
Kadın gerillalaşmasının seçkin temsilcisi
Çîçek Botan (Kiçî), yaklaşık yarım asırlık dağ ve gerillaya sarılmış dağ gibi büyük bir yaşamdır. İsmi gibi güzel ve etkileyici, her türlü zorluğa karşı göğüs geren bir özgürlük iradesidir. Hanım’ların, Azime’lerin, Berîtan’ların izinden yürüyerek en zor işi, kadın gerillalaşmasını yaratan büyük komutan olduğunu biliyoruz. Botan ve Kürt kadınının tarihin derinliklerinden, neolitikten gelen büyük yaratıcı ve geliştirici özelliklerinin Apocu çizgide yeniden Çîçeklenmesiydi. Derin bir Kürdistan yurtseverliğinin, halkçılığın ve özgürlüğün temsilcisiydi. Özgürlüğün, eşitliğin, paylaşımcılığın ve örgütçülüğün seçkin temsilcisiydi. Var mıdır Çîçek Botan kadar yaklaşık yarım asırlık bir ömür boyunca kendi özgür iradesiyle en zor koşullarda askerlik, komutanlık yapmış, kendi iradesiyle özgürlüğü yaratmaya çalışmış bir başka kadın bu dünyada? Dolayısıyla Çîçek Botan’ın bu zengin ve değerli yaşamından başta kadınlar ve gençler olmak üzere Kürt halkının öğreneceği çok şey vardır.
O bütün zorlukları yenmenin, Apocu çizgide partileşmenin ve kadın özgürlük çizgisinde örgütlü hale gelmenin ne olduğunu en iyi temsil eden kişilikti. O her koşulda özgürlük mücadelesini sürdüren yenilmez ve yılmaz özgür kadın kişiliğiydi. Gerçekten de bu devrimci öncüleri anlatmak ne kolay oluyor ne de yeterli. Bu devrimcileri anlamak ve yaşamak gerekiyor. Botan ve Kürdistan kadını bağrından Çîçek Botan gibi bir militan, savaşçı ve önder bir evlat çıkardığı için her zaman övünebilir, gururlanabilir. Çîçek Botan, her zaman kadın gerillalaşmasının ve komutanlaşmasının en seçkin temsilcisi olarak anılacak ve özgürlük mücadelesinde rol oynayacaktır. Kürt kadını ve Kürt halkı için her zaman özgür yaşama çekim merkezi olacaktır.
Acıyı bal eylemesini bilen bir irade
Büyük devrimci Alişêr Koçgiri, kapitalist moderniteye karşı ilk Kürt isyanını PKK direnişiyle birleştirmeyi bilen insandı. Alevî Kürt halkının yurtsever ve devrimci özünü en güçlü bir biçimde açığa çıkartan bir kişilikti. Gerillayla edebiyatı, sanatı birleştirip bir arada yaşayabilen bilge insandı. Apocu direnişçilik kadar bilinçlenmeyi de şahsında yaratmış çok yönlü bir insandı. Zorluğu ve acıyı bal eylemesini bilen, yaşamı her zaman güler yüzle ve coşkuyla karşılayabilen yıkılmaz iradeydi. Her zaman zorluklar içerisinde kendi küllerinden kendini yaratmayı ve yenilemeyi bilen yaratıcılık örneğiydi.
Kürt Halk Önderi’ne ve şehitlere bağlılığın örnek temsilcisiydi. Her türlü yanlışa ve özgürlük çizgisinden sapmaya karşı amansız bir mücadele gücüydü. Koçgiri ile Botan’ı ve Behdinan’ı birleştirebilen yurtsever kişilikti. Hiçbir zaman basit olmayı ve geride kalmayı kabul etmeyen bir mücadele iradesiydi. Alevî Kürt halkı da bağrından Alişêr Koçgiri gibi bir insan çıkardığı için her zaman övünebilir. Alîşêr Koçgiri’nin özgür basın geleneğinde en temel değeri olan Özgür Gündem’deki basın çalışmalarından gerillaya kadar özgürlük mücadelemizin birçok alanına katkıları her zaman yaşayacak düzeyde çoktur. Kürt halkının özgürlük mücadelesi tarihinde her zaman baş eğmez ve çaresizliğe düşmez bir büyük irade olarak anılacaktır.
Baz Mordem, Nazlıcan, Amara, Rozerîn…
Yine Baz Mordem Botan gençliğinin öncü militanıydı. Uluslararası komploya karşı ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ kampanyasının seçkin eylemcisiydi. Kürt gençlik örgütlenmesini YCK’den Komela Ciwan’a taşıyan gençlik önderi bir militandı. Genç yaşına rağmen ideolojiyi, örgütlenmeyi, yönetimi ve gerillacılığı birlikte yapabilen komple kişilikti. Kato direnişinin ölümsüz komutanı Baz Mordem de Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı tarafından bu temelde her zaman anılacaktır. Botan ve Kürdistan gençliği bu ölümsüz öncüsüne, önderine her zaman bağlı kalacak, sahip çıkacak ve Bazlaşarak ona cevap verecektir.
