İspanya’da kürtaja engeller getiren, kürtaj yaptırmak isteyen kadınlar sıkı kurallarla karşılaşmasına neden olacak yasa tasarısına karşı, başkent Madrid’de ve dünyanın birçok ülkesinde onbinlerce kişi sokaklara döküldü. Madrid’de onbinlerce kişi sokaklara çıkarken, Paris’teki dayanışma yürüyüşü 30 bin kişiyi bir araya getirdi.

İspanya’da muhafazakar Mariano Rajoy hükümetinin kürtaj hakkının neredeyse ortadan kaldıran yasa projesinin geri çekilmesi için başlatılan “Özgürlük Treni” eyleminde yer alan 300 kadın, Madrid’de onbinlerce kişinin katıldığı bir yürüyüşle karşılandı. Ülkenin kuzeyinden yola çıkan tren, Madrid’de “özgür kürtaj” sloganı ile karşılandı. Mor önlükler giyen kadınlar, hükümetin yasa projesini protesto etti.

‘Ne zaman anne olacağımızı biliyoruz’

İspanyolların da yüzde 78’i, 20 Aralık günü hükümet tarafından onaylanan projeye karşı. Özgürlük Treni eylemi fikrini ortaya atan “Asturies Las Comadres” Derneği Sözcüsü Begona Pinero, “Biz, kadınlar özgürüz ve ne zaman anne olacağımıza karar verme yeteneğindeyiz” dedi.
Katolik Kilisesi’nin de desteğini alan Mariano Rajoy hükümetinin Aralık sonunda onayladığı yasa projesi, 2010’da sosyalist hükümetin kabul ettiği yasayı ortadan kaldırıyor. 2010’da onaylanan yasa tüm kadınların 14 haftaya kadar gerekçe göstermeden kürtaj olmasına izin verirken, ceninde bir problem olması veya kadın açısından fiziki ya da psikolojik ağır bir tehlike oluşturması halinde 22. haftaya kadar kürtaj olmanın yolunu açmıştı. Rajoy hükümetinin projesi henüz parlamentoya sunulmadı, ancak iktidardaki Halk Partisi (PP) içerisinde de tepki seslerinin çıkması üzerine Rajoy, kısa bir süre önce yasa projesinde düzenleme yapmaya hazır olduğunu söylemişti.

Paris’te 30 bin kişi yürüdü
İspanya’daki eylem ile dayanışma amacıyla Avrupa’nın birçok ülkesinde eylemler yapıldı. Başta Paris olmak üzere, Londra, Brüksel, Edinburgh, Lizbon kentleri ile Latin Amerika, Arjantin ve Ekvator’da da eylemler yapıldı.
Fransa’nın başkenti Paris’te 50’nin üzerinde kadın kurumunun organize ettiği yürüyüşe 30 bin kişinin, Fransa genelinde ise 33 merkezde 40 bin kişinin sokaklara çıktığı belirtildi. “İspanya’da ve her yerde haklarımızı geri verin” pankartının taşındığı Paris’teki yürüyüşte, kaçak olarak yapılan kürtajın risklerine dikkat çekilerek “Kürtaj hakkının reddi nedeniyle bir daha asla kadın ölümü yaşanmasın” sloganı atıldı.
Planning Familial örgütünden Danielle Gaudry, “Bugün kürtaj hakkına dair birçok Avrupa ülkesi zan altında bulunuyor. Kadın haklarını zan altına alan çok güçlü gelenekçi bir akım var” diye konuştu.

İstanbul’da da protesto edildi

İspanya eylemiyle bir dayanışma da İstanbul’da yapıldı. Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu üyesi kadınlar, İspanya hükümetinin kürtajın yasaklanmasına dair hazırladığı yasa tasarısını İspanya Konsolosluğu önünde protesto etti.
Türkçe ve İspanyolca, “Kürtaj hakkımızdan vazgeçmiyoruz” yazılı pankart açan kadınlar, ellerinde, “İspanya’nın AKP’si PP kürtajı yasaklayamaz”, “Kürtaj yasaklanamaz” , “Her yer Madrid her yer direniş” yazılı dövizler taşıyarak yürüyüş boyunca, “Kürtaj haktır, karar kadınların”, “Devlet elini bedenimden çek”, “İspanya’da PP, Türkiye’de AKP kadın düşmanı iktidar istemiyoruz” sloganları attı. Yürüyüşlerini İspanya Konsolosluğu önünde sonlandıran kadınlar, basın açıklaması gerçekleştirdikten sonra alkış ve sloganlar eşliğinde eylemlerini sonlandırdı.

