
Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişi öngören ancak içeriğinde “Başkan” yerine “Cumhurbaşkanı“ ifadesi kullanılan anayasa değişiklik teklifinin 12 maddesi Türkiye Meclisi Anayasa Komisyonu’nda kabul edildi. Anadolu Ajansı (AA), 21 maddelik teklifin 19 maddeye düşürüldüğünü bildirdi.
‘Yedek milletvekilliği’ düzenlemesinin kaldırılmasının ardından yapılan son değişikliklerle Cumhurbaşkanının ‘doğuştan Türk vatandaşı’ olması şartı kaldırıldı, kamu kurumlarıyla ilgili kararname çıkarma yetkisi de tekliften çıkarıldı.
Çarşamba günü başlayan ve Perşembe günü saat 04.00’ten sonra son bulan görüşmeler sonrası teklifin 7., 8., 9., 10. ve 11. maddeleri de komisyondan geçti.
7. maddede yapılan değişiklikle Meclis soruşturması, Meclisin denetim yolları arasına eklendi. Buna göre, TBMM; meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanacak. Meclis araştırması ise belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibaret olacak.
8. maddede yapılan değişiklikle ise cumhurbaşkanı seçilme şartları arasında bulunan “doğuştan Türk vatandaşı olanlar arasından” hükmü, “Türk vatandaşları arasından” şeklinde değiştirildi.
9. maddede cumhurbaşkanının TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil ettiği belirtildi.
10. maddeye göre cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilecek. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşecek ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilecek. TBMM, üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilecek.
Cumhurbaşkanının kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili kararname çıkarma yetkisini belirleyen teklifin 15. maddesinin anlamı daraltılarak 11. maddeye eklendi. 15. madde metinden çıkarıldı.
Teklifin 11. maddesinin kabul edilmesinin ardından görüşmelere ara verilerek, dün öğleden sonra devam edildi. Cumhurbaşkanı‘na Meclis’i feshetme yetkisi veren 12. madde komisyonda kabul edildi. Böylece komisyondaki görüşmelerin 9. gününde kabul edilen teklif sayısı 11’e yükselmiş oldu.
Komisyonda HDP ve CHP’nin verdiği tüm önergeler reddedildiği gibi komisyonda çoğunlukta olan AKP, MHP ile birlikte bir an önce teklifin komisyon aşamasını tamamlayıp Genel Kurul’a getirme çabası içerisinde.
Parlamenter sistemin tasfiyesi
Komisyonun HDP’li üyesi Mardin Milletvekili Mithat Sancar, gelinen noktada teklifi, komisyon görüşmelerini ve bundan sonra olabilecekler konusunda dihaber’den Hayri Demir’in sorularını yanıtladı.
Anayasa değişikliği paketine bakıldığında gerçekten bir başkanlık modelini ön gördüğünü söyleyemeyeceğini belirten Sancar, “Bu teklifte klasik anlamda bir başkanlık modelinin unsurları yer almıyor. Evet, parlamenter sistem tasfiye ediliyor fakat onun yerine getirilen tek adam yönetimine dayalı keyfi bir sistemdir” dedi.
Bir tür sultanlık özentisi
Sancar, sistemin üç ana sütunu olduğunu belirterek, şöyle özetledi:
* Cumhurbaşkanının yetkisi çok fazla artırılıyor.
* Meclis’in yetkileri çok fazla azaltılıyor.
* Denge ve denetleme mekanizmaları çok fazla etkisizleştiriliyor.
Bu denkleme bakıldığında ortaya çıkan sonucu şöyle tarif etti: “Yetkileri aşırı genişlemiş, Meclis’in ve diğer kurumların denetiminde kurtarılmış bir tek adam yönetimidir. Teklifte demokrasiyi sadece seçime, seçimi de sadece başkanın kim olacağı meselesine indirgeyen bir anlayışı var. Özgürlük güvenceleri ve hukuk devleti ilkeleri ortadan kaldırılıyor. Getirilmek istenenin adına bir tür sultanlık özentisi de diyebiliriz. Kendi şahsına ve kişisel ihtiyaçlarına öncelik veren bir değişiklik önerisidir.
