Al Jazeera, BBC Türkçe ve Reuters’ta yer alan habere göre, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) hazırladığı rapor, rejimin stoklarını teslim etmesinin ardından kimyasal silahtan arındırılmış olması gereken Suriye’de hardal gazının kullanıldığını ortaya koydu.

OPCW raporu ile birlikte, Suriye’deki bir çatışmada kimyasal silah kullanımı ilk kez resmen doğrulanmış oldu. 

Raporda, DAİŞ ile o dönem Marea’yı elinde tutan diğer cihatçı grup arasında yaşanan çatışmada kimyasal silah kullanıldığı belirlendi. 2 kişinin bu silahtan etkilendiği ve 1 bebeğin ise yaşamını yitirdiğini belirten OPCW’nin 29 Ekim tarihli raporunda, 21 Ağustos 2015’te bu silahın kullanıldığından emin olduğu ifade edildi. 


Oklar Türkiye’yi gösteriyor

Aslı soru, her türlü vahşi yöntemi kendisinden başka herkese reva gören DAİŞ çetelerinin bu silahı nereden temin ettiği.   

Bu bağlamda oklar Türkiye’yi gösteriyor. 

Geçtiğimiz günlerde CHP Milletvekili Eren Erdem, DAİŞ’e kimyasal silahların Türkiye’den gittiğini belgeleriyle açıklamıştı. Erdem, “Adana Cumhuriyet Başsavcılığı sarin gazı maddelerinin Türkiye’den Suriye’ye gönderildiğine dair iddianame hazırlamış ve bu dava kapatılmıştır. İşin içinde Makine Kimya Enstitüsü’nün de adı geçiyor. Telefon kayıtlarının hepsi dosyada” demişti. 


Bin 300 ton kimyasal silah imha edilmişti

Nobel Barış Ödülü sahibi Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, Suriye’nin varılan anlaşmadan sonra bildirdiği ve daha sonra aşamalı olarak teslim ettiği 1300 ton kimyasal silah stokunun teslim alınıp sonra da imha edilmesi sürecini bizzat denetledi. Ancak ABD ve İngiltere, Suriye’nin OPCW’ye sunduğu kimyasal silah stoklarına ait ilk listenin tutarlı olmadığını iddia etmişti.   


 HABER MERKEZİ