Cizre’de, 28 yaralının 5 gün boyunca ambulans beklediği, 5’inin kan kaybından yaşamını yitirdiği Cudi Mahallesi’ndeki ev, dün öğleden önce zırhlı araçlarla kuşatıldı, hem havanlarla vuruldu hem de zırhlı araçlardan tarandı. Türk işgal güçleri, çocukların da bulunduğu yaralıları tahliye yerine katletmek için uğraştı.

Türk devletinin, ablukaya alarak tüm savaş unsurlarını saldığı Cizre’de, halkın direnişi 46. gününde. Türk işgal güçleri, yaralıların sığındığı bir evin bodrum katına yönelik kuşatması ve ambulanslara müsaade etmemesinin 5. günü, yaralılardan ölenlerin sayısı 5’e yükseldi. Dün öğle saatlerinde İçişleri Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda Cizre’de bulunan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Cizre Belediyesi’ne ait ambulans ve cenaze aracını bölgeye yönlendirdi. Ancak, ambulanslar ulaşmadan Türk işgal güçleri saldırılarını yoğunlaştırdı ve evi hedef aldı. Evde bulunan Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, evde 5 cenaze 23 yaralının bulunduğunu belirterek, devlet güçlerinin kendilerini imha etmek üzere saldırdığını söyledi. Med Nuçe’nin canlı yayınına telefonla bağlanan Tunç, “Kamuoyu bilsin. Daha fazla cenaze çıkması infaz edilmiş olduğu anlamına gelir. İki ihtimal var; ya bodrumda infazı bekleyeceğiz ya da birkaç arkadaşımızın katledilmesini göze alıp dışarı çıkacağız” derken, yoğun silah ve patlama sesleri geldi; telefon kesildi. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ise hemen ardından twitter hesabından şu bilgileri paylaştı: “Kaymakamlıkla irtibat halinde gönderdiğimiz ambulanslardan önce zırhlı araçlar kuşatmış bodrumun etrafını. Bu katliamcı bir mantıktır. Şu an bodrumun etrafı kuşatılmış durumda ve oradan dehşet sesler geliyor…”


Son saldırıdan önce

Türk işgal güçlerinin saldırılarının sürdüğü Cizre’de, 5 gün önce  Cudi Mahallesi’ndeki evin top mermisiyle vurulması sonucu yaralanan ve o günden bu yana ambulans bekleyen 28 yaralı için bütün girişimlere rağmen ambulans gönderilmesine veya insanı bir müdahaleye izin verilmedi. Önceki gün de saldırılar devam etti ve binanın üst katları da yıkıldı. 

AİHM ise yaralıların hastane kaldırılması için yapılan başvuraya doğrudan tedbir kararı vermeyip Anayasa Mahkemesi’ne yönlendirdi.


Sarıyıldız ve Tunç’un çabası

Evin içinde bulunan Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ile belediye binasında bulunan HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, sürekli hem bilgilendirme yaptılar hem de girişimlerin sürmesi için gayret ettiler.

AİHM kararına anlam vermenin çok güç olduğunu toplu halde yaralılar olması ve saldırı devam etmesine rağmen mahkemenin tedbir kararı vermemesini eleştirdi. Önceki akşam yaralıların durumuna ilişkin ise Sarıyıldız, yaralıların yanındaki yurttaşlardan birisinden kendisine gelen “Sürekli su isteyen 13 yaşında bir kız çocuğu var. Hep su istiyor. Ancak içkanaması olduğu icin ona su veremiyorum” ve “Burada Sultan adinda ağır yaralı bir kiz çocuğu var bana sürekli baba beni birakma diyor duyunca kahr oluyorum” mesajlarını paylaştı. 


Validen akıl almaz ifadeler

Yaralıların durumlarının saatler geçtikçe kötüleşmesi üzerine sabah saatlerinde HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Şırnak Valisi ile görüşmüştü. Mahalleye belediyeye ait ambulansın girerek yaralıları alıp İpek yoluna gelecek 112 Acil servis ambulanslarına taşınması önerisini de reddeden Vali, saldırı altındaki mahalleden yaralıların yürüyerek çıkmasını istemişti.


