
Cezaevindeki tutsaklarla dayanışmak için BDP 30 Ekim Salı gününü “Topyekun Direniş Günü” ilan edip, “Tüm halkımızı bulundukları alanda hayatı durdurmaya çağırıyoruz” açıklaması yaptı. BDP Parti Meclisi toplantısında 30 Ekim’de tüm AKP örgütlerine siyah çelenk bırakılmasını kararlaştırdı.
BDP'nin 14 Ekim'da yapılan 2. Olağanüstü Kongresi’ne seçilen Parti Meclisi (PM) ilk toplantısını yaptı. MYK üyelerinin de belirlendiği toplantıda, ağırlıklı olarak cezaevlerinde süren açlık grevleri değerlendirildi. Toplantının sonuçları yazılı açıklamayla duyuruldu. BDP’den yapılan açıklamada, PM toplantısında, "cezaevlerinden tabut çıkmasına izin verilmeyeceği" vurgulanarak, güçlü eylem ve etkinlikler planlandı. PKK'li ve PAJK’lı tutsakların taleplerinin BDP'nin de talebi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Bu direniş, çözümsüzlük siyasetine bir müdahaledir” denildi. “Ölümleri durdurmak için yarın çok geç olabilir” denilen açıklamada, kamuoyuna açlık grevlerini görmek ve ölümleri durdurmak için çaba harcama çağrısı yapıldı.
Tabut çıkmasın
Açıklamada, “Biz arkadaşlarımızın yaşamlarını kaybetmelerine, cezaevlerinden tabut çıkmasına izin vermeyeceğiz. Ölümleri durduracak biricik güç halkımızın cesareti, kararlılığı ve direnişi olacaktır. Önümüzdeki günleri, sokaklarda, meydanlarda arkadaşlarımızın mücadelesine sahip çıktığımız, onların talepleri konusunda adım atılmasını sağladığımız oranda, onları yaşatabileceğimizin bilinciyle değerlendireceğiz” denildi.
Eylem planı açıklandı
Açıklamada eylem planı ise şöyle anlatıldı:
- Taleplere yanıt verilmesini sağlamak, çözüme giden yolu açmak ve olası ölümleri engellemek için 30 Ekim 2012 Salı gününü ‘topyekun direniş günü’ olarak ilan edildi. Tüm il ve ilçe örgütleri, parti yönetici ve üyeleri, bu kararı uygulamak için gerekli çalışmaları yürütecek. Tüm halkımızı bulundukları alanda hayatı durdurmaya çağırıyoruz. Yaşamı savunmak, ölümlerin önüne geçmek için böylesine güçlü ve topyekûn bir duruşu gösteremezsek, tarih karşısında sorumlu oluruz. Türkiye demokratik kamuoyunun, çözümden, barıştan, demokratik ortak bir gelecekten yana olan herkesi de bu eyleme destek vermeye davet ediyoruz.
- Açlık grevi hakkında bilgi vermek ve duyarlılık çağrısında bulunmak amacıyla, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki parti ve liderlere, Avrupa’daki insan hakları örgütlerine, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin insan haklarıyla ilgili birimlerine, AB ülkeleri liderlerine ve Türkiye büyükelçiliklerine, ABD senatör ve kongre üyelerine, Avrupa Konseyi'nin ilgili birimlerine, uluslararası kanaat önderlerine ve yabancı gazetecilere Eşbaşkanların imzalarıyla mektuplar gönderilecek.
- Daha önce “Genel Merkez Açlık Grevlerini İzleme Komisyonu” olarak görevlendirilen Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu'nda yer alan avukatlar, açlık grevinin sürdürüldüğü cezaevlerini kısa aralıklarla ve sürekli ziyaret edecek, durumu raporlaştıracak ve günlük olarak paylaşacak. Komisyon STÖ (Sivil Toplum Örgütleri) ve DKÖ’lerle (Demokratik Kitle Örgütleri) sürekli bir ilişki ve paylaşım içinde olacak.
- Tüm il ve ilçe örgütleri, 30 Ekim 2012 tarihine kadar kitlesel olarak AKP teşkilat binaları önüne mutlaka siyah çelenk bırakacak.
- İl Örgütleri uygun olan tüm mahallelerde, uygun yerlere “Açlık grevindeki tutsaklar yalnız değildir” çadırları kuracak. Genel Merkez Yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları bu çadırlarda; açlık grevinin durumunu, tutsakların haklı ve meşru taleplerini yapacakları toplantılarla halkla paylaşacak. Milletvekilleri ve belediye başkanları da çadırlarda destek amaçlı yapılacak dönüşümlü açlık grevine katılacak.
- Ayrıca, her il ve ilçe kendi özgün planlaması dahilinde her gün yürüyüş vb. etkinlik yapacak. TUHAD-FED‘in ailelerle birlikte yapacağı etkinliklere il örgütlerimiz destek sunacaktır.
