Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin, dün Türkiye’ye geldi. İstanbul’da Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Barzani, bugün de Başbakan Binali Yıldırım ile biraraya geliyor. Barzani’nin başka görüşmeler de yapması bekleniyor.

Barzani’nin dün başlayan ziyaret öncesi Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öven sözleri dikkat çekti. Barzani, rehin alınan HDP Eşbaşkanları ve milletvekilerinin serbest bırakılmasının önemini de işaret etti. HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, “Bu çağrıyı anlamlı ve değerli buluyoruz. Ancak bunu Sayın Barzani Türkiye’ye geldiğinde Cumhurbaşkanı ya da Başbakan ile yapacağı ortak basın toplantısında yapılmasını bekliyoruz. Ayrıca bu yönde çaba sarf etmesini değerli buluruz” dedi.

Barzani’nin 2014 seçimleri öncesinde Erdoğan ve AKP’ye destek olarak algılanan Türkiye ziyaretini hatırlatan Yıldırım, “Şimdiki ziyareti de tarih açısından talihsiz buluyoruz. Bütün devletlerle elbette diplomatik ilişkiler yürütmelidir. 1,5 yıldır yürütülen ve hiç bir vicdanın kabul etmeyeceği bu kirli savaşın ve ortaya çıkan tablonun da sorgulanması gerekiyor. Bu sürede yaşananlar yenilir yutulur şeyler değil” diye konuştu.

Aynı zamanda Barzani’nin kendileri ile de görüşmesini beklediklerini sözlerine ekleyen Yıldırım, şunları söyledi: “Her gittiğimizde parti olarak Güney Kürdistan’da bütün partileri ve hükümeti ziyaret ederiz. Eğer referandum için gelmiyorsa bir dost ve kardeş parti olarak kapımızın sonuna kadar kendisine açık olduğunu hatırlatırız. Ancak şimdiye kadar partimize böyle bir talep gelmiş değil” dedi. 

PKK düşmanlığı üzerinden olmaz

Güney Kürdistanlı hukukçu Abdurrahman Xelife, AKP-MHP ittifakına hiçbir Kürt’ün destek vermemesi gerektiğini belirterek, Barzani’nin Kuzey Kürdistan’ın üzerinden çıkar siyaseti izlemesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Barzani’nin Türkiye ziyaretini ve referandumla ilişkisine ilişkin ANF’nin sorularını yanıtlayan Abdurrahman Xelife, şunları söyledi: “MHP ve AKP tümüyle Kürt düşmanlığı yapıyorlar. Şimdi Erdoğan Kuzey Kürdistan’da bazı Kürtleri yanına çekmeye çalışıyor. Fakat anlaşılıyor ki Güney Kürdistan’dan bazı kesimler, Kuzey Kürdistan’da Kürtlerin referandumda ‘Evet’ oyu kullanmaları için girişimlerde bulunuyor.  Sormak gerekir; Erdoğan ve MHP, ‘Afrika’da bile Kürt devleti dahi olsa biz tasfiye ederiz’ demelerine rağmen nasıl olur da Kürtler onlara referandumda destek verirler. Kuzey Kürtlerinin onlara destek vermesini nasıl isteriz? Güney ya da Kuzey veya Rojava Kürtleri arasında ne fark var? Onların Kürtlerin dostu olmayacaklarını tüm Kürtler bilmelidir. 

İlişki, bir parçanın diğer parçanın çıkarlarına karşıt geliştirmesi şeklinde olmamalı. Böyle bir durum kabul edilemez. Ancak şunu bilmek gerekir, eğer Türklerin bu yakınlaşmada Kürtler aleyhine bir çıkarları olmasaydı kesinlikle bu ilişkilere gelmezdiler.

Barzani de gidebilir ama eğer bunu diğer parçaların çıkarlarına karşı geliştiriyorsa bu olamaz. AKP-Erdoğan MHP ile ittifak halindedir. Bu ittifak Kürtlerin çıkarlarına hizmet ediyor mu? Hayır. O zaman bunlarla geliştirilecek ittifaklar da Kürtlerin çıkarına olmaz. Eğer siz PKK düşmanlığı üzerinden Türkiye ile ilişkiler kuruyorsanız bu kabul edilemez. Türk devleti kuruluşundan bugüne kadar Kürtlere düşmanlık yapıyor. ‘Ekonomik ilişkiler, çıkarlar gereği ya da işte bağımsızlık tartışmaları yapılıyor ve bunun için ilişkilerimi bu şekilde geliştiriyorum’ diyemezsiniz. Türk devleti Kürtlere ait ne varsa tasfiye etmeye endekslenmiş.

Erdoğan, Kürt düşmanlığı üzerinden devletlerle ittifak kuruyor. İran ile bile Sünni ve Şii cephelerin başını çekmelerine rağmen Kürt karşıtlığı üzerinden ittifak kuruyor. Bütün bunlara rağmen biz ‘Erdoğan Kürtlerin çıkarlarına düşmanlık etmiyor’ dersek kendimizi kandırmış oluruz.


ANKARA