
Rojava’nın Qamîşlo kentine bağlı Til Berak’ta 2 Mart’ta şehit düşen İngiltere vatandaşı YPG’li savaşçı Konstandinos Erik Scurfield’in (Kosta/Kemal) annesi Vasiliki Scurfield, İngiltere Başbakanı David Cameron, ABD Başkanı Barack Obama ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in dikkatine yönelik ay başında bir imza kampanyası başlattı. "Stop ISIS. Act decisively- DAİŞ’i durdurun. İstikrarlı davranın“ başlığıyla sürdürülen kampanyaya www.change.org üzerinden imza verilerek destek olunabilir. Vasiliki Scurfield ile acısı hala çok taze olan oğlunu, devam eden imza kampanyası ile Batı’nın DAİŞ’e karşı mücadele eden Kürtlere yönelik politikasını konuştuk.
Bize oğlunuzu anlatabilirmisiniz; çocukluğu, insanlara yaklaşımını nasıldı?
Oğlum iyi bir çocuktu. Yaklaşık dört yaşında iken, sabahları kız kardeşine kahvaltı hazırlar; televizyona bir video koyar ve birlikte izlerlerdi. Her zaman hayvanları korur, kollardı. Evde hayvan beslerdi. Bir köpeğinin yanısıra aynı zamanda tavukları ve ördekleri de vardı ve o kuşları daha yumurtada iken büyütmeye başlardı. Doğaya hayrandı. Okuldayken öğretmenlerinden iyi notlar ve takdir alırdı; oyunculuğa ilgiliydi. Okul piyes ve müzikallerinde yer aldı ve çevre ve kültür araştırması için İsveç’e gitmek üzere Comenius projesinin bir parçası olarak seçildi. O aynı zamanda Afrika’nın Malealea bölgesindeki bir projeye dahil olmuştu. Okulundaki diğer arkadaşları ile yüksek miktarda para toplamış ve daha sonra oraya giderek okulun boyanması, fidanların dikilmesi ve çevre temizliğine yardımcı olmuştu.
Kosta neden Rojava’ya gitti?
Kosta, DAİŞ’in gerçekleştirdiği vahşet ve zulüm karşısında dehşete düşmüştü. O sırada ordudaydı ve oldukça başarılıydı. Sonra Britanya ordusunun oradaki insanlara yardımcı olmayacağını farketti; o nedenle hayal kırıklığına uğradı. Yetenek ve eğitime sahip olduğuna ve yardım etmek için kendi başına bir şeyler yapması gerektiğine karar verdi. O, bir tek kişinin bile fark yaratabileceğini savundu. Sanırım o aynı zamanda Batı’nın kollektif bir sorumluluğu olduğunu da hissetti çünkü çok sayıda DAİŞ militanı Batı‘dan. Aile olarak bizler insanların bizim için bir şeyler yapmasını beklemeyiz. Kendimizi yere atıp sızlanmayız çünkü bunun işe yaramadığını biliriz. Bunun yerine ayağa kalkar ve kendimiz yaparız. Oğlum da bunu yaptı.
Peki DAİŞ’in yenilgiye uğratılması için Batılı hükümetlerin ne yapması gerekiyor?
Bu konuda uzman değilim; fakat oradaki insanların aktardığı kadarıyla kanımca finansal desteğin kesilmesi ve insanların katılımının durdurulması gerekmektedir. Parasız ve insansız hiçbir ordu devamlılığını sürdüremez. Ayrıca herkes Kürt halkı ile doğrudan konuşmalı; onlara nelere ihtiyaç duyduklarını sorduktan sonra ihtiyaçları karşılanmalıdır. Ayrıca Kürt halkının bir birleşik cepheye ihtiyacı var.
Türkiye-Suriye sınırı boyunca bir BM varlığı ya da gözlemcilerin olması neden gereklidir?
DAİŞ’in malzeme-mühimmat ve yeni katılımcıları Türkiye üzerinden edindiği iddialarını duydum. Ayrıca Rojava için gelen yardımların hedefine ulaşması engelleniyor. Orada delilleri kaydedecek ve bu iddiaları araştıracak tarafsız bir gücün varlığını istiyorum; bu şekilde Batılı hükümetleri kabul etmeye zorlayacak kanıtlar elde edilmiş olacaktır. Ayrıca Rojava’nın yeniden inşaası ve insani yardım için desteğe ihtiyacı var. BM bir insanı yardım koridoru açmalıdır.
