Devletin koruma altına almadığı Z.K. bu dönemde de tecavüze uğradı ve hamile kaldı. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Seda Akço, ilk olayda faillerin serbest bırakılmasından çocuğun korumaya alınmasına ve yeni tutuklamalardan hamilelik tartışmasına konuyu değerlendirdi.Tutuklamaların kamuoyundaki tepkiler üzerine yapıldığına dikkat çeken Akço, önemli olanın,”insanlarda bu tutukluluğun adil olduğuna dair kanaatin oluşmuş olması” olduğunu söyledi.

Mağdur nasıl korunur?

Akço konuşmasına şöyle devam etti: “Niye koruma kararı alınmadı ya da korumak için yeterli kurumumuz var mı, kurumlar buna elverişli mi, koruma kararı alındığı zaman nerede kalıyor bu çocuklar, ne tür bir tedavi görüyorlar, diye sormak lazım. Yine cinsel istismar varken neden tutuklamıyorsunuz demek yerine, neden mağdurun nasıl korunacağı bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıyor, diye sorulmalı. Cinsel istismara maruz kalan kişi nereye başvuruyor?”

Uzman desteği gerekiyor
Cinsel istismara uğrayan kişi sadece karakola başvurup ve uzmanlık desteği almıyorsa, yeterli delil sunulmaması gibi bir riskin oluşacağını belirten Akço, son olarak şunları ifade etti: “Hamilelik sonlandırılacak mı sonlandırılmayacak mı meselesine sadece hukukçular değil, hekimler ve çocuğa psikolojik destek sağlayacak insanlar birlikte karar vermeliler. Tek mesele istenmeyen bir şekilde başlayan gebeliği sonlandırıp kurtulmak değil. Bu muamelenin kendisi zaten çocuk doğsa da doğmasa da, ölü de doğsa sağ da doğsa benzer bir travma yaratacak. Mesele bu kararın oluşması sürecinde sunulan destek nedir, yeterli midir? Bu destekten sonra kişi hangi kararı veriyor? Ona bakarak gerekiyorsa hakimden, gerekiyorsa veli/vasiden, gerekiyorsa kişiden karar alarak bu işlem yapabilir.” 

BİANET