Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesi'nde, 15 Şubat komplosunu protesto amacıyla bedenini ateşe veren Ömer Koç, tedavi gördüğü Kocaeli Derince Araştırma Hastanesi'nde 4 Mart'ta yaşamını yitirmişti. Ailesi tarafından önceki gün Kocaeli'nden alınan Koç'un cenazesi dün Doğubeyazıt'a getirildi. Cenazeyi, Çaldıran yol ayrımında aralarında BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Doğubeyazıt Belediye Başkanı Canan Korkmaz, BDP ve DTK yöneticileri ile yüzlerce kişi karşıladı. Konvoyla BDP Doğubeyazıt İlçe Örgütü binası önüne getirilen Koç'un cenazesi, omuzlarda taşındı. Daha sonra sloganlar eşliğinde mezarlığa yürüyen kitle, Ömer Koç'un fotoğrafları ve PKK bayrağını taşıdı. Koç'un cenazesi, mezarlık camisinde dini vecibeleri yerine getirildikten sonra defnedildi.
Törende konuşan BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Ömer Koç'un onurlu bir yaşam arayışı için bedenini ateşe verdiğini belirtti. Aksoy'un konuşmasının ardından Koç'un bedenini ateşe vermeden önce yazdığı mektup BDP Doğubayazıt İlçe yöneticisi Mehmet Birdal tarafından okundu. 

Eylemim bir çığlıktır

Ömer Koç, bedenini ateşe vermeden önce yazdığı mektupta şöyle seslendi: "Asırlardır yaşadığımız bu topraklarda ardı arkası kesilmedi acılarımızın. 4 parçaya bölünmüş ve tek çaresi direnmek olan Kürt halkı, evet Kürt halkı, adı kimliği kültürü yasaklanmış bir halk ve o halkın fertleri olan bizler geçmişi yaşamadık. Ancak okuduk, öğrendik. Pirlerimizin darağacına bile giderken gülümsediklerini ve torunlarına zalime karşı direnmeyi emreden sözleri... O pirlere ihanet edilmedi. 4 Nisan'da Kürtlerin karanlık dünyasına bir güneş doğdu. Ve düşen bu bayrağı devraldı. Sonu gelmeyecek olan bir romanın ilk harflerini yazdı. Adı. varlığı inkar edilen halkın, ülkenin yurtseverliğini öğretti bize ve şimdi güneşin aydınlığını engelliyorlar. Aylardır bir halkın önderini kendi hukuklarını bile hiçe sayarak Kürt halkını nefessiz bırakıyorlar. Kürtler tavrını ortaya koymuştur, önderliğe yaklaşım Kürt halkına yaklaşımdır. Kürt halkı önderliği ile nefes alıyor. 15 Şubat karanlık komplosu ile esaret altına alınan önderimiz öyle bir değer ki 13 yıldır insanüstü bir mücadele vererek esareti hapsetmiştir. Gerçekleştireceğim bu eylem bir çığlıktır. Çığlığım Kürdistan'ın kutsal topraklarında fışkıran kemiklere, toplu mezarlara, Roboski'de 34 insanın katledilmesine, asit kuyularına, talan edilen köylere, yakılan ormanlara, önder Apo'ya uygulanan tecride Kazan Vadisi'ne, Dersim'e, Zilan'a, Koçgırî'ye, Agırî'ye, Newala Qesaba'ya, cenazeye yapılan işkenceye, Uğur'a, Ceylan'a, bütün bunlara bir çığlıktır. Yazacaklarımın sonuna gelirken Önder Apo'ya dağdaki şêrlere, özgürlük tutsaklarına, beyaz eşarplı annelere saygılarımı sunuyorum. Ayrıca Gever ve Colemêrg halkının mücadelesini selamlıyor, önlerinde saygı ile eğiliyorum. Bijî serok Apo, Bijî PKK, Bijî Kurdistan a serbixwe. Mazlum Doğan'ın yaktığı üç kibrit bedenimizdeki ateşle birleşip Newroz'la gürleşecektir. Kürt gençliğinin yolunda birer meşale görevi görecek, 15 Şubat karanlık komplosunu aydınlatacaktır."

 DİHA/AÐRI