Sizce Batılı hükümetler YPG ile neden doğrudan görüşmüyorlar? Sizce neden bölgedeki bu büyük soruna yönelik kararlı bir duruş sergilemiyorlar?
Bunu bilmeyi çok isterdim. Bunun bir nedeni Suriye’deki bütün durumun karmaşıklığıdır. Diğer nedeni de Ortadoğu’daki ‘müttefikleri’nden gelen siyasi baskı olabilir.
Bildiğiniz gibi İngiltere’de genç bir Kürt kadın DAİŞ’e karşı savaşmak istediği için tutuklandı. Sizce DAİŞ‘e karşı koalisyonun üyesi olan İngiltere hükümeti neden DAİŞ’e karşı savaşmak istediği için birini tutuklar?
İngiltere hükümetinin bunu neden yaptığını bilmiyorum. Yargılamanın detaylarını da bilmediğim için gerçekten yorum yapma durumunda değilim. Korkum, görünürde Şilhan Özçelik’in yargılanması olmasına rağmen, belki de bunun altında potansiyel olarak YPJ ve YPG’nin yasallığının yargılanmasıdır. Belki de onu yargılamak istiyorlardır ve daha sonra eğer yapabilirlerse YPJ/YPG’ye yardım etmenin yasadışı olduğunu kanıtlamak için bu yargılamayı kullanabilirler.
Bu tutuklamanın PKK’nin İngiltere’de ‘terör listesi’nde olmasıyla bağlantısı var mı? PKK neden listeden çıkarılmalıdır?
Bence PKK’de daha ılımlı bir yaklaşım ve daha fazla diyalog söylemleri var. Batı dünyası İran ile konuşuyor, Küba’yı listeden çıkardı, neden PKK’yi çıkarmasın ki?
DAİŞ tarafından kaçırılarak seks köleliliğine zorlanan kadınlar için ne yapılmadır sizce?
Bu öylesine büyük ve korkunç bir konu ki bir cevabım yok buna. Kalbim bu kadınlar için kanıyor. Batı’nın Êzîdî Kürt halkı ile birlikte uygun bir plan yapması gerekiyor. Dünya hükümetlerinin bu gibi suçlarda tek tek hepsinin izini bulup onları ailelerine geri getirme konusunda neden uzmanlardan oluşan çok uluslu bir görev gücünü oluşturamadığını ya da bu mümkün değilse bile kurtulanlara tercih ettikleri herhangi bir ülkede yeni bir başlangıç yapabilmeleri için ihtiyaç duyulan bakım ve psikolojik danışmayı neden veremediklerini merak ediyorum. Yol almak ve bir şeylerin gerçekleştirilmesi için tüm topluluklar ve ülkelerden insanların bir araya geldiği bir çeşit merkezi bir örgüte ihtiyaç var. Hükümetlerin daha fazla haberdar olmasını ve bu sorunlarla ilgili sorularımızı yanıtlamalarını sağlamaya çalışmalıyız. Sadece birlikte çözüm bulabiliriz bu soruna ve onları unutmamalıyız; konunun geri planda kalmamasına izin vermemeliyiz.
Sizce DAİŞ gibi bir karanlık örgüt, Türkiye gibi ülkeler tarafından neden finanse edilir ve desteklenir? Ve bu gibi ülkelere yönelik ne tür cezai yaptırımlar uygulanmalıdır?
Cevap bulamıyorum buna; niye olduğunu tahmin bile edemiyorum. Tıpkı kişilerin Batı‘da iyi bir eğitim, ücretsiz sağlık bakımı ve özgür yaşam gibi bir şansları varken neden Suriye ve Irak’a gidip Kürtlerin elinden benzer haklarını alıp, bu masum insanları katletmek istediklerini hayal edemediğim gibi. Bunların hiçbirine anlam veremiyorum, oğlum da anlam veremedi. Gerçekçi olmak gerekirse Ortadoğu’da ve Ukrayna’da kargaşa olduğu sürece Türkiye’ye karşı herhangi bir yaptırım öngörmüyorum çünkü belki de Batı Türkiye’nin ‘saygınlığına’ ihtiyaç duyduklarını hissediyor.
