Sınır bölgeleri ve komando birliklerinde para karşılığı gerilla güçlerine karşı kullanılan paralı askerlere, ilk sözleşme ardından fiziki ve sözlü mülakat sonrası ikinci sözleşme imzalatılıyor. İlk sözleşmenin bir nüshası paralı askerliği kabul eden kişiye verilirken, “ölümlerinin sadece ailelerine bildirileceği” yönünde taahhütün yeraldığı ikinci sözleşme ise tek kopya ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı arşivinde tutuluyor.
Paralı askerlik başvurusu kabul edilen bir kişi ANF’ye konuştu ve “Sözleşmeli Er ve Erbaş” yani paralı askerler muammasına açıklık getirdi. Paralı askerlik, AKP tarafından Meclis’e sunulan yasa teklifi ile 10 Mart 20011 tarihinde kabul edilip Resmi Gazete’nin 22 Mart 2011 günlü sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi ve asker alımına başlandı. Yasaya göre halen askerde bulunanlar 57 merkezde başvurularını yapabilirken, askerliklerini bitirmiş olanlar internet üzerinden de paralı askerliğe başvurabiliyor. Yasada belirtilen şartları yerine getirenler Ankara Cebeci’de bulunan Kara Kuvvetleri Personel Temin Merkezi Komutanlığı’nda ön sağlık raporu, fiziki kabiliyet testi sınavı ile sözlü mülakata alınıyorlar. Sözlü mülakatta adaylar psikolojik teste tabi tutularak; ölüm konusunda ne düşündükleri, birini öldürüp öldüremeyecekleri, ‘şehit’ haberlerini TV’lerden izlediklerinde ne hissettikleri gibi sorular soruluyor.

Gizlilik anlaşması
Burada başvuruları kabul edilenlere imzalatılan ön sözleşmede paralı askerlerin “Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu”nda gösterilen ücret ve mali haklar dışında herhangi bir ücret talep edemeyecekleri, göreve başladıktan sonra istihdam edilenlerin sözleşmeli erbaş-sözleşmeli er adaylarında aranılan niteliklerden bir veya birkaçına uymadıkları halinde sözleşmelerinin feshedilecekleri, paralı askerlerin görevi esnasında edindiği gizli bilgileri görevlerinden ayrılsalar dahi TSK yetkili makamlarının izni olmadan açıklayamayacakları imza altına alınıyor.

Asıl sözleşme
Ankara’da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapılan sınav ve mülakatların sonrasında ön başvuruları kabul edilen adaylara sözleşme imzalatıldıktan sonra aday başvuruları kayıt altına alınıyor. Ön sözleşmeyi imzalayan adaylar daha sonra 45 veya en geç 60 gün sonrasında gelen adli sicil ve güvenlik soruşturması raporlarının ‘temiz’ olması halinde tekrar Ankara’ya çağrılarak burada onlara asıl sözleşme imzalatılıyor.
Asıl sözleşmede, “Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu”ndan faydalanmak isteyenlerin yaşanabilecek ölüm ve yaralanma olaylarında tazminat talep etmeyecekleri, ölümleri halinde sadece ailelerine haber verileceği imza altına alınıyor. Göreve başlayan paralı askerler Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılıyorlar ve aldıkları ücret 16 yaş üzeri çalışanların aldığı asgari ücretle eş değer. Paralı askerlere verilen operasyon ve görev ücretleri ile birlikte ellerine geçen aylık net para 1500 ile 1750 arasında. 


İşsiz gençlerin tercihi
Amed’de askerliğini yaparken terhisine bir hafta kala rapor alan ve rapor bitiminde 7. Kolordu Komutanlığı‘na paralı askerlik için başvuran ve ismini açıklanmasını istemeyen bir asker, herhangi bir mesleği olmadığı için bu işi kabul ettiğini söyledi. Paralı askerliğe 2. dönem başvurusunda bulunduğunu ve Ankara’da sınava tabi tutulduklarını belirten asker, koşu, kültür-fizik, şınav çekme gibi fiziki testlere tabi tutulduktan sonra adayların mülakata alındığını ve hiçbir şekilde yazılı sınav olmadığını söyledi.

