Binlerce yıllık Kürt kültürünün, Kürt toplumsallığının özelliklerinin siyasi ve toplumsal mücadelelerinin bugüne ulaşmasında sözlü Kürt edebiyatının ve Kürt müziğinin çok önemli bir yeri olduğu, Kürt kültürü ile ilgilenen tüm araştırmacıların, bilim insanlarının üzerinde mutabık oldukları ortak bir kanıdır. Her canlı formu biyolojik varlığını devam ettirebilmek için nasıl amansız bir kavga yürütmüş, değişen koşullar karşısında mutasyon geçirerek, evrimleşerek yok olma karşısında varlığını korumanın bir yolunu bulmuşsa, insana ait bir var oluş formu olan fakat daha sonra insanı ve onun varlık formunu da aşarak bir organizma özelliği kazanan ve canlılar içerisinde sadece insan bağlamında ortaya çıkan toplumlar da bu varlık yokluk mücadelesinde amansız bir kavga yürütmüşlerdir.

Toplumsal olarak var olmanın mümkün kılınması ve varlığın devamı için en önemli araçlardan birisi de büyük mücadeleler, ödenen büyük bedeller sonucu kazanılan deneyimlerin bir sonraki kuşağa aktarılabilmesidir. Bu deneyimi aktarmanın yolları ne kadar zenginleşirse, deneyimi aktarma ne kadar güçlü gerçekleşirse yeni kuşak, toplumsal değişim ve dönüşümünü o denli güçlü gerçekleştirecek ve toplumsallığını o derecede koruyup geliştirebilecektir.
İşte Kürt sözlü edebiyatı ve Kürt müziği bu deneyim aktarma, geçmişi bugüne taşıma eyleminin çok güçlü yöntemleri olarak kullanılmışlardır. İnsanlığın en kadim ve en güçlü anlatım aracı olan müzik ve edebiyat, Kürdistan coğrafyasının özellikleri, toplumsal dokuları ve Kürdistan coğrafyasını istila eden işgalci güçlerin yazılı ifade olanaklarını ortadan kaldırmaları sebebiyle doğalında bu aktarma işlevinin temel dinamikleri haline gelmişlerdir. Ritmik ve melodik ifade özellikleri itibariyle birbirlerine çok yakın düşen şiir ve müzik denilebilir ki en güçlü birlikteliklerinden birini Kürt kültüründe yaşamıştır. Geleneksel Kürt stran ve kilamlarında en çok öne çıkan özelliğin çok güçlü şiirsel sözlere sahip olması, gücünün önemli bölümünün, ritminin zenginliğinin bu şiirsel ifadeyle ortaklaşması olduğu çok açık görülmektedir.  
Müziğin, güçlü bir şiirsellik taşıyan sözlerle ortaklığı, Kürt özgürlük mücadelesinin yükselmeye başladığı, büyük bir toplumsal ivme kazanmaya başladığı doksanların başından iki binli yıllara kadar aynı güçlü ilişkiyi toplumsal mücadele bağlamında yakaladığı görülür. İki binli yıllardan itibaren gittikçe popülerleşen ve ticarileşen Kürt müziğinin yozlaşmasının ve tükenişinin en temel göstergesi bu dönemden sonra üretilen müziğe eşlik eden sözlerdir.
Yazının olanaklarının el vermemesi nedeniyle bu sözlerden örnekler vermeyi bir sonraki yazıya bırakacağım. Ancak bu dönem müziğine ait sözlerde işlenen temaların iki ana başlıkta toplanması mümkündür. Birisi aşk, diğeri ise yurtseverlik ve bu başlık altında ele alınabilecek olan şehitlik ve kahramanlık alt temalarıdır. Aşk teması daha ziyade Kürt özgürlük mücadelesi çeperinde yer almayan, daha çok ticari ve popüler müzik yapanların ele aldığı bir tema olarak karşımıza çıkar. Buradaki sözlerde aşkı derinliğine anlatan, aşkın toplumsal bileşenlerinden ziyade kadın ve erkek arasındaki tensel birlikteliğine odaklanan, kapitalizmin körüklediği bir tüketim anlayışı çerçevesinde ele alan bir yaklaşımın ortaya konulduğu görülür. Geleneksel Kürt müziğinde rastlanan aşkın emek eksenli anlatımı, çile çekme, bedel ödeme, feda etme, sabretme gibi felsefik hiçbir yorumuna bu popüler müzik parçalarında rastlanmamaktadır.
Yurtseverlik, şehitlik, kahramanlık temalarıyla üretilen ve daha çok Kürt özgürlük mücadelesi çeperinde duran sanatçılar tarafından üretilen müzikte de tıpkı aşk temasında görüldüğü gibi derinlikten yoksun, pespaye, ajitatif, yoksul bir dilin ve sözün hakim olduğu görülecektir. Bu şarkılarda hemen hemen tüm müzisyenler tarafından kullanılan bazı sözcükler kaldırılsa geriye anlam adına, yorum adına hiçbir şeyin kalmayacaktır. Yurtseverlik, şehitlik, kahramanlık gibi değerler, adeta bu niteliksiz üretimlerin pazarlanabilmesinin araçları olarak bu şarkılarda yer almaktadır. Bu değerleri algılama ve anlatmaya, yorumlamaya dair güçlü bir yaklaşım, ciddi bir emek görmek mümkün değil bu üretimlerde. Bu üretimlerin müzikal değerleri ile ilgili zaten söylenecek çok şey olduğunu düşünmüyorum. Tıpkı sözlerde olduğu gibi sürekli birbirinin tekrarı olan melodiler, basit ritimler, içine bol miktarda basılmış elektro sesler.
Bu haliyle günümüz Kürt müziği, büyük Kürt özgürlük mücadelesini, büyük Kürt aydınlanmasını yorumlamak, büyütmek geliştirmek bir yana, bugünden yarın sabaha soluğunu ulaştırabilecek bir etkiye bile sahip değildir. İstisnaları tüm bu yorum ve değerlendirmelerden azade tutuyorum.