Bedeli ne olursa olsun

Bunun üzerine yaralıların ailelerinden 15 kadın ve Faysal Sarıyıldız, mahalleye gitmek üzere harekete geçmiş fakat grubun talebi Emniyet tarafından engellenmişti. Engelleme üzerine Sarıyıldız, yaralıların alınmaması durumunda yarın hangi koşul altında olursa olsun mahalleye girerek yaralıları alacaklarını söylemiş ve “Eğer yaralılar alınmazsa yarın annelerle birlikte o mahalleye gideceğiz. Bizi de vursunlar. Bedeli ne olursa olsun yaralıları almaya gideceğiz” ifadelerini kullanmıştı.


Sabaha kadar saldırı

Akşam saatlerinde sabaha kadar süren saldırılardan sözkonusu ev de nasibini aldı. Evin bacasından giren havan topu ikinci katta patlarken, yaralıların kaldığı bodrumun bacasındaki patlamanın etkisiyle yayılan toz ve is nefes alınamaz hale getirdi. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, yaralılardan, Sultan Irmak(15), Veli Çiçek (13) ve Nusret Bayer’in sağlık durumunun kötüye gittiğini söyledi. 

Dün öğleden önce Nusret Bayar’ın da kan kaybından dolayı yaşamını yitirmesiyle birlikte, evdeki cenaze sayısı 5’e çıktı. Aralarında çocukların da bulunduğu yaralı sayısı ise 23.


Ankara ve Cizre’de bekleyiş

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, HDP’li milletvekilleri Osman Baydemir ve Meral Danış Beştaş, İçişleri Bakanı Yardımcısı Sebahattin Öztürk ile görüştükten sonra yaralılar alınana kadar bekleyişlerini sürdüreceklerini belirtirken, Cizre’de de yaralıların aileleri ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da mahalleye gitmek için bekleyişini sürdürdü. 

Görüşmelerin ardından Cizre Belediyesi’nin ambulansları harekete geçirildi, ancak Türk işgal güçleri buna müsaade etmeyip eve saldırılarını yoğunlaştırdı. 

Dün yerel saatle 14.30’da Med Nuçe’ye bağlanan Faysal Sarıyıldız, bu girişimin bile komplo olarak kullanıldığını ve saldırıların yoğunlaştığını, ambulansların da geri çekildiğini söyledi.


15.00: Tunç ile bağlantı

Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ile saat 15.00’te yeniden bağlantı kuruldu. Telefonla konuşmak için çıktığı üst kattan artık aşağıya da inemediğini belirterek, “Havan toplarıyla vuruluyor. Benim artık bodruma inmem de mümkün değil, çünkü çökme oldu, bodrumun ün duvarı da yıkıldı. Bodrumdaki yaralılar ile bağlantım kesildi. Onlar orda ben burada ölmeyi bekleyeceğim.”

HDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Tunç’un son sözlerini de dinledikten sonra bunları İçişleri Bakanlığı ile paylaştıklarını ve bekleyişlerinin sürdüğünü söyledi.


Tekrar bağlantı kesildi

Mehmet Tunç ile telefon bağlantısı saat 15.20 itibariyle yeniden kesildi. 


‘Teslim olun’ çağrısı

HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, 15.40’taki telefon bağlantısında son durumu şöyle anlattı: “Orada üniversite öğrencileri, çocuklar, kadınlar, siviller bulunuyor, silahlı insanlar yok o bodrumda. ‘Teslim olun’ çağrısı yapmak, katliam zeminin içindir. Medyaları da bunun hazırlığının yapıyor. Zırhlı araçlar bir an önce geri çekilmeli ve ambulans yaralıları almalıdır. Bu insanların kimliklerini günlerdir paylaşıyoruz.” 

Haber hazırlanırken Türk işgal güçlerinin saldırısı sürüyordu.





AİHM boyun eğdi



Türk devletinin mülteci akını ve NATO üyeliğini şantaj olarak kullanarak rehin aldığı ABD ve Avrupa kurumlarına AİHM de dahil oldu. Daha önceki tedbir kararlarının uygulanmamasını sindiren AİHM, Cizre’deki yaralılar için yapılan başvuruyu geçiştirdi. 

