
Şenlik Köyü'nde yaşayan 27 yaşındaki Leyla Benice, helikopter sesleriyle uyandıklarını belirterek, "Dışarıya çıktık dağlar bombalanıyordu. Köydekiler ani bir refleks ile operasyon bölgesine akın etti. Herkes tepelere çıkmaya çalışıyordu" dedi. Askerlerin engelleme girişimlerinin sonuçsuz kaldığını belirten Benice, şöyle konuştu: "Askerler önümüzü kesti 'Nereye gidiyorsunuz geri dönün' diye bağırdı. Biz yolumuza devam ettik. Halk askerlere 'Siz gidin dağlarımızdan bu dağlar bizimdir, sizin ne işiniz var buralarda' diye tepki gösterdi. Gelemeyen bazı anneler vardı. Onlar da ancak köyün girişine kadar gelebildi. 'Yine geldiler çocuklarımızı öldürmeye' diyerek feryat ediyorlardı. Biz dağlara tırmanmaya çalışırken, askerler önümüzü kesti. Bizimle tartıştılar. Sürekli olarak 'durun durun yoksa ateş ederiz' diyorlardı; ama kimse dinlemiyordu. Askerler bizlere silah sıktı, gaz bombaları attı. Ama halk ne onların kurşunlarını neden bombalarını dinlemedi. Kimse moralini bozmadan tepelere çıkmaya devam etti."
'Barışsa askerin işi ne?'
Yolda 3 korucu ile karşılaştıklarını ve korucuların operasyon bölgesine gidişini de engellediklerini anlatan Benice, durduruldukları yerde askerlerin kendilerine taş attığını söyledi. Askerlerin halkın tepkisi karşısında durmak zorunda kaldığını aktaran Benice, "Yukarıya kadar çıktık. Tepeleri tuttuk burada. Askerlere 'neden buraya geldiniz Erdoğan barış demiyor mu?' dedik. Askerler 'Kim demiş barış' şeklinde cevap verdi. Gerçekten madem barış istiyorlar o askerin orada ne işi vardı?" diye sordu. Helikopterlerden inen askerlere halkın taş attığını belirten Benice, "Başlatılan operasyonu böylelikle sonlandırdık. Bizler artık yaşaya yaşaya, göre göre bıktık bu operasyonlardan. Bu böyle nereye kadar devam edecek” diye konuştu.
1990'ların korkusu aşıldı
Lice'nin Çemê Elike (Birlik) Köyü'nde yaşayan ve operasyon bölgesine gidenlerden biri de 3 kayını PKK'de olan 26 yaşındaki Ceylan Nergiz. 1990’lı yılların unutulmadığını söyleyen Nergiz, "Askerler köylerimize geliyordu. Her yeri yıkıp geçiyordu. O dönemler herkes onlardan korkuyordu. Kimse sesini çıkaramıyordu" diye belirtti. Artık operasyonlara sessiz kalmadıklarını ve bu çatışmaların sona ermesi için ellerinden geleni yapacaklarını dile getiren Nergiz, şunları ifade etti: "Bizler artık huzurlu bir ortam istiyoruz. Ne askerlerin ne de gerillaların ölmesini istemiyoruz. Halk bunun için operasyonların önüne geçiyor.”
'Çocuklarımız savaşı görmesin'
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmeler sürerken Erdoğan'ın bir taraftan barış dediğini bir taraftan da operasyon yaptığını belirten Nergiz, "Bizim de çocuklarımız büyüyecek. Biz çocuklarımızın savaş ortamında büyümesini istemiyoruz” dedi.
Çemê Elike Köyü'nde yaşayan ve operasyonların durması için dağlarda nöbet tutan Dilan Oyunlu (30) ise, şöyle konuştu: "Biz zamanında çok hakaret gördük. Askerler gelip kışın ortasında evlerimizi basıp gidiyordu. Evlerimizi yakıp yıkıp geçiyorlardı. Köyde yaşayan birçok kişi işkenceden geçti. Köyde birçok kişiyi gözaltına aldılar birçoğu geri dönmedi. Ama şimdi Kürtler çocukları için gidip dağlarda nöbet tutuyorlar. Askerler bizlere 'siz gidemezseniz' dediğinde kimse dinlemedi. Onların yaptığı her şeye rağmen yolumuzdan dönmedik."
NURCAN AYDIN/ DİHA/AMED