Devletin kendi yasalarına bile uymadığı Türk cezaevlerinde, hasta tutsaklar ölüme terk edildiği gibi sürgün, baskın, işkence ve yasaklar artın sıradan uygulamalara dönüştü.
Türk cezaevlerindeki durumu aktaran tutsaklar ile insan hakları örgütleri, şartların giderek ağırlaştığını bildirdi.
Giresun L Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar haftalık telefon hakkı kapsamında aradıkları ailelerine yaşadıkları hak ihlalleri ve maruz kaldıkları yaklaşımları anlattı. Mehmet Çağırıcı, aradığı ailesine kitap ve defter gibi eğitsel malzemelerinin toplanıp, kaldıkları koğuşların boşaltıldığını ve arkadaşlarının yanlarına getirilmediğini söyledi. Çağırıcı, "Her odaya 3 kamera yerleştirilmiş. Kameralarla 24 saat bizi gözetliyorlar. Kurum Müdürü Mustafa Doğan bizi tehdit ediyor" dedi.
Hayati tehlikeleri var
İHD Antalya Şubesi'nin Hapishane Komisyonu, Şubat ayı içerisinde Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki hasta tutuklularla görüşüp, durumlarını raporlaştırdı. Raporda, yüzde 76 engelli ve CHRON hastası Devrim Ayık, ağır psikiyatri hastası Terfa Akçın ve Hepatit B’ye bağlı siroz ve karaciğer kanseri hastası Şerif Ağu'nun sağlık ve tedaviye erişim hakları engellendiği, hayati tehlikelerinin bulunduğu belirtildi.
Durumu son derece ağır
Raporda, 8 aydır tutulan ve 2008'den bu yana psikiyatri tedavisi gören hasta tutsak Akçın'ın durumunun kötüye gittiği ifade edildi. Akçın'ın dışarıdayken zaman zaman yataklı tedaviye alındığı ve gözaltı sırasında ilaçlarının verilmemesi nedeniyle durumunun kötüleştiği belirtilen raporda, Akçın'ın Aralık 2019’da Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'ne sevk edildiği aktarıldı. Raporda, Akçın'ın durumuna ilişkin, "Mahpusun durumu son derece ağırdır. Zaman-mekan kargaşası ve sebepsiz büyük korkular yaşayan mahpusu olumsuz etkilememek için tutanak tutulmasından imtina edilmiştir. Eşi daha önce de intihar girişimlerinin olduğunu bildirmiştir" denildi.
Akçın'la ilgili bölümün devamında ise şu ifadelere yer verildi: "Tutuklu yargılamanın istisna olması gerekirken, kendisine yönelik suçlamaların, cezaevindeki mahpusları ziyaret ve HDP yöneticisi olarak, HDP'nin Suruç ilçesine ziyaretine katılımı örgütlemek gibi olaylardan ibaret olduğu bir dosyada, durumu bu kadar ağır bir hastanın, tutuklu yargılanmasının kabulü mümkün değildir. Hapishanede kalması yaşamsal tehlike arz etmektedir."
Sürgün sonrası darp
Tekirdağ’da, 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden geçtiğimiz hafta 1 Nolu F Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen 12 tutsak darp edildi. Avukatları aracılığıyla maruz kaldıkları durumu aktaran tutsaklar, F Tipi Cezaevi girişinde çıplak arama dayatması yapıldığını, bunu kabul etmedikleri için darp edildiklerini aktardı. Tutsaklar, kitap ve elbiselerine el konulduğunu da belirtti.
100 gardiyanla baskın
Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Cuma günü C9 ve C10 koğuşlarına baskın yapıldı. 100’ün üzerinde gardiyanın katıldığı baskınlarda, koğuşların dağıtıldığı, tutukluların dolaplarındaki kişisel eşyalarının yerlere atıldığı ve radyolarına el konulduğu bildirildi. Baskın sırasında bazı kadın tutsakların uygulamaya tepki gösterdiği için gardiyanlar tarafından boğazları sıkılarak darp ve tehdit edildiği aktarıldı.
Kaburgalarını kırdılar
Bandırma 1 ve 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nden Afyon T Tipi Cezaevi’ne sevk edilen 25 tutsak şiddete maruz kaldı. Tutsak yakınları ve MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yetkililerinden alınan bilgilere göre, yol boyunca ring araçlarında kötü muameleye maruz kalan tutsaklar, Afyon T Tipi Cezaevi’ne getirilince üstleri çıplak aranmak istendi. Bu dayatmaya karşı çıkan tutsaklar, gardiyanlar tarafından darp edildi. Tutsaklardan bazıları, aldıkları darbeler sonucu yaralandı. Cezaevine alınan 25 tutsak, daha sonra tek kişilik hücrelere konuldu.