- 25 Ekim 2012 günü Bingöl Cezaevi önünde Eşbaşkan Selahattin Demirtaş’ın katılacağı kitlesel basın açıklamaları yapılacak. 27 Ekim 2012 günü Batman’da yapılacak mitinge Demirtaş katılacak. 28 Ekim 2012 günü Adana’da, Demirtaş’ın katılacağı bir miting yapılacak. 3 Kasım 2012 günü Amed'de yapılacak mitinge Eşbaşkanlar katılacak.
ANKARA
Endişe ve direniş içiçe
Cezaevlerindeki direniş duvarların dışına taşındı. Bakırköy Cezaevi önünde polis saldırısına rağmen açlık grevi yapıldı, Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi önünde yağmur ve soğuk havaya rağmen aileler nöbet tuttu.
BDP İstanbul Kadın Meclisi öncülüğünde Bakırköy Cezaevi'nde açlık grevindeki kadınlarla dayanışma için cezaevi önünde yapılmak istenen 3 günlük açlık grevine polis saldırdı. Aralarında BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, sanatçı Ferhat Tunç, BDP İstanbul İl Eş Başkanı Asiye Kolçak, HDK Yürütme Kurulu'ndan Garo Paylan, insan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu ve tutsak yakınlarının da bulunduğu kitlenin Valilik kararıyla cezaevi önüne yaklaşmasına izin verilmedi. Engellemeyi protesto eden kitle, oturma eylemi yaptı. Polis barikatı önünde açlık grevine başladığını duyuran kitleye polis biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı. Polis saldırısında BDP İl Başkanı Asiye Çolak'ın da aralarında bulunduğu 7 kadın hastanelik oldu. Yaralılar Bakırköy Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaşanan olaylar nedeniyle E-5 karayolu trafiğe kapatıldı.
Polis barikatını aşan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP PM Üyesi Kibriye Evren, İstanbul Kadın Meclisi Üyesi Kıymet Ilgaz'ın da aralarında bulunduğu 6 kişi cezaevi önünde açlık grevi eylemi başlattı. Kitle ise BDP Bahçelievler İlçesi'nde açlık grevine başladı. Akşam saatlerine kadar cezaevi önündeki eylemlerine devam eden BDP'liler, ardından parti binasındaki açlık grevine katıldı.
Cezaevi önünde sabahladılar
Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi önünde önceki gün oturma eylemi başlatan tutsak yakınları, cezaevi önünde sabahladı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın da aralarında milletvekilleri dün aileleri ziyaret etti. Demirtaş, "Gün evinde oturup hangi Kürt genci ölecek diye bekleme günü değil. Herkes alanlara çıkıp, onuruna nasıl sahip çıktığını herkese gösterme günüdür. Gün topyekun direniş günüdür. Onların direnişi bizim direnişimizdir" dedi. Bayramın ilk günü Bingöl Cezaevi önünde eylemde olacaklarını duyuran Demirtaş, "Bizim bayram kutlamamız, bayramı sevinçle karşılamamız imkansızdır. Dışarıda, dağlarda, şehirlerde kan akarken, cezaevlerinde arkadaşlarımız genç bedenlerini ölüme yatırmışken, biz bayram kutlayamayız" dedi. "Tek gündemimiz açlık grevindeki arkadaşlarımızdır" diyen Demirtaş şöyle konuştu: "Şundan emin olun içerideki arkadaşlarımızın hayatı Adalet Bakanı'na değil size bağlıdır. Biz hiçbir şahadete izin vermeyeceğiz. Bize düşen de tıpkı sizler gibi meydanlarda olmaktır. Bunun dışında hiçbir çözümün olmadığının farkındayız. Biz buradan hükümeti, vicdanlı ve ahlaklı olmaya çağırıyoruz."
781 STK: Talepleri kabul edin
Tutsak yakınlarının Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde başlattıkları oturma eylemi de sürüyor. Eylemi dün çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ziyaret etti. 781 STK'nin açlık grevlerine ilişkin ortak destek açıklamasını okuyan Diyarbakır Tabip Odası Genel Sekreteri Cengiz Günay, "Sayın Öcalan üzerinde yürütülen anti demokratik tecride son verilmesi, Kürt dilinin üzerindeki yasaklama ve engellemelerin kaldırılması demokratik bir dönemin başlangıcı olacaktır" dedi.
Amed'in Hazro İlçesi'nde de açlık grevlerine destek yürüyüşü yapıldı.
Adana'da ise sivil toplum örgütleri "Ölümleri durdurun, 43 gündür açlık grevinde olan tutsakların sesini duyun" yazılı pankartla yürüdü. Adana'nın Ceyhan ilçesinde ise oturma eylemi yapıldı.
Ağrı'nın Patnos İlçesi'nde de BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy'un da katılımıyla yürüyüş yapıldı.
Van'da ise Feqiyê Teyran Parkı'nda basın açıklaması yapıldı.