Yazılı mülakat yok
Ankara Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapılan mülakatta aralarında Binbaşı ve Astsubay ile sivillerin bulunduğunu belirten asker, “Soru-cevap şeklinde mülakat yapıyorlar. Heyet oluşuyor. İçlerinde yaşlı siviller var, subaylar var. Benim girdiğim mülakatta, ‘yeri gelince adam öldürür müsün’, ‘şehit haberlerini televizyonlarda izleyince ne hissediyorsun’, ‘komutanın birini öldür derse öldürür müsün’, ‘ölüm konusunda ne düşünüyorsun’, ‘karşı cinse ilgin ne kadar’, ‘neden sözleşmeli er olmak istiyorsun’ şeklinde sorular sordular. Mülakat bittikten sonra ‘seni bilgilendireceğiz’ dedikten sonra döndüm. Bir aydan fazla bir süre sonra da güvenlik soruşturmamın tamamlandığı belirtilerek Ankara’ya tekrar çağrıldım. Burada ön sözleşme dışında ikinci bir sözleşme imzalatılıyor. İkinci sözleşmeden sonra ise iki aydan fazla bir süre verilen eğitimin sonrasında işe alındım” dedi.

Sözleşme tek nüsha
ANF’ye konuşan asker, imzalatılan belgenin tek nüsha olduğunu ve çok sayıda resmi yazının yanısıra, ölüm ve yaralanma halinde tazminat kabul etmeyecekleri, ölüm halinde sadece ailelerine, aileleri yoksa haber verebilecekleri en fazla 3 kişinin isminin verilebileceğinin yazıldığını söyledi.

Bakan soruyu cevaplamamıştı
Hakkari Milletvekili Adil Kurt, geçen Haziran ayında Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği 5 soru önergesinden birinde, alınan sözleşmeli er ve erbaşların ölümlerinin açıklanmaması, cenaze töreni yapılmaması gibi bir maddenin olup olmadığını sormuştu. Milletvekili Adil Kurt’un, “Çatışmaların yaşandığı bölgelerde görevlendirilen sözleşmeli er ve profesyonel birliklerde çalışan personeller işe alınırken ve imzaladıkları sözleşmelerde haklarıyla ilgili ‘ölümleri durumunda’ belirtilmiş özel husus veya hususlar var mıdır? Bu anlamda bölgedeki çatışmalarda ölmeleri durumunda, ‘ölümlerin açıklanmaması’ gibi bir beyanda bulunmuş veya böyle bir ibareye imza atmışlar mıdır?” şeklindeki iki sorusunu görmezden gelerek şu cevabı vermişti: “Temin edilen sözleşmeli er ve erbaş ile diğer profesyonel personelin sözleşmeleri; 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri’nde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Uzman Erbaş Yönetmeliği, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliği esasları çerçevesinde yürütülmüştür.”

Kendini yalanladı
Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, soru önergesine verdiği yanıtta, “Bugüne kadar terörle mücadele kapsamında şehit olan sözleşmeli erbaş/er bulunmamaktadır” demesine rağmen, aynı soru önergesine verdiği cevapta ise “İcra edilen İç Güvenlik Harekatı kapsamında 3 Eylül 2011-26 Haziran 2012 tarihleri arasında 41 profesyonel (subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş) şehit olmuştur” diyerek kendi kendini yalanladı.
Genelkurmay Başkanlığı’ndan geçen hafta yapılan yazılı açıklamada da başlangıç tarihi vermeyerek 6 Eylül 2012 itibariyle ölen asker sayısının 88 olduğu ve bunlardan 54’ünün profesyonel asker olduğu belirtilmişti.
İçişleri Bakanlığı’na bağlı Şehit ve Gaziler Derneği’nin rakamlarına göre ise16 Ocak 2012 - 2 Eylül 2012 arasında 150 askerin yaşamını yitirdiği, bunlardan 114’ünün ise İç Güvenlik Harekatı yapılırken yaşanan çatışmalar sonucu olduğu belirtiliyordu.
23 Temmuz 2012 tarihinde HPG gerillalarının Şemdinli, ardından Çukurca ve Beytüşşebap bölgelerinde ilçe merkezleri ve karakollara yapılan saldırılarda onlarca asker ölmüş ve bunlar kamuoyundan gizlenmişti.


Talep yok
10 Mart 2011 tarihinde kabul edilen paralı askerlik yasası sonrasında yapılan iki dönemde şu ana kadar yaklaşık 1500 kadar asker veya sivilin silah altına alındığı öğrenilirken, başvurunun beklenenin altında olduğu belirtiliyor.


MUSTAFA DOÐAN / ANF/AMED