
Yeni Kadın, uzun yıllardır Avrupa'da demokratik faaliyetleriyle faşizme, emperyalizme, ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve her türden gericiliğe karşı mücadele eden bir kadın hareketi. Avrupa ülkelerinde kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve baskıyı değerlendiren Yeni Kadın Merkez Yönetim Kurulu Üyesi İmran Cingi, "Biz kadınlar örgütlenir ve direnirsek özgür geleceği kazanmaya muktediriz. Rojava direnişi bunu bize bir kez daha hatırlattı" dedi.
Kadına yönelik şiddetin tüm dünyada kadın katliamları, göçler, hapishanelerde taciz ve tecavüzler, emeğin sömürülmesi biçiminde devam ettiğini belirten Cingi, sistemiçileşmeyen kadına şiddetin her biçiminin mübah görüldüğünü söyledi. Cingi, yönetim kurulu üyeleri Dr. Banu Büyükavcı'nın da sisteme karşı duruş sergilediği için Nisan ayından bu yana Almanya zindanlarında izole edildiğini hatırlattı.
Cins ayrımcılığı her yerde
Üretilen bütün toplumsal değerlerin, kapitalist mülkiyet ilişkilerini pekiştirmeye yönelik olduğunu ve tamamen erkek cinsinin çıkarlarına göre düzenlendiğini ifade eden Cingi, şöyle devam etti: "Nihayetinde bütün işçi-emekçi kadınlar, genel emek sömürüsünün yanında ikincil bir sömürü ve baskı mekanizması olan bir cins ayrımcılığına maruz kalıyorlar. Hangi ülkede olursa olsun, bütün emekçi kadın hareketleri, burjuva, feodal, sömürücü, baskıcı, ezici, kısıtlayıcı, dışlayıcı, horlayıcı ve negatif ayrımcı bütün toplumsal ilişkileri, gerici değer yargılarını sorgulamalıdır."
Kadınlar cinsel şiddetin odağı
Emperyalist saldırganlık savaşlarının neden olduğu ölümler, tecavüzler, açlık, yoksulluk, savaştan kaçıp Avrupa'ya 'umuda yolculuk' yaparken ölümlerin yaşatıldığı bir süreçten geçildiğine değinen Cingi, mültecilerin sığındıkları ülkelerde insan muamelesi dahi görmediklerini vurguladı. Cingi, başta kadın ve çocuklar olmak üzere tüm mültecilerin ırkçı saldırıların hedefi durumuna getirildiğini, ucuz iş gücü olarak kullanıldığını, kadın ve çocukların cinsel şiddetin odağı durumuna getirildiğini söyledi.
Mülteci kadınlara yönelik çalışma
Yeni Kadın olarak Avrupalı göçmen kadınların statülerini geliştirme bağlamında aktif mücadele yürüttüklerini kaydeden Cingi, bu kapsamda yürüttükleri çalışmaları şöyle özetledi: "Kadın olmamızdan kaynaklı özgün sorunlarımıza da vurgu yaptık. Kültürel farklılıklar, ailede ve toplumdaki ataerkil düşünce sisteminin onlar üzerindeki etkileri, kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüzün yansımaları ile ilgili kampanyalar organize ettik. Böylesi kampanyaya özel önem vermeye çalıştık. İşsizlik ve sosyal hakların gaspında en fazla etkilenenler olarak kadınların yaşadığı ek külfetler, eğitim, sağlık gibi noktalardaki eşitsizlikler, göçmen olmalarından kaynaklı uğradığı ayrımcılığı sürekli tematize ettik."
Avrupa'da kadın sorunları
Cingi, Avrupa ülkelerinde de kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve baskıyı şu başlıklar altında ifade etti:
* Kadın ve erkeklere biçilen rol -kısmen ileri olmakla beraber- yerleşik değerlerin ve geleneklerin devamını sağlar şekildedir,
* Kadına biçilen rol, burada da daha çok özel alanla tanımlanmaktadır,
* Namus kavramı kadınla özdeşleştirilmektedir,
* Hala iş yerlerinde eşit işe eşit ücret yasası işletilmemektedir,
* Kadının işsizlik ve yoksulluk oranı gittikçe artmakta, yoksulluk statüsünde olan halkın 4/3'ü kadındır,
* Kadın ve çocuklara yönelik şiddet, hala ciddi ve gizli kalmış bir sorun olmaya devam ediyor,
* Avrupa'da 16-44 yaş arası aile içi şiddete maruz kalan ve bunun sonucunda hayatını kaybeden ya da sakat kalan kadınların sayısı, kanser veya trafik kazalarında ölen veya sakat kalanlardan daha yüksek,
* Kadınlar meta olarak görülüyor, alınıp satılıyor,
* Uyuşturucu ve fuhuş pazarı birbiriyle yarış halinde olup, vahşi kapitalizmin en büyük gelir kaynağı olmaya devam ediyor,
* Kadınlar yasalar yoluyla hala erkeğe bağımlı kılınmaya devam ediyor,
* Siyaseti asli görevleri arasında görmeyen kadınlar, bu ülkelerde de siyasette yeterli ölçüde temsil edilemiyor,
* Avrupa genelinde kadınların siyasette temsil oranı yüzde 23'lerde.
'Direnirsek kazanırız'
Cingi, emperyalizmin sınıfsal ve cinsel sömürü politikalarını teşhir ederek, kadın dayanışmasını güçlendirerek, eşit işe eşit ücret talep ederek ve kadının ev içindeki emeğini yasalar nezdinde görünür kılmaya yönelik mücadeleyi yükselterek, kadın bilinçlenmesine yönelik eğitime önem vererek, kadını politikleştirerek şiddetin aşılabileceğini söyledi.
Yeni Kadın olarak bağımsız kadın kimliğiyle üzerlerine düşen görevleri yerine getirmekte ve bu bilinci toplumun her kesimindeki kadınlara taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Cingi, son olarak şunları belirtti: "Bugün kadının özne ve önder olduğu Rojava direnişi biz kadınlara bir kez daha gösterdi ki, özgür geleceği onurlu ve dirençli mücadelesiyle kadın besleyecek, toplumsal ve bireysel kurtuluşu hep birlikte ama kadının özne olmasıyla değiştirerek, aydınlık günleri kadının emeği ve mücadelesi üzerinden inşa edeceğiz. Dünyamıza aydınlıkları getirmek uğruna yürütülen toplumsal kurtuluş mücadelelerinde kadın azmimiz birçok ülkede defalarca sınanmış ve kanıtlanmıştır ki, biz kadınlar örgütlenir ve direnirsek özgür geleceği kazanmaya muktediriz. Rojava direnişi bunu bize bir kez daha hatırlattı."
NİHAL BAYRAM/MAINZ