Suriye'de Baas rejiminin üzerinde çeşitli siyasetler yürüttüğü gençler ve kadınlar, halk devriminin inşa edildiği Rojava'da topluma öncülük ediyor. Baas rejiminin özellikle aileler üzerinden en çok korktuğu dinamik güç olan gençleri ve kadınları eve kapatarak sindirmek istemesine rağmen, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın felsefesi ile örgütlenmelerinin önüne geçemedi. 'Siz hem gençsiniz hem de kadın' denilerek siyasetten ve toplumsal konulardan uzak tutulmaya çalışılan genç kadınlar, Rojava Halk Devrimi'nin en ön saflarında toplumu bilinçlendiriyor.

Kadının yerinin mutfak olduğu yanılgısını, Rojava'da yaptıkları örgütlemeler ile yıkan ve bunu topluma kanıtlayan genç kadınlar, kendi öz savunmaları ile kadına yönelik her türlü saldırının da önüne geçiyor. Devrimden önce kadınların söz sahibi dahi olamadığı toplum içinde rejimin, kadınlar üzerinde bıraktığı etkiyi yıkmaya çalışan Devrimci Genç Kadınlar örgütlenmesi, mücadeleye zihniyet devrimi ile başladı.

Rejimin özgürlük aldatmacası

Baas rejiminin kadının özgürlüğünün sadece giyim kuşam üzerinden yürüttüğünü ancak düşünsel olarak bir özgürlüğün olmadığını belirten Devrimci Genç Kadınlar üyesi Berçem Xelîl, "Kadının okula gitmesi bir özgürlük olarak bize verilmişti ancak, siyasette veya toplumsal konularda düşünmemizin önü kapatılmıştı" diyerek rejimin aşıladığı düşünce ile kadınların, kadın özgürlüğü önünde bir engel oluşturduğuna dikkat çekti.
Rejim dönemindeki örneklere değinen Xelîl, "Öyle bir noktaya ulaşmıştı ki, kadın kadına hakaret ederek özgürleşmesini engelliyordu. Kendi çıkarları uğrunda gerekirse kadını satıyordu. Kadının hiçbir şekilde var olduğu kabul edilmiyordu" dedi. Genç kadınların toplum içinde görünmesinin önünde büyük duvarlar oluşturulduğunu anımsatan Xelîl, "Ancak Rojava halk devriminin başlaması ile kadınlar kendisini Rêber Apo felsefesi ile örgütlemeye başladı. Özellikle genç kadınlar kendilerini örgütlemeye başladı" diye konuştu.
Değiştirebileceklerine inandılar
Genç kadınların kendisini örgütlemesi ile toplumda bir kabul oluştuğunu ifade eden Xelîl, devrimden önce genç kadınların çektiği zorluklara işaret etti. Berçem, "Bazıları bize 'siz kadınsınız bir şey yapamazsınız' diyorlardı. Özellikle 'siyaset yapamaz veya halkınızı bu durumdan kurtaramazsınız' diyorlardı. Ama biz genç kadınlar herkesi şaşırttık. Aileleri tek tek gezip halkımıza bir şeyleri değiştirebileceğimize inandırdık" diye konuştu.
Genç kadınların istediklerinde yeni bir sistem inşa edebileceklerini gösterdiklerinin altını çizen Xelîl, genç kadınların devrimin başlangıcında yaptığı toplantı ve örgütleme çalışmalarına değindi. Çalışmalarına ailelerin fikrini değiştirmeye çalışmakla başladıklarını söyleyen Xelîl, "Çünkü aileler devletin en küçük yapı taşı olmuştu. Baas zihniyeti özellikle aileler üzerinde etkisini göstermişti. Özellikle genç kadını kapatmak istiyorlardı, dışarı çıkmasını ve devrimi gerçekleştirmesini istemiyorlardı. Halk devriminin öncülüğünü, tüm bu algılara rağmen kadın ve gençler yaptı" diyerek genç kadınların devrime yaptığı öncülüğe dikkat çekti.
"Biz hem genciz hem de kadın. Bu yüzden gücümüzün olduğunu gördük" diyen Xelîl, "Askeri gruplarımızı kurduk, halkı örgütledik. Bir fikir ile yola çıktık. Devrimci Genç Kadınlar olarak, bir kadın üzerinde baskı olduğunu gördüğümüzde buna müdahale ettik, izin vermedik. Biz bunu yapınca halkta fikirsel anlamda büyük değişiklikler oldu. Devrim ile birlikte kadın ve gençler kendisini de örgütledi" şeklinde belirtti.

İktidardan bağımsız örgütlenme
Oluşumlarına da değinen Xelîl, "Bugün komünlerimiz ve meclislerimiz var. Genç kadın evlerimiz var. Kadın okulu var. Artık bilinmelidir ki genç kadınlar kendilerini örgütleyebiliyor" dedi.
Aldıkları kararlara da dikkat çeken Xelîl, tüm kadınlara eğitimler vererek onları örgütleyeceklerinin altını çizdi. "Burada istediğimiz tek şey var, kadın ve gençlerin özgür bir şekilde düşünmesini istiyoruz" diyen Xelîl, hiçbir iktidara bağlı olmaksızın genç kadınların kendi özgür düşüncesi ile ayakta kalabileceğini görülmesini sağladıklarının altını çizdi. Toplumun egemen algısına rağmen "Kadının yerinin mutfak olmadığı, istediğinde kendi ordusunu bile kurabileceği gösterilmiş oldu" diyen Xelîl, kadına yönelik şiddete tolerans göstermeyeceklerini de "Bugün bir kadına yönelik her hangi bir şiddeti kendimize yapılmış olarak görüyor ve bunun önüne geçiyoruz" sözleriyle dile getirdi.



İSMAİL ESKİN/DİHA/QAMİŞLO