HABER MERKEZİ




Kürtaj hakkı tehdit altında!

Son dönemlerde kürtaj karşıtı güçlerin global çapta kampanyalar yürütmeleri ve bunun sonucu olarak Avrupa Parlamentosu’nda yapılan bir oylamayı kazanmaları Avrupa Parlamentosu’ndaki kadın milletkevillerini kaygılandırıyor.
Avrupa Birliği İçişleri Bakanı Cecilia Malmström, Liberal Kadınların Dış Politika Sözcüsü Jenny Sonesson ile birlikte yaptığı ortak açıklamada, Avrupa’da kürtaj hakkına yönelik sınırlama ve saldırılara dikkat çekti ve kürtajı yasaklamanın kadınların sağlıklarını tehdit edeceği uyarısında bulundu.
Cinsel eğitim ve röprodüksiyon sağlığın Avrupa Birliği vatandaşlarının tartışılmaması gereken hakları olduğuna ancak Avrupa Birliği’nin kadınların kürtaj hakkını güvence altına alacak ortak bir yasası olmadığına dikkat çekti.
Bu durumunun aralarında İsveç’in de bulunduğu ülkelerde saatin geriye alınması riskini ortaya çıkaracağını belirten Malmström, “Polonya, İrlanda ve Malta’da kürtajın yasaklanmasının yol açtığı sonuçları tartışmalıyız. Eşitlik, insan hakları ve ayrımcılığın önlenmesi Avrupa Birliği’nin görevleri arasında” dedikten sonra “Malta’da hamile bir kadının ölmesi serbest seyahat ilkeleriyle uyuşuyor mu? Ensest sonucu hamile kalan bir kurbanın ülkesinde yardım görmemesi akılcı mı” sorularını soruyor.
Avrupa Birliği’nin halkın sağlığı perspektifiyle güvenli kürtaj, gebeliyi engelleyici ilaçlar ve cinsel eğitimi gündemine alması gerektiğini, ancak bugün bunun esamesi olmadığını, buna karşı şişmanlık, alkol ve tütün konusunda politikalar belirlendiğine dikkat çekiyor.
İspanya’da sağcı Hükümetin kürtajı yasaklamak için bir yasa tasarısı hazırladığını belirten Malmström, tasarının parlamentodan geçmesi halinde ülkenin eşitlik açısından 30 yıl öncesi duruma döneceği uyarısında bulunuyor.

‘Avrupa karşı güç olmalı’
Avrupa Birliği bünyesinde daha önceleri röprodüksiyon (eşleşme, çoğalma), cinsel eğitim ve kürtaj hakkı için araştırmalar yapan Reprostat adlı bir kurum bulunduğunu, ancak görev süresinin uzatılmadığına dikkat çeken Malmström, Polonya, Malta ve İrlanda’nın kürtajı yasaklamalarının Avrupa’nın dışında yaşayan kadınların da sağlıklarını olumsuz yönde etkileyeceğini şu cümlelerle dile getiriyor:
“Avrupa Birliği dünyanın en büyük dış yardımını yapıyor. Ancak Birleşmiş Milletler’de kadınların cinsel sağlıklarını savunan ve koruyan bir aktör olamıyor. Kürtaj düşmanı birlik üyesi ülkeler ve tutucu güçler Avrupa Birliği’ne çelme takıyor. Kürtaj karşıtları yaşam kurtardıklarını söylüyorlar ama gerçekte tersini yapıyorlar.”
Dünyada her yıl 50 bin kadının güvenli olmayan kürtajlardan dolayı yaşamı yitirdiğine dikkat çeken Malmström, “Dini güçlerin vücütlarımız üzerinde kontrol kurmaya çalıştığı bir dünyada, Avrupa Birliği karşı bir güç olmalıdır” diyor.


MURAT KUSEYRİ/ANF/STOCKHOLM