hasta tutsakların durumu
Riha’daki cezaevlerinde tutulan hasta tutsakların sağlık durumları hakkında hazırlanan raporlara değinen Ayla Özdemir Barlin, şunları paylaştı:
* Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde 2 Ekim 2026'da kalp krizi geçiren Celal Yıldırım, ciddi bir kalp yetmezliği yaşıyor. Cezaevi koşullarında yaşaması mümkün değildir ama cezaevinde bulunmaktadır.
* Abdulkadir Kaya, aynı şekilde aort damarında 4,9 santimetreye kadar ulaşan bir genişleme, kalp kapakçığı değişimi ve yüksek tansiyon rahatsızlıkları bulunmaktadır.
* Serhat Polatsoy'un KOAH, alerjik astım ve hipertansiyon rahatsızlıkları var.
* Ömer Gül'ün baypas ameliyat geçmişi, kalp rahatsızlıkları ve yüksek tansiyon nedeniyle düzenli sağlık takibinin yapılması gerekmektedir.
* Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan Ahmet Tüneli'nin kronik tansiyon, mide ve fıtık rahatsızlıkları yaşıyor, buna ilaveten hasta tutsak arkadaşımızın infazı dört kez uzatıldı.
* Ömer Koyun ise hem yaşlılığa bağlı sorunlar hem de fıtık ve tansiyon rahatsızlıklarından muzdarip.
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini ilgili kurumlara ilettiklerini ancak yanıt alamadıklarını dile getiren Ayla Özdemir Barlin, “İki yıldır devam eden bir süreç var. Şimdiye kadar atılan somut bir adım görmedik. Adalet Bakanı tarafından Kasım ayının sonuna kadar cezaevlerindeki tutsakların durumuna ilişkin bir adım atılacağı söylendi. Cezaevlerinde hayati riski yüksek olan çok sayıda tutsak var. Resmi kurumlara bu konuda yaptığımız başvurulara kulak tıkanıyor. Bir an önce bu konuda harekete geçilmesi gerekiyor. Toplumsal barışın inşası isteniyorsa ilk olarak zaman kaybetmeden cezaevlerindeki tutsakların serbest bırakılması gerekiyor. Cezaevlerinde yaşanabilecek olası kötü bir durum bütün kamuoyunun vicdanını derinden etkileyecektir. Onun için bir an önce adım atılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
İnfaz yakmaktan vazgeçin
İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tutsakların tahliyelerinin engellenmesine dikkat çeken Ayla Özdemir Barlin, şunları ekledi: “Urfa 2 Nolu Cezaevi’nde Zeynel Karakaş’ın tahliyesi 14 Ekim'de 3 ay, Maksut Durmuş’un 21 Ekim’de 6 ay ertelendi. Siverek 2 Nolu Cezaevi'nde bulunan Ahmet Tüneli’n tahliyesi 4 kez 3’er ay, Orhan Taze ve Halil İbrahim Arslan’ın ise 1 yıl infazları ertelendi. Bu infaz ertelemeleri Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne uymayan, toplumun sürece olan güvenini sarsan uygulamalardır. Bu uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir. RIHA
***
Ereğli’de tahliyeler engellendi
Konya’nın Ereğli ilçesindeki T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsaklara baskı uygulanıyor. Cezaları sona eren 7 tutsak, keyfi gerekçelerle tahliye edilmiyor.
Yakınlarını dün ziyaret etmek üzere cezaevine giden aileler, cezaevinde çok sayıda sorun ve ihlalin yaşandığını söyledi. AW'ye konuşan aileler, “Cezaevine yeni bir savcı atandı. Bu savcının göreve gelmesinden bu yana 7 tutuklunun tahliyesi ertelendi. Atölye çalışmaları haftada 5 günden 2 güne düşürüldü. Avluya çıkma saatleri de azaltıldı.”
'Terörist’ ifadesini dayatılıyor
Aileler, tutsakların dilekçelerinde “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan” ifadesini kullanmalarına savcının tepki gösterdiğini belirterek, şunları aktardı: “Tutuklular bazen kendi aralarında konuşurken ya da dilekçe yazarken ‘Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için’ ifadesini kullandıklarında savcı buna karşı çıkıyor ve ‘Teröristbaşı demelisiniz’ diyor. Örgüt için de ‘terörist’ demelerini istiyor. Bazen tutuklular koğuşlara giderken hakarete uğruyor ve tahliye edilmemekle tehdit ediliyor.”
Hastaneye çifte kelepçeyle
Aileler, yakınlarının hastaneye götürülürken ellerine çift kelepçe takıldığını belirterek, “Bu sorunlar kısa sürede çözülmezse telefon görüşmelerine çıkmama ve aile ziyaretlerini kabul etmeme eylemlerine başlamak zorunda kalacağız" dediklerini söyledi. KONYA