Avrupa’nın değişik merkezlerinde açlık grevini sürdüren Kürdistanlılar kararlı. “Önderlik, bizim nefesimiz, gözümüz ve sesimizdir” diyen eylemciler, “Leyla arkadaşımız o kadar anlamlı bir direniş gösterdi ki, bütün Kürt kadınları da buna sahip çıkmalı” çağrısında bulundu.
DENİZ BABİR / STUTTGART
Stuttgart dönüşümlü açlık grevi eylemi 9. gününde Freiburg ve Lahr kentlerinden gelen Kürdistanlılar ve Şehit Nuda Meclisi tarafından devam ettiriliyor. Yirmi kişinin sürdürdüğü açlık grevinde Öcalan lehine sloganlar atılırken, Türk devletinin tecridi protesto edenlere yönelik gözaltı operasyonları da protesto edildi. Marstallstrasse’de devam eden açlık grevi 21 Aralık’a kadar sürecek. Açlık grevcileri arasında Şehit Aileleri Komitesi Sözcüsü Wehbîya Oltan da var. Kürt özgürlük mücadelesinde kardeşi şehit düşen Oltan, onun mücadelesini devraldığını söylüyor. Oltan’ın özellikle de annelere mesajı var: “Gelin hep beraber Önderliğimizin sesi olalım. Önderlikle biz varız. Önderlik bize değer verdi, bizi diri ve canlı tuttu. Önderlik, bizim nefesimiz, gözümüz ve sesimizdir. Bugün Önderliğimiz bizim yapamadıklarımızdan dolayı bu kadar zor ve ağır koşullar altındaki tecridi yaşıyor. Leyla arkadaşımız o kadar anlamlı bir direniş gösterdi ki, bütün Kürt kadınları da buna sahip çıkmalı.
Şehit babası da grevde
Oğlu Kürdistan dağlarında Kürt özgürlük mücadelesinde şehit düşen Ali Akan da eylemde. Oltan gibi oda oğlunun özgürlük yürüşünü tamamlama çabası içinde. Akan, tecrite karşı Türk devletini uyararak, “Önderliğimiz onurumuz ve vicdanımızdır. Eğer ki, Avrupa daki, çeşitli insan hakları kurumları bu hassas direnişi görmemezlikten gelirse yarın Türk faşizmi onlarında başına bela olacak. Bizler Leyla Güven’in başlattığı bu direnişi sonuç alıncaya dek sürdüreceğiz. Bizi karanlıktan aydınlığa çıkaran Önderimizdir. Tecriti asla kabul etmiyoruz. “
Vicdanlar konuşmalı
Açlık grevine Freiburg’dan katılan Doğan Ekinci “Vicdanlar bir an önce konuşmalı. İmralı tecridini hep beraber vicdanlarımızla kıralım” diyor. Ekinci’nin gençlere çağrısı ise şöyle: “Türk faşizmine karşına gençler olarak bir direniş duvarı örelim.”
Mewlude Aslan ise Lahr kentinden eylemde. Arkadaşlarıyla birlikte tecride karşı tepkisini ortaya koyuyor. Aslan, sonuç alıncaya kadar açlık grevi eylemlerinin devam edeceğini söylüyor.
Güven’in talebi talebimizdir
Almanya’nın başkenti Berlin’de, Öcalan’a yönelik uygulanan ağırlaştırılmış tecridi protesto etmek amacıyla düzenlenen açlık grevini ziyaret eden Alman milletvekili Andrej Hunko, “Leyla Güven’in talepleri bizim de taleplerimizdir” dedi. Berlin NAV-DEM Derneği’ndeki eylemi ziyaret eden Hunko, “Eylemcilerin talepleri bizim de talebimizdir. Amacınızı ve eyleminizi sahipleniyoruz, sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Hunko, “Leyla Güven başta olmak üzere tüm direnenlerin ciddi sağlık sorunlarına uğramadan amaçlarına ulaşmalarını diliyoruz. Bunun için elimizden geleni yapacağız” ifadesini kullandı.
Başta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmak üzere, siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini de dile getiren Hunko, “Demirtaş ile ilgili AHİM kararına uyulmasını istiyoruz” dedi.
PKK yasağı ve genişletilmiş bayrak ile sembol yasaklarının da zorlayıcı olduğunu kaydeden Hunko, şunları belirtti: “PKK yasağının tümden kalkmasından yanayız. Bunun için gereken çalışmaları yapacağız.
Belçika mahkemelerinin verdiği kararlar gibi bizimde PKK’nin terör örgütü olmadığı yönünde kararlara ulaşmamız gerekmektedir. Yaptığımız çalışmalar sonucunda Avrupa Konseyinde eskisi gibi bu söylem dile gelmiyor.”
BERLİN
‘Başkandan özür diliyoruz!’
İsviçre’nin Bern kentinde açlık grevi eylemi 8. gününde. DKTM’de devam eden, 30 kişinin katıldığı açlık grevine, ilerlemiş yaşına rağmen katılan isimler de var.
İsmixan Ok, 5 gün açlık grevine katıldı. Abdullah Öcalan üzerinde tecridin kırılamamasından sorumluluk duyan anne, “Başkandan özür diliyoruz” diyor. “Ne ailesi ne de halkı ondan haber alamıyor. Ama onlar ne yaparsa yapsınlar, Başkanımızı tecritle etkisizleştirmezler” diyen anne şöyle devam ediyor: “O nerede olursa olsun ufku hep açık ve ileriyi görüyor. Başkan Kürtleri tanıyor. Bizde Başkanı tanıyoruz. Artık birbirimize bağlıyız. Hiç bir güç bizi birbirimizden ayıramaz. Türk devletide bunu bilsin. AKP hükümeti ve Tayip Erdoğan diktatörü bunu iyi anlasın. Onları destekleyenler de diktatörlerine karşı nasıl direndiğimizi görecekler.”
