GÖÇ-DER üyeleri, Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması yaptı. Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, BDP il ve ilçe yöneticilerinin destek verdiği açıklamada, onlarca kişi, "Ölüme dönmek istemiyoruz", "Koruculuk kaldırılsın", "Köye dönüş için yasal güvence istiyoruz" dövizleri açtı. Grup adına açıklama yapan GÖÇ-DER yöneticisi Mirza Korkmaz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren zorunlu iskanları gündemine aldığını ifade ederek, imha ve inkar politikalarına karşı çıkanların da çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Mecburi İskan Kanunu'nun aynı zamanda zorunlu göç anlamına geldiğini ifade eden Korkmaz, insanların yerinden yurdundan edilerek kıyımdan geçirildiğini kaydetti.
1915, 1925 ve 1934 yıllarında da bu asimilasyon ve baskıcı politikaların bariz bir şekilde yaşandığının altını çizen Korkmaz, "Devletin bu politikası günümüze kadar devam etti. 1980'lerden bu yana PKK ile mücadele adı altında zorunlu göç süreklileşti, İskan Kanunu'nun devamı olan 'OHAL' yasası çıkartılarak yerleşim yerlerinin boşaltılması yetkisi valiliklere verildi" dedi.
Van'da ise Van, İstanbul, Amed ve Akdeniz GÖÇ-DER’in oluşturduğu Göç Platformu, yerlerinden edinenlerin geri dönüşünün sağlanması için hazırladıkları çözüm önerilerini kamuoyuna açıkladı. Feqiyê Teyran Parkı’nda bir araya gelen platform üyeleri ortak açıklama yaptı.
GÖÇ-DER'in çözüm önerileri şöyle sıralandı:
- Devlet zorunlu göç olayını ve sonuçlarını doğru bir biçimde değerlendirerek geçmişiyle yüzleşmeli, hükümetler kendi sorumluluğunu kabul etmeli ve zorunlu göç mağdurlarından özür dilemelidir.
-  Barışın ve toplumsal bir uzlaşmanın gelişebilmesi için askeri operasyonlar, şiddet ve çatışmalı ortam son bulmalı, siyasi soykırım operasyonlarına vazgeçilmeli, bu kapsamda tutuklanan yerel yöneticiler ve politikacılar derhal serbest bırakılmalıdır.
-  Geriye dönüşler önündeki engeller kaldırılmalı, boşaltılan yerleşim yerleri yeniden imar edilmeli ve bir suç örgütüne dönüşen “Köy koruculuğu” sistemi derhal kaldırılmalıdır.
-  Şark Islahat Planı ile adları değiştirilen köy, kasaba ve kentlerin adları iade edilerek, gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- Toplumsal barış için, devlet ve PKK arasında Oslo’da başlatılıp ara verilen müzakereler yeniden başlatılmalıdır.
- Mezopotamya halklarının ortak tarihi ve kültür mirasına sembolü olan Hasankeyf'i sular altında bırakacak olan Ilısu projesinden vazgeçmelidir.
- Devlet imzaladığı uluslar arası sözleşmelere bağlı kalarak gereklerini yerine getirmelidir.
- Van depreminde mağdur olan onbinlerce Van'lı 2013'ün kışına girmeden önce herkesin konut sorunu çözülmelidir. Ve deprem zararları gerçek değerleri üzerinde hesaplanarak ödenmelidir. Geçmiş hak kayıpları, kira yardımı, elektrik, su, gıda, sağlık, eğitim giderleri de ödenerek, mağduriyetleri telafi edilmelidir.

HABER MERKEZİ