Kobanê’de şehit düşen onlarca direnişçiden biri de YPJ’li Nûda Arîn kod adlı Hülya Keser. Keser, Bitlis’in Adilcevaz İlçesi’ne bağlı Arişkus Köyü’nde geçen hafta defnedilmişti. Çocukluğundan beri gerillaya olan aşkını çevresi ve ailesinden gizlemeyen, ailesinin tek kız çocuğu olan Hülya, kısıtlı imkanları nedeni ile devam edemediği okulunu Açık Öğretim’den tamamladıktan sonra diplomasını alır almaz ailesi ile vedalaşmadan 2009 yılında HPG’ye katıldı. Ardından ise Rojava’daki direnişte yerini aldı.

Annesi: Evlat değil yoldaştı

Hülya Keser’in annesi Hürriyet Keser, her özgürlüğün bir bedeli olduğunu belirterek, “Kürt halkının özgürlük bedeli de Hülya, Beritan ve Egîtlerdir. Her şehit Kürt annesinin olduğu gibi benim de yüreğim hüzünlü ve bir o kadar da onurludur” dedi. Hürriyet, kızını “güler yüzlü, fedakâr ve bir o kadar da cesur” olarak tanımlarken şunları belirtiyor: “O sadece bir evlat değil, benim için bir yoldaştı. Hülya ile biz anne kızdan öte iki yoldaş ve iki arkadaş gibiydik. Hülya benim evladım olmasına rağmen, annemden görmediğim şefkati yaşadım. O benim ekmeğim, suyum ve hayatımın baharıydı. Demek ki kızımın yoldaşlarına ve mücadelesine olan sevgisi bana olan sevgisinden daha üstünmüş, onun beslediği o sevgiden pay almak ve o sevgiyi yaşamak benim için bir onurdur. Uğurlar olsun Hülyama ve onun yoldaşlarına.”

Kobanê onurumuz, haysiyetimiz

Kobanê deyince aklına kızının geldiğini belirten anne Keser, “Kobanê özgürleşirse kızıma kavuşmuş olacağım. Çünkü kızımın özlemi Kobanê’nin özgürlüğüdür” diye konuştu. Kızı gibi birçok Kürt gencinin Kobanê direnişinde yer aldığına dikkat çeken Hürriyet, “Kobanê düşerse onurumuz haysiyetimiz düşer. Ben yüreği yanan bir anne olarak bütün Kürt halkına sesleniyorum: Gün menfaat ve çıkarlar için kendini ve değerlerini satma günü değil. Gün namus ve onur günüdür. Herkes Kobanê direnişine sahip çıksın” şeklinde konuştu.

Binlerce oğlum ve kızım var

Yakup Bilir (Dilşer Dilovan) 2005 yılında önce PKK saflarına oradan da YPG saflarına geçerek Kobanê’de savaştı. PKK’ye katıldığı sırada “Ben yolumu seçtim özgürlük dağlarına gidiyorum” diyerek çocukluğundan beri kurduğu hayalini gerçekleştirdi. 1988 Silvan doğumlu Bilir, Amed’de Fatih Lisesi 3’üncü sınıftayken katıldığı PKK saflarında yaklaşık 10 yıl kaldı. Mücadelesine Kobanê’de YPG saflarında devam eden Bilir, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitirdi.

Özgür yaşam için

Yakup gibi diğer erkek kardeşi Uğur da 2010 yılında henüz 15 yaşındayken PKK saflarına katılıp Tofan Tolhildan adını aldı. Uğur, özgürlük dağlarının yolunu tutmadan önce annesine bıraktığı mektubunda, “Özgür yaşayıp ölmeyi tercih ederim. Sisteme, devlete yapılacak en büyük darbe sistemden kopmaktır. Benimle birlikte iki oğlun gitti ama bu mücadelede onbinlerce oğlun ve evladın var” diye seslendi. Mücadeleye katılmasının üzerinden çok geçmeden Uğur, Lice’de çıkan çatışmada yaşamını yitirdi. Bilir ailesi, çocukları Uğur’un şahadetini ise defnedildiği Lice’de kurulan Şehit Harun Şehitliği’nin açılışında öğrendi.


Silahı yerde kalmadı
Oğullarının namus ve özgürlük yoluna gittiğini söyleyen anne Türkan Bilir, yıllarca oğlu Yakup’tan hiç haber alamadıklarını sağ veya ölü olduğunu bilmeden yaşadığını anlatarak, şehadetinden 3 gün önce oğluyla telefonda görüştüğünü anlattı. Birkaç dakika sesini duyduğu oğluyla paylaştığı o anları ise “Yıllar sonra oğlumun sesini duyduğumda heyecandan öleceğimi zannettim” cümlesiyle anlatan anne Türkan, nerede olduğunun sorduğu oğlundan ‘Direniş alanındayım’ yanıtını aldı.

Sevinci oğlunun şehadet haberiyle gölgelenen anne, “Ben oğlumu göremedim inşallah diğer analar görür” temennisinde bulundu. İki oğlunun şehit düştüğünü ancak binlerce oğlu ve kızının olduğunu ifade eden Bilir, “Yapabilseydim oğlumun silahını yerde bırakmazdım. Silahını alır IŞİD’le savaşırdım. Yine de biliyorum, oğlumun silahı yerde kalmadı. Yoldaşları her zaman silahını kaldırdı” dedi.


VİLDAN ATMACA/JİNHA/VAN