Çelikten iradeleriyle öz yönetim direnişinin öncü gücü olan kadınlar, Türk devletinin boyutlandırdığı vahşet karşısında bir kez daha kararlılıklarını biliyor. 90’lı yıllarda köylerinin boşatılması üzerine Nisêbîn’e göç eden, ardından gözaltına alınarak işkenceye maruz kalan, yakınları devlet tarafından katledilen Vesile Kaya, şimdi de Nisêbîn’deki soykırım saldırılarına direniyor. 

Halkın öz yönetim iradesine karşı 6 defa sıkıyönetim kuşatması altına alınarak, saldırılara maruz kalan Nisêbîn’de kadınlar, Türk devletinin zulmüne boyun eğmiyor. Vahşete ve ablukaya rağmen topraklarını terk etmeyenlerin her birinin öyküsü birer direniş tarihi. Vesile Kaya (61) da yaşamının her anında direnişi soluyanlardan. Ömrünün büyük bölümünü devlet zulmüne karşı direnişle geçiren Kaya, Nisêbîn’den zalimlere “Ölsek de terk etmeyiz” diye sesleniyor.

Direnişten vazgeçmedi

90’lı yıllarda devletin köylerini yakması üzerine Nisêbîn’e göç eden Kaya, ilk yıllardan bu yana devletin gerçek yüzünü hep hissetti. Kaya’nın bugünlerde öz yönetim direnişinin sürdüğü Dicle Mahallesi’ndeki evi de 1992 yılında JİTEM ekipleri tarafından basılır, evdeki herkes işkenceden geçirilir. Baskın sırasında Kaya’nın evde bulunan kaynı Teyfik Kayran JİTEM tarafından boğularak katledilir. Kaya ise aynı ekip tarafından evden alınarak bilmediği bir yere götürülür. Bir aya yakın akıl almaz işkencelerden geçirilen Kaya, “öldü” sanılarak bir çöplüğe bırakıldıktan sonra, çevredekiler tarafından bulunarak, hastaneye kaldırılır. 

İşkence ve ölüm tehditlerine rağmen direnişinden ödün vermeyen Kaya, 1992’de Cizîr’deki Newroz kutlamasında kendisini ezmeye çalışan panzerlerden de suya atarak kurtulur. 

Vesile Kaya ile birlikte diğer aile fertleri de devlet zulmünün mağduru oldu. Eşi Ahmet Kaya da gözaltına alınarak, günlerce işkenceden geçirildi, 6 yıl cezaevinde tutuklu kaldı. Baskılar nedeniyle Adana’ya göç etmek zorunda kalan Kaya, eşinin cezaevinden çıkması ardından yeniden Nisêbîn’e döndü.


Çelikten irade!

Bugüne kadar kesintisiz sürdürdüğü direnişini büyüten Vesile Kaya, devletin öz yönetim ilanı ardından güncellediği zulmüne karşı da mücadelesinden taviz vermedi. Mücadelesine dört elle sarılarak, öz yönetimin tüm çalışmalarında aktif olarak yer aldı. 

Nisêbîn’de ilan edilen 6 sıkıyönetim ilanı boyunca evini, sokağını terk etmedi, kararlı duruşuyla öz savunma güçlerine destek oldu, moral verdi. 14 gün süren sıkıyönetim sürecinde dünyaya gelen torununa ise saldırılarda özel harekat polisleri tarafından katledilen Cudi Teber’in adını verdi. 



‘Yapılan zulüm değil de nedir?’

Devlet zulmünün her halinin tanığı ve mağduru olan Vesile Kaya, ne olursa olsun topraklarını terk etmeyeceğini ve özgür yaşam için direnmeye devam edeceğini söylüyor: “Tüm bu yaşananlara rağmen ağzından ‘barış’ sözü çıkanlar yine bizleriz. Yine de istediğimiz tek şey barıştır. Tam 6 defadır burada sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Sadece bizim evimize onlarca mermi isabet etmiş. Bizler her zaman bu zalim uygulamalara maruz kalıyoruz. Bu devletin zulmü değil de nedir? Erdoğan bizim yüreğimizi yakıyor diliyorum ki onun da yüreği yansın” diye konuştu. 

‘Hakkımızı direnerek alacağız’

Tüm saldırılara karşı direniş gösterdiklerini ve bundan sonra da direnmeye devam edeceklerini vurgulayan Kaya, “Belki teneke çalarak, belki zılgıt çekerek, belki de evlerimizi terk etmeyerek direniyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz topraklarımızı, sokaklarımızı, mahallelerimizi bırakmayacağız. Kanımızın son damlasına kadar direneceğiz. Bizler kendi evimizdeyiz Erdoğan’ın evinde değiliz ki. Buralar bizim evimiz, bizim toprağımız. Bu devletin zulmünden bir kere kaçtık metropollere göç ettik. Yıllarca toprağımızın hasretini çektik ve topraklarımıza döndük. Bu defa biz burada ölsek de bırakmayız. Bizlere zulüm yaparak yerlerimizden çıkarmaya çalışıyorlar. Çıkmayız. Hakkımızı direnerek alacağız. Bunu herkes bilsin” vurgusu yaptı.


MELTEM OKTAY/DİHA/MÊRDÎN






Rojava sınırında protesto


Türk devletinin saldırılarına karşı Qamişlo’da sınıra yürüyen Yekîtiya Star üyesi kadınlar, ‘’Soykırımı durdurun’’ çağrısında bulundu. 

Öz yönetim direnişine karşı Türk devletinin boyutlandırdığı saldırılara karşı Rojava’da kadınlar yine eylemdeydi. Yekîtiya Star üyeleri, Qamişlo’ya bağlı sınır köyü Sêgirka’ya yürüdü. Yürüyüşe Mala Jin ve Halk Meclisi üyeleri de katıldı. Yürüyüş ardından yapılan basın açıklamasında, Türk devletinin Kürt halkına yönelik soykırım uygulamaları ve buna yönelik sessizlik protesto edilirken, saldırılara karşı Kürt halkı ve demokratik kamuoyuna harekete geçme çağrısı yapıldı. Kadınların eylemi, ‘’Yaşasın Bakur halkının direnişi’’ ve ‘’Katil Erdoğan’’ sloganlarıyla son buldu.