
Türkdoğan: Korkunç olur
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İç Güvenlik Paketi'nin mevcut haliyle yasalaştığı taktirde Türkiye’nin giderek daha da otoriter bir rejime kayacağının uyarısını yaptı. Bu tarz otoriter yönetimlere polis devleti denildiğini hatırlatan Türkdoğan, bu paketin birçok alanda insan hakları ihlallerinin çoğalmasına neden olacağına işaret etti. Türkdoğan, “Polise bu kadar geniş yetki veremezsiniz. Polise silah kullanma yetkisi veremezsiniz. Yaşam hakkını her koşulda savunmak zorunda olan bir devlet eğer basit bir gösteride sırf molotof kullanılacak diye polise vurma yetkisi veriyorsa bu çok korkunç sonuçlara neden olur” dedi. Paketle birlikte yolsuzluklara karşı mücadelenin ve kamu görevlilerinin işlediği suçlarının soruşturmanın önünün de kapatıldığına dikkat çeken Türkdoğan, vali ile kaymakamlara adli kolluk amiri yetkisi verildiği için cumhuriyet savcılarının ancak vali ve kaymakamlık engellini aşabildiği taktirde yolsuzluk soruşturmaları yapabileceklerini kaydetti. Pakete ilişkin kaygılarını 5 Aralık günü Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç ile paylaştıklarını ancak Arınç’ın yorum yapmadığını sadece dinlemekle yetindiğine belirten Türkdoğan, önümüzdeki günlerde Meclis Komisyonu'na gidip paketten vazgeçilmesi gerektiğini söyleyeceklerini aktardı.
Kaboğlu: Özgürlük korkusu
Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu ise düzenlemeyi, “Nasıl yüzde 10’luk baraj demokrasi korkusuysa, bu paket de özgürlük korkusu” diyerek özetledi. Paketi çok olumsuz ve kabul edilemez olarak değerlendiren Kaboğlu, “Düşünün bir gaz maskesiyle sokağa çıkmanız dahil 4 yıl hapis cezasını beraberinde getirecek. Bu tabii kabul edilemez" dedi. Bu tür düzenlemelerin büyük bir özgürlük korkusunun yansıması olduğuna dikkat çeken Kaboğlu, bundan sonra halkı neyin beklediği sorusuna, “2015'in ilk yarısında göreceğiz ne olacağını. Büyük ayrılaşmalara götürebileceği gibi özgürlük mücadelesine de götürebilir. Umarım ki her ikisinin sonucu da olumlu olur” diye cevap verdi.
Kürkçü: Zorla yönetme gayreti
AKP’nin toplumu halkın rızasına dayanarak yönetemeyeceğini artık gördüğünü kaydeden HDP Milletvekilli Ertuğrul Kürkçü, “O nedenle halkın rızasının olmadığı bir yerde bütün devletlerin ve hükümetlerin aklına gelen ilk şey onların da aklına gelmiştir o da zor ile toplumu yönetmek” diye konuştu. AKP’nin tüm muhalefeti en ağır şekilde tehdit altında tutarak bastırma yoluna gitmeyi göze aldığını ifade eden Kürkçü, ancak bu durumun hükümet açısından da çok büyük çelişkileri beraberinde getireceğinin altını çizdi. Kürkçü bu çelişkilere şöyle sıraladı:
* Birincisi; 'çözüm süreci' ortamıyla bu şiddet bağdaşmayacaktır. Dolayısıyla bu paket aynı zamanda çözümü büyük bir tehdit altına almaktadır. Çünkü halkın çözümü sahiplenmesi veya hükümetin kimi tekliflerini kabul etmediğini ifade etmesinin yolu ancak sokakta mümkündür. Oysa bu düzenlemeyle sokakta hak arama yolunu kesen hükümet, tıpkı 6-7 Kasım’da yaptığı gibi Kürt halkını şiddet ile tehdit ediyor ve açıkça 'ya benim istediğimi kabul edersin ya da seni vururum’ diyor. AKP’nin buradan çıkarttığı sonuç, halkın sokakta olmaması gerektiği sonucudur ki zaten halk bunu kabul etmez.
* İkincisi; Türkiye’nin dört bir tarafında işçi, köylü kitleleri, öğrenciler huzursuzlukları ile var olan iktisadi ve siyasi düzene karşı itirazlarını ifade etme arzusuyla dolular. Bu durum da hükümeti çok korkutuyor. Bakın mesela hiç dikkat ettiniz mi bir maden faciası meydana geldiğinde devletin oraya önce ambulans değil jandarmadır. Gönderilen jandarmalara ise 'tüfeğinizin emniyetini açıp öyle gidin' deniyor. AKP açıkça halkı ölümle terbiye etmek istiyor.
OHAL tüm ülkeyi kapsayacak
CHP İstanbul Milletvekilli Sezgin Tanrıkulu ise OHAL’in Kasım 2002 tarihinde kaldırıldığını, ancak aradan 11 yıl geçmesine rağmen, bugün tüm Türkiye’nin hem filen hem de çıkartılan yasalarla yeni bir OHAL rejimine dönüştürüldüğünü vurguladı. Valilere OHAL döneminde verilen yetkilerin aynısının bu kez Türkiye’deki tüm valilere verileceğine dikkat çeken Tanrıkulu, OHAL döneminde yaşanmış bütün hak ihlalleri zemini sadece bir bölgeye değil tüm ülkeye yayılacak” dedi. Düzenlemenin aslında AKP Hükümeti'nin özgürlüklerden uzaklaştığını ve hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına aldığının göstergesi olduğunu ifade eden Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını duyurdu.
ZEYNEP KURAY/ANF/İSTANBUL