Almanya’da geçtiğimiz yıl 123 kadın katledildi. Hamburg Senatosu’nun kadın kırımına ilişkin milletvekili Cansu Özdemir’in sorularına verdiği yanıt, bu konudaki çalışmaların ve gerek polis gerekse savcılığın kadın cinayetlerine yaklaşımının yetersiz olduğunu ortaya koyuyor.
DİLAN KARACADAĞ
Kadınlara yönelik şiddet ve katliam tüm dünyanın sorunu. Almanya’da sadece 2018 yılında 123 kadın eşi ya da eski eş/partneri tarafından katledildi.
Hamburg Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, kadın cinayetlerini hazırladığı bir soru önergesiyle Hamburg Senatosu gündemine taşıdı. Almanya’da her gün kadınların cinayet tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Özdemir, “Üç günde bir, bir kadın katlediliyor. Zanlıların çoğu ise aile mensupları, eşler veya eski eşler. Geçtiğimiz yıl 123 kadın eşi/eski eşi tarafından katledildi” diye belirtti. Kadın cinayetlerindeki artışa işaret ederek Alman toplumunda ataerkil şiddetin ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Özdemir, “Pek çok ülkede ‘Feminicide (kadın kırımı) terimi kullanılıyor ve kısmen yasallaştı. Ancak Almanya’da sorunun yapısal bileşeni inkar ediliyor. Kadın cinayetleri kadın kırımı olarak tanımlanmaktansa ‘kader’, ‘aile trajedisi’, ‘kıskançlık’ vb. tanımlamalarla basite indirgeniyor” eleştirisinde bulundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarında da kadın kırımının açık bir biçimde ifade edilmediğini kaydeden Özdemir, cinsiyet temelli cinayetin yok sayıldığına işaret etti. Kadının aynı zamanda bireysel yaşam hakkının da ihlal edildiğini belirten Özdemir, İstanbul Sözleşmesini hatırlatarak, “antlaşmaya uyulması gerekiyor” dedi.
Özdemir, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık üzerine çalışma yürüten Hamburg Senatosu’na konuyla ilgili bir dizi soru yöneltti.
‘Trans’ cinayetler bilinmiyor
Hamburg’da 2018 ve 2019 yıllarında kaç kadın ve trans bireyin, gördüğü şiddet sonucu öldüğü ya da cinayet teşebbüsüne maruz kaldığı sorusuna ise Senato net bir rakam vermedi. Kriminal Polis İstatistikleri (PKS) kayıtlarında “kadın” ve “erkek” ayrımı bulunduğu “trans” sınıflandırması olmadığı belirtildi. Suçların kişisel haklara (hayat, beden, özgürlük, namus, cinsellik) karşı yapılan suçlar olarak sınıflandığı belirtilirken, mağdurun uğradığı her şiddetin kaydedildiği, bir yıl içerisinde defalarca şiddete uğrayan bir kişinin uğradığı şiddet sayısı kapsamında kayıtlara geçtiği, dolayısıyla mağdur sayısına ilişkin net bir rakam vermenin mümkün olmadığı kaydedildi. 2019 yılı içinde çeşitli gerekçelerle bir rakam verilmedi.
Polis rapor etmiyor
“Senato, suçların hangilerinin kadın cinayeti olduğuna dair bir bilgiye sahip midir” sorusuna verilen cevap ise şöyle: “Sorduğunuz istatistikler polis tarafından rapor edilmemektedir. Sorunuzu cevaplamak için belirtilen zamanın tüm dosyalarının incelenmesi gerekir; ancak yüzlerce olayı soru önergeniz için ayrılan zaman içerisinde değerlendirilmesi ve cevaplanması mümkün değildir. Bunun dışında, failin motivasyonlarına bakılmaksızın, polis, ilgili bireysel davada gerekli tüm güvenlik önlemlerini ve kovuşturmalarını alır, bu nedenle polisin bir istatistik toplama zorunluluğu yoktur.”
Özdemir, Hamburg Senatosu’nun kadın kırımına ilişkin önlemleri, bilimsel çalışmaları ve kadın cinayetleriyle ilgili veri toplamak için bağımsız izleme merkezleri olup olmadığını da sordu. İlkesel olarak her türlü şiddete karşı önlem aldıklarını belirten Senato, “Hamburg’a özgü çalışmalar bilinmemektedir ve herhangi izleme merkezi bulunmamaktadır” cevabını verdi.
Savcılık kayıt altına almıyor
2015’ten itibaren işlenen cinayetlerde “ihanet”, “hafif gerekçeler”, “kadın nefreti” gerekçeleriyle mahkumiyet verildiğine işaret eden Özdemir, bu verilerin yıl, cinsiyet ve ilişki durumuna göre değerlendirilmesini talep etti. Bu soruya verilen yanıt ise şöyle: “Hamburg Savcılığı Görev Yönetimi ve İşleme Sistemi (MESTA), mağdurun cinsiyet ve ilişki durumu ile cinayetin ‘kadın nefreti’yle alakası olup olmadığını kayıt altına almıyor. Dolayısıyla sorunun cevabı için davaları tek tek değerlendirmek gerekir. Bu da (13 Kasım’a kadar) 146 davaya tekabül eder.”
Alınan tedbirler
Senato alınan önleyici tedbirlere ilişkin ise şunları sıraladı: “Hamburg eyalet çapında, ‘Hamburg-Cesur Şehir’ adı altında 2019 yılında Aşırı Sağcılığa Karşı Önleme ve Mücadele adı altında bir program sürdürülüyor. Ayrıca senato tarafından finanse edilen eğitim ve danışmanlık projeleri geliştirildi. Örneğin, aşırı sağcılığa karşı Hamburg Mobil Danışma Ekibi, feminizm karşıtı ve gerici cinsel politika konularında etkinlikler düzenledi ve eğitim kurumlarında seks eğitimi konusunda pedagojik uzmanlar için bir kılavuz yayınladı. ‘Yeni Haklar’ hedef grubuyla çalışan ‘Dekonstrukt (yapısız)’ model projesi ‘Kahramanlar, Düşünürler ve Barbarlar’ kitabını da yayınladı - Yeni Hak ve erkekliğin analizi.”