İsmixan Ok, CPT’yi işaret ederek, “Yıllardır kapısında çadır açmışız. Görmüyor mu? Neyin işkencesini önlüyor! Kapısındaki insanların yaşadığı işkenceyi görmüyor! Avrupa bizi görmeli. Sözde insan hakları var burada. Aksine insanlığa haksızlık var!” diyor.
40 milyon Kürt kimliksiz!
İlerlemiş yaşına rağmen açlık grevinde yerini alan Ali Tören, “Yaşadığımız zülüme ve imhaya karşı bedenimizi açlığa yatırdık” diyor. Kürtlerin kimliksiz bırakılmak istediğini hatırlatan Tören, tepkisini şöyle dile getiriyor: “Mezarlıklarımızı, dağlarımızı yakıp yıktılar. Bu zulüm nereye kadar sürecek! Dünya buna ne zamana kadar seyirci kalacak! Söz konusu Kürtler olunca kör ve sağır kesiliyorlar. Kürt halkınında kendi kimliğiyle yaşama hakkı yok mu? Neden bu kadar zulmü yaşıyoruz! Artık yeter diyoruz, bizim dünyada tanınmamızı sağlayan Başkan Apo’nun felsefesidir.”
Êfrînli Zahide: Adaletin annesiyim
Rojava’nın Efrîn Kantonu’na bağlı Gündeşiye köyünden Zahide Hüseyin, Kürt halk lideri Abdullah Öcalan’a yönelik saldırıya karşı eylemde olduğunu söylüyor. Açlık grevinde bulunan Hüseyin, Leyla Güven’in eylemini selamlayarak, “Yaşanan zulme ve vahşete yeter! diyoruz. Özgürlük ve adelet istiyoruz” diyor. Hüseyin, Efrîn işgalinin kendisinde taze bir yara olduğunu paylaşarak, “Ben bir Kürt annesiyim. Ben adelet isteyen insanların annesiyim. Barbar topraklarımızda olduğu sürece mücadele vereceğiz. Biran önce kentimize ve köylerimize döneceğiz” diyerek, Avrupa’da yaşayan annelerin eyleme destek vermesini istiyor.
Özgürlüğümüz Öcalan’a bağlı
St. Gallen DKTM Eşbaşkanı Emin Uslu ise yaşanan tecritin uluslarası hukuka ayrı olduğunu belirtiyor. Tecritin siyasi bir durum olduğunu ifade eden Uslu, “Uluslarası komplo devam ettirilmek isteniyor yoksa Türk devleti tek başına bu düzeyde hareket edemezdi. Kürt halkının özgürlüğünün Başkanını özgürlüğüyle bağlantılı olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor” mesajını veriyor.
Tevgara Ciwanên Şoreşger üyesi Ferit Durug da açlık grevinde. Beş gündür açlık grevinde olan Durug, “Önderliğimiz üzerindeki tecride karşı grevdeyim” diyor.
BERN/Y.ÖZGÜR POLİTİKA
Dom kilisesi tarihe tanıklık ediyor
ERDAL ALIÇPINAR / KÖLN
Köln’de tarihi Dom Kilisesi önünde dönüşümlü açlık grevi eylemi 9. gününde. Kentin en işlek merkezlerinden birisi olan Dom Kilisesi ve tren garında her gün binlerce insan Kürtlerin direnişine tanıklık ediyor.
Her gün saat 10 ila 18 arasında Dom Kilisesi önünde nöbette olan Kürdistanlılar, “Freiheit Für Öcalan” yazılı Öcalan resminin olduğu önlüklerle, tecride dikkat çekiyor. Soğuk havaya rağmen gün boyu kesintisiz bir şekilde eyleme devam eden grup, kimi zaman halaylarla, kimi zaman seslendirilen renkli parçalarla ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Dönüşümlü açlık grevi akşamları ise Köln Mala Kurda derneğinde sürüyor.
Açlık grevine katılanlardan Selami Atabey, tüm devrimci ve yurtseverlerin eylemi sahiplenmesi gerektiğini belirtirken, “İnsanım diyen herkes süreç karşısında duyarlı olmalı. Demokratik cephenin güçlenmesi ve faşizmin yenilmesi için vicdanlara çağrıda bulunuyoruz” diyor.
Naciye Demir, tecridi kırmak için gerçekleştirdikleri eyleme Alman çevrelerin de desteği olduğunu belirtirken; Eyleme katılan Elif Onaylı, “Herkesin eyleme ses verip, Önderlik üzerindeki tecriti kırması gerekiyor” diyor.
Besra Uzun, “Herkes bu eylemleri sahiplenmeli. Eylemi ne kadar büyütürsek o kadar büyük bir kamuoyu yaratırız” diye belirtiyor.
Niyazi Güngör de eylemin büyütülmesinin önemine vurgu yaparak, “Zalime karşı direnişi büyütelim” diyor.
Eylemin çoşkulu geçtiğini bildiren Amara Torhıldan da, “Çevredekiler bize gelerek neden böyle bir eylem yaptığımızı soruyorlar. Önderliğimize sahip çıkmak için daha çok ses vermeliyiz” mesajını veriyor.