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Ramazan Demir ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Eşbaşkanı Gülşen Özbek tarafından tedbir talebiyle yapılan başvuruya iki gün sonra yanıt verdi. Mahkeme, bu kez daha önce verdiği tedbir kararlarından farklı bir karar verdi. Mahkeme başvuruya ilişkin tedbir kararı almazken, Türkiye’den derhal yaralıların hastaneye kaldırılmasını istedi ve başvurucuların Anayasa Mahkemesi’ne tedbir başvurusu yapmasını istedi. Kararda, hükümetten başvurucuların yaşam hakkı ve fiziksel bütünlüklerin sağlanması için gerekli olan tüm tedbirlerin alınması istendi. Bölgede yaşananların ciddiyetinin farkında olunduğuna işaret edilen kararda, ilk olarak Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talebinde bulunulması, buradan sonuç çıkmaması durumda başvurunun AİHM’e getirilmesi istendi.

Kararda ayrıca, hükümetten Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talepli yapılan başvurulara ilişkin izlenen aşamalara dair detaylı açıklama isteyerek, bu aşamanın Türkiye’de nasıl işlendiğini görmek istedi. Açıklamanın da Cuma günü öğleden önce AİHM’e ulaştırılması talep edildi.

Kararı değerlendiren avukat Ramazan Demir, kararın “önce kendi mahkemeniz deneyin olmazsa bana gelin” anlamına geldiğini ifade etti. Demir, “AİHM bu kararı ile hükümetin tehdidine boyun eğmiştir. Bölgedeki ihlallerin artacağını ve kendisine gelen başvuruların artacağını öngören AİHM adeta korkmuştur. Bu kadar önemli bir başvuruda AİHM daha cesur bir karar alabilirdi. İnsanlar halen ateş altında, dünden bu yana her aşamasını AİHM’e bildirdiğimiz bir bodrum vahşeti ortadayken, oradaki insanlar her geçen dakika ölüme biraz daha yaklaşırken dünden bu yana toplanan daire üyeleri ‘başvuruyu nasıl reddedebilirim?’ onu tartışmış. ‘Ben gelen tedbir başvurularını nasıl gönderirim’ diye hesap yapmış” dedi.

Demir, durumun acilliyeti ve vahameti karşısında mahkemenin tedbir talebinin kabul ettikten sonra da hükümetten AYM’nin işleyişine ilişkin bilgi almasının mümkün olduğunu ancak bunu gözetilmediğini kaydetti.


AYM’ye de başvuru

ÖHD avukatlarından Özel Erol, Nuray Özdoğan, Ramazan Demir ve MHD Eşbaşkanı Gülşen Özbek tarafından dün sabah Cizre’de saldırı altında olan yaralı 14 kişi için AYM’ye başvuruda bulunuldu. Avukatlar başvuru dilekçesinde yaralıların can güvenliklerinin bir an önce alınmasını talep etti. Ayrıca konuya ilişkin tedbir kararının verilmesi istendi. Avukatlar aynı zamanda AİHM tarafından alınan tedbir kararlarının devlet güçleri tarafından uygulanmadığı için yaralıların kan kaybından yaşamını yitirdiğini hatırlattı ve alınacak olası tedbir kararının uygulatılmasını istedi.

AYM, başvuraya yanıt vermeyerek, yaralıların kimlik bilgilerini istedi. Yaralıların içinde bulunduğu durumu izah edip ulaşamadıklarını iletti, ancak AYM bu kez de neden ulaşılamadığının yeterince izah edilmesini istedi.






Sağlık değil Savaş Bakanı


Sağlıkçılar, Kürt illerindeki katliamlara karşı dün birçok kentte eylem yaparak, Sağlık Bakanı‘na “ölümlere ortak olmaktan vazgeç. Cizre için yaşam koridoru oluştur” çağrısı yaptı. 

Ankara Barış Bloku, Cizre ve Sur’da yaşanan abluka ve sağlık hakkına erişimin engellenmesini Sağlık Bakanlığı önünde protesto etti. TİHV Dökümasyon Merkezi verilerine göre, son 5 ay içinde en az 198 sivilin hayatını kaybettiği, Cizre’de yaralıların bir evin bodrumunda yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekilen eylemde, “Savaşın değil barışın inşa edildiği bir ülke için başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz” denildi. SES Eşbaşkanı Gönül Erden ise Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na şöyle seslendi: “Bir hekim olduğunuzu unutmayın. Savaş Bakanı gibi görev yapmayı bırakın.”


İnsanlık koordinatları

İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri, 5 cenaze ve 23 yaralının tutulduğu evi kastederek “İnsanlığımız için koordinatlarımız Cizre Cudi Mahallesi, Caferi Sadık Sokak No:5’tir” dedi.