Tutsaklardan Engin Okuducu, ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde şunları aktardı: "Çarşamba günü Afyon Cezaevi'ne sürgü edildik. Sürgün sırasında ve getirildiğimiz cezaevinde darp edildik. Darp nedeniyle vücudumuzda kırıklar oluştu. Kiminin ayağı, kaburgası ve kolu kırıldı. Her birimizi ayrı ayrı hücrelere koydular. Tedavimiz yapılmıyor."
Koşullar giderek kötüleştiriyor
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutsakların serbest bırakılması istemiyle Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği F Oturumu’nun 412. hafta eylemi, bir kez daha polislerce engellendi. Engelleme üzerine açıklama İHD binası önünde gerçekleştirildi. İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi Mehmet Acettin, adaletsizlik, hukuksuzluk ve tarafgirliğin çok açık biçimde meşrulaştırılmaya çalışıldığını vurguladı. Uygulanan baskı politikalarının cezaevlerinde gün geçtikçe hızını arttırdığını belirten Acettin, Bafra T Tipi Cezaevi’ndeki hasta tutuklu Metin Turan’ın durumuna dikkat çekti. Acettin, “Metin Turan yaklaşık 20 yıldır birçok hapishaneye sevk edildikten sonra şu an Bafra T Tipi Hapishanesi’nde kalmaktadır. Metin Turan, 19 Aralık Katliamı sırasında bulunduğu Sağmalcılar Hapishanesi’nde iki gözünde de görme kaybı meydana gelmiş aynı zamanda vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluşmuştur" dedi. Turan’ın defalarca, devlet ve üniversite hastanesi sağlık kurullarına gitmesine karşın yeterli tedavi ve cerrahi müdahale yapılmadığına dikkat çeken Acettin, sağlık problemlerinin hapishane koşulları sebebiyle gittikçe kötüleştiğini, devlet ve üniversite hastaneleri tarafından verilen sağlık raporlarının dikkate alınıp serbest bırakılmasını istedi.
27 yıllık hasta tutsak
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi de eylemlerinin 284. haftasında İHD Ankara Şube önünde bir araya geldi. İnisiyatif üyeleri bu haftaki eylemini 27 yıllık hasta tutsak Mehmet Zeki Eşin’in sağlık durumuna ayırdı. İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen yaptığı açıklamada, Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Eşin’in sağlık durumuna anlatarak, “Tetkik ve tedavileri eksiksiz yapılmalıdır. Ağır hasta listemizde olan mahpusun yaşam hakkının korunması açısından dışarıda ailesinin yanında tedavilerinin yapılması, sağlığa erişimde engellerin ortadan kalkabilmesi için serbest bırakılmalıdır” dedi.
Kanser hastası Özbay
İHD İzmir Şubesi'nin bir hafta kayıplar, bir hafta da hasta tutsaklar için yaptıkları eylemin 527. Konak’ta bulunan Başbakanlık binası önünde gerçekleşti. İHD İzmir Şube Yöneticisi Cemile Karakaya, Erzurum Kadın Kapalı Cezaevi'nden Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'ne getirilen Fatma Özbay’ın 1997’de aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından dolayı 22 yıldır cezaevinde bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Mayıs 2018’de meme kanseri teşhisi kondu ve aynı ay içerisinde ameliyat edildi. Oyalanma ve gecikmelerden sonra 3. aşamada kanser tespit edilmiş ayrıca ciğerinde de bir kitle bulgulanmış. Memesi ameliyatla alınıp 9 gün hastanede kalıp daha sonra hapishaneye götürülmüştü. Hastaneye getiriliş götürülüşlerinde, ameliyata girişinde ve hastanedeki hücrede kaldığı süre içerisinde elleri hep ranzaya kelepçelenmişti.”
Karakaya, Özbay'ın kemoterapi ilaçlarıyla ayakta kaldığını ve kişisel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını dile getirdi. Özbay’ın meme kanserinin rahime sıçrama tehlikesi bulunduğunu vurgulayan Karakaya, buna rağmen tedavisi yapılmadığını ifade etti. Hijyen ve özel beslenme koşullarının da sağlanmadığını aktaran Karakaya, “İstenildiğinde hastalık ve yaşlılık nedeniyle mahpusları affeden anlayış, bunca hastalıklarına rağmen Fatma gibi insanlara kayıtsız kalmaktadır. Herkese eşit ve adil yaklaşım istiyoruz” diye konuştu.
HABER MERKEZİ