
Uzun yıllardır Rojava'da örgütlenmeye çalışan Barış Anneleri'nin devrimden sonra hayatı nasıl yeşertmeye çalıştıklarının verildiği haberde, annelerin birbirine destek olarak meydana getirdikleri ortak çalışma ortamını kolaylaştırmaya çalıştıkları ve ellerinden geldiğince eksikleri gidermeye çalıştıkları belirtiliyor. Rojava Report, Barış Anneleri'nin Kürt özgürlük mücadelesinin kadın özgürlüğüne yaptığı katkıların ışığında hayatın önemli bir parçası olduklarının bilinci ile devrime omuz verdiklerinin altını çizdiği haberde, Suriye rejimi zamanında kadının örgütlenmesine yönelik birçok engelin olduğuna da dikkat çekti.
Yoksul ve öksüzlere yardım
Rojava'da Barış Anneleri ile yapılan röportajlara göre birkaç yıl önce, Suriye rejimi hala iktidarda iken, Barış Anneleri yılda bir ya da iki kez toplanabiliyordu. Rojava Devrimi gerçekleştikten sonra düzenli olarak bir araya gelmeye başlayan anneler, ördükleri kazakları, çorap ve eldivenler ile hazırladıkları tülbentleri ve kurdukları fonda biriken paraları yoksullara, şehit ailelerine ile annesiz babasız kalmış çocuklara dağıtıyor.
Daha önce rejimin baskısından dolayı evlerde toplanamayan ve şehir dışında buldukları uygun yerlerde bir araya gelebilen Barış Anneleri, Rojava Devrimi ardından örgütlerini özgürce kurabiliyor. Anneler resmi bir örgüt olmamalarına karşın, her ay üyelerinden birinin evinde toplanarak yardımları ve ortak yaşamı organize etmeye çalışıyor.
‘Önceleri kadın saygın değildi’
Haberde Selima ana, nasıl insanlardan para toplayıp dağıttıklarını, her sonbaharda nasıl giysi dağıttıklarını, Rojava Devrimi ile kadınların nasıl ayağa kalktığını ve kendi iradelerine nasıl sahip çıktıklarını anlatıyor.
90 yaşlarındaki Fatma ana ise, sınırların olmadığı zamanlara gidiyor anılarında. Koçer olarak yaşadıkları çocukluk yıllarını, yaylaya gittikleri zamanları hatırlıyor. Devrimden bu yana hayatlarında meydana gelen değişikliklerden bahseden Fatma Ana, daha önce kadının saygınlığı olmadığını, "alınıp, satılan bir mal" gibi görüldüklerini ancak şimdi devrimle artık kadınların kendi haklarına sahip olduğunu söylüyor.
‘Gücümüzü Öcalan’a borçluyuz’
Mukurima ana ise PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çalışmaları hakkında konuşuyor ve "Eğer onun Kürt halkı için çalışmaları olmasaydı, Kürt kadınları kendi ayakları üzerine basamazdı. Şimdi ise bu mücadele sayesinde kadınlar kendilerini savunabiliyor, kendi organizasyonlarını kurabiliyor ve kendini var edebiliyor. Tüm bunlar Kürt Halk Önderi'nin çalışmaları sayesinde olmuştur" diye belirtiyor.
DİHA/HABER MERKEZİ