Halkımızın Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutluyoruz. Bu doğumun kutlanacak bir gün olmasının sebebi, hepimizin kalbindeki kirlenmemiş insan hücresinden özgür yaşamı yaratmaya arzu eden, bu arzuyu türkülü bir yürüyüşe dönüştüren ve bunun için mücadele azmi veren Önderliğimizin tek tek hepimizin, özgürlük mücadelecilerinin ve halkımızın yüreğinde doğuşudur. Öcalan’ın doğumunun sembolleştirilecek bir yanı yoktur. Hakikat çok fazla sembolleştirilemez. Bu gerçek, hakikatin yaşandığı oranda özgür ve toplumsal varlığı koşulladığını onun şahsında bizlere göstermiştir. 

4 Nisan vesilesiyle o güne sığdırmaya çalıştığımız anlamların toplamı Önderliğimizin felsefesini tanıyarak insan özüyle ve evrenin tam kalbiyle büyük buluşmalar yaratan insanları anlatmaya kafi değildir. Önderliğimizin varlığında yeniden yeniden doğan, her gün kendi doğumunu kendi yüreğinden ve beyninden gerçekleştirerek hayata yeni anlamlar kazandıran, hücre hücre kendini keşfeden ve keşiflerinden ölüm pahasına yaşamlar doğurtan gerçek insanlar, 4 Nisan’ı tam olarak anlamlandıran, anlamı yaratan ve büyütenlerdir. 

Başta Kürt halkı olmak üzere her halktan, inançtan ve kesimden insan Önderliğimizin doğurttuğu anlamlarla kendini yarattı, yaşadığı ömrü bu felsefeyle temize çekti ve yeni başlangıçlar yaptı. Kürtler, Türkler, Araplar, Çerkezler, Lazlar ve daha sayamadığımız birçok etnik kökenden değerli insan, bu başlangıçlara vasıl oldu. 2016 yılının 4 Nisan’ı vesilesiyle Önderliğimizin anlamıyla kendi tarihsel arayışlarını buluşturan ve keşifleriyle bize yepyeni anlamlar sunan değerli insan Rıfat Horoz’u saygı, sevgi ve minnetle anmak istiyorum. 

Rıfat Horoz, Kosova’dan Kobanê’ye büyük özgürlük yürüyüşünü tarihsel bir anlamla örmüş, kendi keşiflerinde bu dünyanın yaşamaya değer bir dünya olduğunu bir kez daha güzel yüreğiyle, emeğiyle, eylemiyle ve sözleriyle bizlere anlatmış bir insan özüdür. Kendisi Priştine ilinden göç etmiş Arnavut kökenli bir ailenin çocuğudur. Ninesinin 1912 yılında katıldığı gerilla mücadelesinin onda tohuma duruşunu Kobanê sürecinde YPJ’li savaşçılarla ilişkisinden, onlara bakarken gözlerinden yayılan özgürlük parıltısından anlıyoruz. Basında onu gördüğümde, gözlerindeki özgürlük aşkını anlamak zor olmamıştı. Onun aslında Önderlik felsefesiyle yeniden doğduğunu, onun gerçek doğum gününün de 4 Nisan olduğunu hissetmiştim. Bundan dolayı, bu 4 Nisan’da Önderliğimizin ve onun ışığıyla yeniden doğan tüm kahramanların, tüm özgürlük mücadelecilerinin doğum gününü kutluyorum. 

Onun için hazırlanan belgesel çok güzel anlamları barındıran değerli ve tarihsel bir çalışmadır. Rıfat Horoz’u basında gördüğüm anda onda tarihin dile geldiğini, unutulmaya terk edilmiş derin anlamların, yok edilmeye çalışılan ve üstü örtülen, aynı bizimki gibi derin yaşamsal anlamların yeniden dirildiğini gördüm. 

Sonrasında Kobanê’ye geldi, inşa sürecine katıldı ve adını Karker Kobanê koydu. O, Kobanê’nin inşasında kendi yeni yaşamının inşasını gördü. Orada çalıştı, savaşın kalıntılarını topladı, müze yapmak için büyük emekler verdi, şehitleri ölümsüzleştirmek için çok ter döktü. Çocukların yaşamını ve geleceğini garantiye almak için durmadan dinlenmeden karış karış Kobanê’yi gezdi. Kobanê’den ilham aldı ve kendi katılımıyla tüm dünyaya ilham verecek bir duruşun sahibi oldu. Nerden mi bu ilhamı aldı? Kendisi şöyle anlatıyordu şehadetinden birkaç gün önce: 

“Önderlik paradigmasını kavrayan insan erdem kazanır, güzelleşir, mütevazı olur. Kürt Halk Önderi hiçbir canlıyı incitmez. Onun yaşadığı yerler güllerle süslüdür. Bilge insan etrafında olmak, onun güneşinden faydalanmak herkese nasip olmaz. Bize nasip oldu işte, ömrümüzün son günlerinde…” diyor. Devamını getiremiyor. Yüreği gözlerine toplanıyor ve yemyeşil gözleri bir okyanusa dönüşüyor. “Bijî Serok Apo” diyerek derin bir nefes alıyor. 

Kobanê inşasına yüreğini katıyor Karker Kobanê. Kobanê’de yeni yaşamın inşasına yüreğini katıyor. Büyük ve değerli emeğini katıyor. Çocuklar her zaman onun etrafını sarıyor ve büyük bir sevgiyle onu kucaklıyor. 

Karker Kobanê 4 Nisan’da Amara’da doğan anlamla kendini yeniden yaratmış, o yaşamın onu götürdüğü yere gitmiş bir yürek özüdür. Yarattığı anlamla kutsal Laleş tapınağına gidememiş olsa da yüreğimizde o kendini kutsal bir tapınak kılmıştır. 

Bundan dolayı Amara’da doğan anlamla doğan Karker Kobanê, yüreğimizin kabesi olmuş bir kutsallıktır.