Erdoğan’ın ideolojik dünyası
İdeolojik unsurun da varlığına işaret eden Sancar, Erdoğan’ın ideolojik dünyasını yansıtan unsurları gözardı etmediğini fakat asıl önceliğin kendi şahsı ve çıkarları olduğunu vurguladı. Yani şahsını mutlak yetkili bir başkan haline getirmek; bütün soruşturma, yargılama tehditlerini bertaraf etmek; kendini başkan yapıp koruma altına almak istediğini kaydeden Sancar, ideolojik rengini de şöyle izah etti: “Yeni Osmancılığın bu kadar telaffuz edilmesi tesadüf değil, anlamsız değil. Şu an getirilmek istenen şey hakikaten bir tür sultan statüsü yaratmaktır. Bu statünün de hukuk ve anayasa kararları ile sınırlandırılması arzu edilmiyor. Mevcut cılız sınırlandıramaları da başkan olacak kişi kolayca aşabilir.”
MHP teslim oldu
MHP’nin bu teklife destek vermesinin hem özel hem de genel sebepleri olduğunu kaydeden Mithat Sancar, şöyle ifade etti:
* Özel sebep: Devlet Bahçeli’nin içinde bulunduğu kuşatılmışlık halini aşmak. Parti fiilen bölünmüş durumda. Şu an Bahçeli bu işbirliğine gitmese zaten Meclis’te etkisiz bir parti olan MHP giderek siyasi hayattan silinme tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Hem kendi başkanlığını, hem de başkanı olabileceği MHP’yi bu işbirliği sayesinde kurtarmaya çalışıyor.
* Genel sebep: Belli ki iki partinin ortak paydası Kürt karşıtlığıdır. Erdoğan, Bahçeli’nin bu konuda ideolojik konumuna teslim; Bahçeli de Erdoğan diğer hesaplarına destek oldu. Anti-Kürt politika bu iki güç arasındaki işbirliğinin temelini oluşturuyor.
‘Kürt kökenliler’ sineye çekti
AKP, Kürt karşıtlığı üzerinde bu kadar MHP’ye teslim olmuşken AKP’deki Kürt milletvekilleri nasıl bu kadar sessizce bunu sineye çekebildiğini sorgulayan Mardin Milletvekili Sancar, aslında bunun Kürdistan tarihinde pek çok örneği olduğunu hatırlattı. Kişisel ikbal ya da kendi aile veya aşiretlerinin menfaatlerini devletle işbirliği üzerinden arayanların her zaman olduğunu anımsatan Sancar, “Bu Mem û Zin’deki Beko karakterinin de bir yansıması olarak okunabilir” dedi.
Etik sağlamlık aramak nafile
AKP’nin yaptığı işlerde mantıksal tutarlılık ve etik sağlamlık aramanın nafile olduğunu kaydeden Sancar, AKP’nin yöntemini ‘amaca giden her yol mubahtır’ olarak anlamak gerektiğini söyledi: “Amaç belirlenmiştir ne pahasına olursa olsun bu tek adam yönetimini anayasal temele kavuşturmak istiyorlar. Gerisi teferruattır. Dolayısıyla bir maddeyi çekmek, 316 milletvekili imzası ile getirilen bir teklifteki bir maddeyi 3 milletvekilinin imzasıyla onlar için çok önemsiz ayrıntılardır. Genel Kurul’da da her yolu deneyecekler fakat her yolu deneyecek olmaları mutlaka başaracakları anlamına gelmiyor.”
Ciddi endişeleri var
AKP’nin 330’u bulamayacağına dair ciddi bir endişe içinde olduğuna dikkat çeken HDP Mardin Milletvekili Sancar, “AKP yöneticileri özellikle Saray çevresi bu endişeyi taşıyor. Zaten teklifi hızla komisyondan geçirmek istemelerinin en önemli sebebi tartışmalar uzadıkça AKP’deki huzursuzlukların daha fazla artacağı ve daha görünür hale gelmesi korkusudur” diye konuştu.
HABER MERKEZİ