Oğlunuz henüz iki ay önce yaşamını yitirdi. Hala oğlunuzun yasını tutmanıza rağmen DAİŞ’e karşı savaşan YPG’nin desteklenmesi için bir imza kampanyası başlattınız.
Değişimin olabileceğine inanmak zorundayız. Bir imza kampanyası ile yüz bin imza toplamaya çalışıyorum. Bu sayede hükümetleri bu konular ile ilgili konuşmaya, tartışmaya zorlamaya çalışıyorum.
Kürtler kampanyanıza destek olmak için neler yapmalıdır?
Herşeyden önce, kampanyayı imzalayın. Ben aynı zamanda Britanya’daki tüm Kürtlerin milletvekillerine yazmalarını sağlamaya çalışıyorum. Gönderilmesi gereken mektubu ben hazırlayacağım; yapmaları gereken tek şey kopyalayıp maillerine yapıştırmak ya da yazıcıdan çıkarıp imzalayıp postalamak olacaktır. Ayrıca Kürdistan’daki Kürt halkının da Britanya Başbakanı’na e-mail göndermesini isterim. Mektubu memnuniyetle hazırlayabilirim.
Aynı zamanda Kürt olmayan arkadaşlarımın tümünün sözkonusu mektubu yazmasını sağlıyorum. Sadece bir kaç kişi yazarsa bu kampanya işe yaramayacaktır. Çok ama çok sayıda kişi kısa bir süre içerisinde mektup yazmak zorunda. Herkes dahil olmak zorunda. Herhangi bir şeyi yapmadan önce hükümetlerin bu meseleler ile ilgili konuşmasını, tartışmasını sağlamak zorundayız.
Haziran mektup yazma ayı olacak o nedenle hızlı bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Yazdığım mektupların uyarlaması yapılabilir ve tercüme edilebilir; her ülkenin milletvekili ve liderlerine ya da BM sözcüsüne gönderilebilir.
Daha sonra Kürt halkının randevu alarak, DAİŞ’e karşı savaşta yaşamını yitiren kişilerin fotoğrafları ile milletvekillerini ziyaret etmesi ve onlara "Bu annem, kardeşim, yakınım“ demesini istiyorum. "Bu benim diğer kardeşim, dayım, amcam, kuzenim..“ diyerek başka bir fotoğraf gösterin.
Daha sonra "Bu ölümleri durdurmak için ne yapacaksınız?“ diye sorun. Başka bir tartışmaya gerek yok basitçe "ne yapacaksınız?“ diye sorun.
Kürt halkıyla Britanya ve Batı arasında bir diyalog istediğinizi belirtin.Britanya’da elli bin Kürt var. Bunların her biri bir mektup yazsa ve daha sonra Kürt olmayanları da dahil edebilirsek, bu çok sayıda mektubun gönderilmesi anlamına geliyor ve her bir mektuba yanıt olmaları gerekiyor.
Ayrıca Kürdistan’daki Kürtleri de ekleyin. Mektupları yazmak için birbirinize yardım edin. Örneğin; toplum merkezlerinde akşamları mektup yazma etkinlikleri için buluşun. Birlikte sosyal bir ortamda yazıcıdan çıkarıp imzalayın.
Bunun, büyük eylem ve gerçek savaş haline alışmış insanlar için anlamsız görünebildiğini biliyorum fakat DAİŞ‘in alışık olmadığı uygar bir tezatlığı sağlamak gerçekten yararlı olabilir. Bu ayrıca Kürt olmayanların da Kürt meselesine daha fazla sempati duymalarını sağlayacaktır. Akıllıca hareket edin, güçlü ve umutlu olun.
Öykü yazıyorum
Vasiliki Scurfield kendisini şöyle tanımlıyor: Ben İngilizce öğretmeniyim ve aynı zamanda İngilizce öğretmeni yetiştiriyorum. Yarı Yunan yarı İngilizim. Hayatta olan üç çocuğum ve eşim ile Kuzey İngiltere'nin küçük bir köyünde yaşıyoruz. Hobi olarak roman ve öyküler yazıyorum, belki bir gün yayınlanırlar.
SUNA ALAN/LONDRA
Fotoğraf: EREM KANSOY