Rozerîn, Mardin kadınının, Nazlıcan ve Doktor Amara, Batman kadınının, Dicle, Gever kadınının derin özgürlük tutkusunun ve çığlığının güçlü temsilcileri olarak özgürlük mücadelesinde her zaman anılacaklardır. Çîçek Botan’la birlikte Kürt kadınının Önderlik gerçeğine, özgür yaşama ve gerilla direnişine bağlılıklarının örnek önder ve seçkin temsilcileri olarak özgürlük mücadelesinde ve gerilla direnişinde her zaman yaşayacaklardır.
Bize büyük bir güç ve miras bıraktınız
Kahraman Xakurkê ve Kato şehitlerine, Rüstem’lere, Çîçek’lere, Alişêr’lere, Baz’lara, Rozerîn’lere, onların şahsında tüm kahraman şehitlere şunu söylüyoruz:
Sizler en zor olanı başardınız. En zor koşullarda mücadele ederek, direnerek bize büyük bir güç ve miras bıraktınız. Faşist soykırımcı düşmanın iradesini ve sadistçe saldırı ruhunu derinden kırdınız. Kürt Halk Önderi’ne özgürlük ve Demokratik Özerklik’i inşa hamlesinin zaferini garantilediniz. Zor olanı başararak ve büyük bir miras yaratarak Kürt halkına önemli bir güç verdiniz. Kürt gençlerini ve kadınlarını büyük görev ve sorumlulukla yüz yüze getirdiniz. Söz olsun ki, sizin yaşamınızı verdiğiniz Kürt Halk Önderi’ne özgürlük ve Demokratik Özerklik’i inşa hedefini mutlaka ama mutlaka başarıyla gerçekleştireceğiz. Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğü temelinde özgür ve demokratik Kürdistan’ı yaratarak sizleri yaşatacağız.
Değerli yaşamlarınızı verdiğiniz yüce amaçlarınızı gerçekleştirebilmek için her koşulda, hiçbir zorluk ve engel tanımadan, var olduğumuz müddetçe yılmadan, usanmadan ve yorulmadan her zaman mücadele içinde olacağız. Sizin kesinleştirdiğiniz devrimci direniş çizgisini her zaman yaşatacak ve zafer üstüne zafer kazanan bir çizgi olarak yeni nesillere mutlaka taşıyacağız.
Halk ve tarih zalimlerden hesap soracak
Burada Kürt evlatlarını hunharca ve alçakça katleden faşist sömürgeci güçlere de birkaç sözümüz var. Sizler halkımızın ve Kürt gençlerine yönelik alçakça saldırılar yürütebilirsiniz. Amerika’dan, NATO’dan, İsrail’den aldığınız en son öldürücü tekniklerle, uçaklar ve helikopterlerle, yakıcı gazlarla Kürt insanına saldırabilirsiniz. Kürtleri katledip zindanlara doldurabilirsiniz. Kenan Evren’ler, Tansu Çiller’ler ve Mehmet Ağar’lar gibi kontra zulmünün, terörünün en alçakçasını yapabilirsiniz. Bu koNûda hiçbir ölçü, ahlak, hukuk, sınır ve kural tanımayabilirsiniz. Nitekim kendi tarihinizden de, benzerlerinizin tarihinde de bu tür örnekler çoktur. Ancak şunu bilin ki, hiçbir saldırınız bu kahraman Kürt evlatlarını yenemeyecek, hiçbir zulmünüz özgürlük aşığı Kürt halkını bu direniş çizgisinden vazgeçiremeyecek ve teslim alamayacaktır. Sizler döktüğünüz kanda boğulacaksınız. Tıpkı sizden önceki hükümetler ve genelkurmay başkanları gibi, Evren’ler, Çiller’ler, Demirel’ler, Yaşar Büyükanıt’lar gibi yok olup gideceksiniz. Ama kalıcı olan Kürdistan halkı olacak, bu halkın özgür ve demokratik bir yaşam için direnişi olacak, halkların kardeşliği temelinde yürüttüğü mücadelesi ve yarattığı değerler olacak. Sizler ise tarihin zalimleri gibi, diktatörleri gibi, faşist saldırganları gibi bir gün gelecek yok olup gideceksiniz.
