CİHAN BİLGİN / ANHA/HESEKÊ

Til Temir’in Um El Xer köyünden 84 yaşındaki 6 çocuk babası Ehmed Bekir El Geraf, dün Fransa’ya bugün de Türk devletine karşı direnenlerden biri. Ayağındaki platinden dolayı yürümekte güçlük çeken El Geraf, tüm zorluklara ve ilerleyen yaşına rağmen Türk devletinin işgal saldırılarında direnmeyi seçmiş ve köyünü terk etmemiş.

Kuzey Kürdistan’ın Riha kentinden olan El Geraf, 7 yaşına kadar orada yaşadı. El Geraf’ın babası Urfa’dan çıkarak Rojava’ya yerleşti. El Geraf, göç etme nedenlerini şöyle özetledi: “Türk askerleri baskı yapıyordu. Babam ailesini yalnız bırakamıyordu. Evde çalışabilecek başka da kimse yoktu. Urfa’dan çıkmak zorunda kaldı. Babam 32 yaşındaydı onu zorla askere almaya çalışıyorlardı.”

Urfa’dan çıktıktan sonra Serêkaniyê’ye geldiklerini söyleyen El Geraf, “Fransa sömürgesine karşı Suriye halkları Halep, Mirecîs, Şam ve Minbic’e kadar büyük direnişler gösterdi. Fransa’nın çıkmasının ardından Suriye rejimi kuruldu. Devleti yönetenler halkların tüm haklarını elinden alıyordu. Devletin başına geçenler katliamlar yaparak koltuklarından vazgeçmedi. Toplumu zorla yönetiyorlardı” şeklinde konuştu.

Yıllar boyunca zulme maruz kalan Kuzey-Doğu Suriye halklarının Özerk Yönetim’e olan ihtiyacını dile getiren El Geraf, “Hepimizin böyle bir yönetime ihtiyacı vardı. Devletin zorbalığından hepimiz payımızı almıştık. Halkın yönetimi birçok sorunu çözecekti. Maalesef bu sisteme karşı da vahşi saldırılar yapılmaya başlandı.El Nusra çeteleri vahşi bir şekilde 2012’de köyümüzde 21 kişiyi katletti. Bu topraklar her zaman saldırılara maruz kaldı” dedi.

Türk devleti ve çetelerinin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırılarına işaret eden El Geraf, şöyle devam etti: “Herkes Suriye topraklarından pay almak istiyor. Suriye rejimi her şeye sessiz kalmış durumda. Öldürülen hep halk oldu. Nereye gidelim? Hayatımızı altüst ettiler. Halklar, devletlerin çıkarlarına kurban ediliyor. Hiçbir devletin bizi yönetmesini istemiyoruz. Kendimizi yönetecek gücümüz var. Bu ülke işgalcilerin değil bizimdir. Çeteler katliam, talan ve hırsızlıktan başka bir şey bilmiyor. Türk devletinin baskıları nedeniyle Rojavayê Kurdistan’a göç ettik fakat işgalciler ardımızdan bir daha geldi. Bizi katletmek istiyorlar. Biz de onlara diyoruz ki; ne yaparsanız yapın direnmekten vazgeçmeyeceğiz.”