Şimdi bu insanlık dışı zulmü, işkenceyi ve katliamı Kürt halkına, onun özgür ve demokratik yaşam talebine karşı geliştirebilirsiniz. Efendilerinizin, emperyalist ağababalarınızın verdiği emirleri uygulayabilir, bu kandan rant elde ederek cebinizi ve göbeğinizi şişirebilirsiniz. Fakat bunların ömrünün de, hükmünün de uzun sürmeyeceği, tıpkı sizden öncekiler gibi sizin de yok olup gideceğiniz, özgürlük mücadelesinin karşısında yenilip yok olacağınız günler yakındır. Bunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. Halk ve tarih bir gün sizden de tüm zalimler gibi mutlaka hesap soracak ve tarihin çöp sepetine kaldırılıp atacaktır.
Özgürlük aşığı yeni bir Kürt halkı...
Çok iyi biliniyor ki, bizler bir ölüp bin doğanların temsilcileriyiz, ardıllarıyız. İnsanlığın büyük özgürlük yürüyüşünün sürdürücüleriyiz. Şehitler verdikçe bugüne geldik. Bu büyük güce, Önderlik gerçeğine ve yenilmez direnişçiliğe ulaştık. Şehitler verdikçe halklaştık, özgürlük aşığı yeni bir Kürt halkı yarattık. Coşkuyla, heyecanla, bayram havasında her türlü zulme ve baskıya karşı yiğitçe direnen Kürt halkını, gençliğini ve kadınlarını ortaya çıkardık. Haki’ler, Mazlum’lar, Kemal’ler, Hayri’ler, Agit’ler, Bêritan’lar, Zîlan’lar, Berivan’lar bir düştüler; yüzlercesi, binlercesi ortaya çıktı. Bu kahraman insanların ismi ve ruhlarıyla donanmış yeni bir toplum, yeni bir gençlik, yeni bir kadın oluştu.
Bizi alçakça katlederek yok edeceklerini sananlar fena halde yanıldılar. Tersine, karşılarında daha yiğit savaşçıyı, daha çok bilinçlenmiş ve örgütlenmiş Kürt halkını buldular. Şimdi bunun ızdırabı içindeler. “Aman yarabbi, bu bela başımıza nerden geldi, bunu nasıl yok edeceğiz” telaşı ve arayışı içindeler. Bütün zalimler gibi insanlığın özgür ve demokratik yaşamını nasıl yok edeceklerinin arayışı, çabası ve saldırısı içindeler. Fakat ne yapsalar da Kürt halkını durduramıyorlar, Kürt kadınının önünü alamıyorlar, Kürt analarını susturamıyorlar, Kürt gençliğini özgürlük mücadelesi için fedailer haline gelmesini önleyemiyorlar.
Çalışkanlığın ve sorumluluğun eşsiz örnekleri...
AKP Hükümeti de kendinden öncekiler gibi çareyi daha fazla katletmekte bulmaya çalışıyor. Fakat nafile! Kendinden öncekilerin katliamları nasıl özgürlük ateşini daha çok gürleştirdi ve Özgürlük Hareketini daha çok büyüttüyse, direnişi daha çok alevlendirdi ve halkı daha fazla Kürt Halk Önderi’ne sahip çıkar, özgürlük mücadelesine katılır hale getirdiyse, AKP Hükümetinin faşist katliam, baskı ve zulmünün yaratacağı sonuç da kesinlikle bu olacaktır. Kürt halkı, Kürt gençliği, Kürt kadını bu kahraman öncülerine, şehitlerine her zamankinden daha fazla sahip çıkacak, Zaloğlu Rüstem gibi kahramanlaşacak, Bazlaşacak, Çîçek yoldaş gibi büyük özgürlük komutanlığını yaratacak, Koçgiri’nin ve Dersim’in Alevî Kürt halkının aslanı Alişêr’leri daha çok ortaya çıkartacaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Özgürlük devriminin zaferi bu kahraman devrimcilerin adıyla ve onların öncülüğünde gerçekleşecektir.
Xakurkê’de, Kato’da birçok gerilla katledilmişti. Daha önce de Kandil direnişinde Askeri Konsey üyesi Sîmko Serhildan şehit düşmüştü. Bu büyük şehitle, kahraman öncüler her şeyden önce de özgürlük çizgisinin temsilcileridirler. Her koşul altında Kürt halkına ve özgürlük devrimine yöneltilen imha ve tasfiye amaçlı saldırılara karşı kahramanca direnişi temsil ettiler.
Onlar, Kürt Halk Önderi’ne özgürlük ve Demokratik Özerklik’i inşa hamlesinin en önde yürüyen ve mücadele eden militanları oldular. Onlar her zaman iyiyi, güzeli, doğruyu ve haklıyı temsil ettiler. Onlar özgür yaşamı partileşmede ve gerillalaşmada gördüler. Onlar yoldaşlığın, savaşçılığın, çalışkanlığın ve sorumluluğun eşsiz örneklerini sundular. En önde yürüyerek ve değerli yaşamlarını özgürlük mücadelemize vererek bize büyük bir miras bıraktılar. Ön açtılar ve yol gösterdiler. Nasıl olmamız, nasıl yürümemiz, nasıl örgütlenmemiz ve nasıl mücadele etmemiz gerektiğini gösterdiler. Bize başarı ve zaferin doğru yolunu öğrettiler. Elbette aynı zamanda da Kürt Halk Önderi’ne özgürlük ve Demokratik Özerklik’i inşa hamlesini zafere götürmek gibi, özgürlük devrimimizi başarıya taşımak gibi son derece önemli ve tarihi bir görev ve sorumluluğu bize yüklediler. Bu görevlerin başarılmasını dönülmez kılarak mutlaka başarma ödevini omuzlarımıza yüklediler. Dolayısıyla bizler Kürt halkının bu büyük evlatlarının, özgürlük savaşçılarının, büyük öncü komutanlarının bize yüklediği görev ve sorumlulukları, yine bunları nasıl başaracağımız konusundaki öğretilerini doğru anlamamız, yeterince sahiplenmemiz ve başarıyla hayata geçirmemiz gerekiyor.
Rüstem’lerden, Çîçek’lerden, Alişêr’lerden öğrenmeliyiz
Her şeyden önce hangi koşulda olunursa olunsun görev ve sorumluluğa nasıl sahip çıkılır, özgürlük mücadelesinde kararlı bir temelde nasıl yürünür? Bunları bu büyük ölümsüz özgürlük savaşçılarından öğrenmeyi bilmemiz gerekiyor. Bu devrimcilerin özelliklerini anlamamız, irdelememiz, değerli yaşamlarını tanımamız, onları kendimize yaşam ölçüsü olarak edinmemiz gerekiyor. Kısaca bu ölümsüz kahraman şehitlerimizden öğreneceğimiz çok şey var. Bu öğreneceklerimiz bizi zafer çizgisinde başarılı bir pratik mücadele yürütmeye götürecektir.
O halde bu büyük öncülerden öğrenmeyi bilmeliyiz. Rüstem’lerden, Çîçek’lerden, Alişêr’lerden öğrenmeliyiz. Onların değerli ölçü ve özelliklerini kendi şahsımızda, kişiliğimizde şekillendirmeliyiz. Yine onların bizlere bıraktığı ve başarılmasını şart kıldığı tarihî görev ve sorumluluklara tüm gücümüzle sahip çıkarak, uğrunda mücadele ettikleri amaçları başarmak için Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğünü Kürt halkının ve Kürdistan’ın özgürlüğü bilerek ve yaparak, bu temelde Kürt Halk Önderi’ne özgürlük hamlesini başarıyla geliştirmeyi ve zafere taşımayı bilmeliyiz.
Onlar, Kürt Halk Önderi’ni doğru ve iyi anladılar ve kararlılıkla yürüdüler. Biz de onların izinden kararlılıkla yürüyebilmeliyiz. Onlar dönemin görev ve sorumluluklarını doğru ve yeterli anladılar ve onun gerçekleştirilmesi için büyük bir cesaret ve fedakârlıkla en önde yürüdüler. Biz de onların izinde dönem görev ve sorumluluklarına tüm gücümüzle sahip çıkarak yürüyebilmeliyiz. Onlar Kürt Halk Önderi’ne özgürlük ve Demokratik Özerklik’i inşa hedefini başarmak için yaşamlarının sonuna kadar tam bir kararlılıkla mücadele ederek canlarını verdiler. Bizler onların yaşamından ders çıkartarak, Kürt Halk Önderi’ne özgürlük ve Demokratik Özerklik’i inşa hedefini başarıyla hayata geçirecek bir mücadelenin sahibi olmalıyız. Bu temelde bu değerli yoldaşlarımızın yüce anılarına doğru sahip çıkarak, onları özgürlük mücadelesinde yaşatabilmeliyiz.
Kuşkusuz bu büyük özgürlük militanlarına herkesten çok Kürt halkı sahip çıkacaktır ve zaten sahip çıkıyor. Kürt gençliği sahip çıkacaktır ve zaten sahip çıkıyor. Kürt kadını ve analarımız sahip çıkacaktır ve herkesten çok en büyük cesaret ve fedakârlıkla bunlar sahip çıkıyorlar. Kemal’lerin Bêritan’ların, Agit’lerin, Zîlan’ların, Adil’lerin ve Nûda’ların izinden yürüyen özgürlük savaşçıları olarak Rüstem’lerin, Çîçek’lerin ve Alişêr’lerin izinde yürüyerek, görev ve sorumluluklarını doğru bir biçimde yerine getirerek özgürlük devrimini zafere taşımayı bilmeliyiz. BİTTİ
SELAHATTİN ÇÎÇEK