HDP Aleviler ile ilgili bir konferans topladı. Yapılan tartışma ve alınan kararlar konusunda bu satırları yazdığımızda fazla bir bilgi sahibi değildik. Ancak böyle bir konferansın toplanması önemlidir. Farklı topluluk ve kimliklerin kendileri olma temelinde öz örgütlülük ve iradeleri ile siyasete katılmaları, demokratik siyasetin esası yapması HDP’nin tüm diğer partilerden farkıdır. Örgütlü toplulukların iradesine dayalı bir demokratik toplum ve demokratikleşme, radikal demokratikleşmeyi ifade etmektedir. Buna demokratik sosyalist zihniyet ya da sosyalistlerin demokrasi anlayışı da denilebilir. Kürt Özgürlük Hareketi’nin demokratik konfederalizm dediği sistem de her topluluğun kendini örgütlemesi ve bu örgütlenmelerin demokratik temelde bir araya gelmelerini ifade etmektedir. Zaten örgütlü topluluklar konfederal temelde bir sistem kurduklarında, bu demokratik olmak zorundadır. HDP’nin, daha doğrusu HDK’in tüm örgütlü topluluklarla ilişkisi, dolayısıyla Aleviler ile ilişkisi demokratik konfederal olmak zorundadır. Yani Alevilerin öz örgütlülük, öz irade ve kendilik olarak HDP içinde yer almasıdır. 


Aleviler öz kültürleriyle yaşamalı

Kuşkusuz şu anda Alevi örgütlemeleri HDK içinde bu düzeyde ne kadar yer alıyor, almıyorlar bu da ayrı bir konudur. Ancak HDP’nin Alevilere yaklaşımı, onları tanımlama, onlar hakkında karar alma ve uygulama değildir, olamaz. Aleviler kendilerini nasıl görüyorlarsa öyle yaşayacaklar, ibadet edecekler ve örgütleneceklerdir. AKP gibi tek tip olun yanımıza gelin de diyemeyecektir. Örgütlülük ve birlik Alevilerin iç sorunudur. HDK ve HDP belirli ilkeler temelinde tüm Alevi örgütlenmeler ile ilişkilenir. Tek bir Alevi örgütlenmesini muhatap alma ve diğerlerini dışlaması söz konusu olamaz. HDK ve HDP’nin isteyeceği ‘’Aleviler kendilik olsun, yani asimilasyona karşı olsun, devlet Alevi’si olmasın ve her konuda demokratik yaklaşım içinde olsunlar’’dan başka bir şey olamaz. Bir radikal demokratik parti olma karakteri nedeniyle bu hassasiyetler dışında Alevilerin kendileri ile ilgili konularda ne düşündükleri, nasıl örgütlendikleri HDK ve HDP’nin ölçü koyması veya bir çerçeve çizmesi söz konusu olamaz. 

Her topluluk kendi öz çıkarlarını esas almalıdır. Yani gerçek anlamda kendilik olmalıdır. Hiç kimsenin topluluklar için toplum mühendisliği yapma hakkı yoktur. HDP her türlü toplum mühendisliğine karşıdır. HDP kendine göre bir Alevilik yapamaz, kendine göre Alevi arayamaz. Bu topraklarda 60-70 yıl önce Aleviler neyse şimdi de öyle olmalıdır. Şu veya bu inanç adına, kapitalist modernite koşullarında böyle olur denilerek asimilasyona yatmak tabii ki Alevi topluluğuna ihanet olur. HDK ve HDP sadece ve sadece Aleviliğin değil her inancın kendi özüne uygun kendilik olması, öz örgütlülük ve iradesini savunur. Hiçbir inanca ve kimliğe sen şöyle şöyle olacaksın diyemez. Her topluluk kendi dinamizmi içinde kendi eksiğini ve yanlışını düzeltir. 

HDP’nin Alevi çalışması bir seçim çalışması olarak da görülmemelidir. Belki seçimler ile ilgili yanı vardır. Ama kimlerin milletvekili olacağı ya da olmayacağı çalışması değildir. Aleviler için önemli olan siyasetin Alevilere nasıl yaklaşacağı konusudur. Alevi topluluğun örgütlü toplum olarak demokrasinin en temel güçlerinden biri olarak görülmesi kadar değerli bir şey olamaz. Böyle bir siyasi zihniyete ulaşmak 100-200 milletvekili almaktan daha değerlidir.


Devletin Alevisi anlayışı özgürlük getirmez

Alevilerin sorunu sadece özgür yurttaş olma sorunu da değildir. Tabi ki demokratik anayasaya temelinde özgür yurttaş olmak doğal bir taleptir. Hiçbir bireye ayrıcalıklı olmayan özgür yurttaşlık önemlidir. Ancak devlette yurttaşlık aslında devlete üye olmak gibi bir şeydir. Devlet üyesi birey! Tabi bu özgürlük getirmez. Devlete bağlı birey, devlet üyesi birey, özgür yurttaş olamaz. Devlet içinde özgür yurttaş olmak için bile Alevilerin bir topluluk olarak kabul edilmesi gerekir. Kürtlere bireysel hak yutturmacası Alevilere de yapılmaktadır. 

Aleviler bir toplum olarak tanınmalı, öz örgütlülük hakları esas olmalı, bunun önünde hiçbir engel olmamalıdır. İbadet dahil kendi yaşamını kendisi örgütleyebilmelidir. Buna demokratik kültürel özerklik diyebiliriz. İşte HDP toplulukları böyle ele alıyor. Bu nedenle radikal demokratiktir. Yani sorunlara toplulukların iradesi temelinde köklü çözüm bulmaktadır.

HDP’nin Alevilik adına şöyle konuşması ve Aleviliğe bir don biçmesi düşünülemez. AKP gibi değerlendirme yapma, bir tanım içine sokma ve kendi içinde parçalama yaklaşımı içinde olamaz. Zaten HDK-HDP Alevileri olduğu gibi kabul ettiği için Alevilerle ilgili konularda Alevileri esas aldığı için şimdi Aleviler içinde yükselen değerdir. 

Aslında Alevi örgütlenmeleri her yerde HDK içinde yer alabilirler. Bu, iradelerini zayıflatmaz, güçlendirir. Zaten HDK içinde birçok siyasi akım bulunuyor. Kuşkusuz tek tek siyasi şahsiyetler de bulunuyor ama esas karakterini oluşturan yerel demokratik örgütlenmelerdir. Demokrasi zaten yerel dinamikleri öne çıkarırsa gerçek demokratik karakterine kavuşur. 

Aleviler tarih içinde yerel ocaklar şeklinde örgütlüdür. Aralarındaki ilişki merkezi, hiyerarşik değildir. Kelimenin tam anlamıyla demokratik konfederaldir. Alevilerin tarihteki tüm örgütlenme ve ilişkileri bu çerçevededir. Zaten demokratik karakterlerini böyle korumuşlardır. Eğer bir hiyerarşi ve merkez olsaydı, bugünkü demokratik karakterlerini koruyamazlardı. Merkezileşme demokratikleşmeyi öldürür. Konfederal ilişki ise demokratikleşmeyi koşullandırır. Bu açıdan Aleviler kendi demokratik karakterlerini korudukça, toplumun demokratik şekillenmesinde rol oynarlar. Bugün demokrasi mücadelesinde yer alıyorlarsa, tarihsel olarak demokratik konfederal örgütlenme ve ibadet yaşamlarını korumaları ile ilgilidir. HDP Alevilerin bu yaşam biçimi ve örgütlenmelerine en uygun siyasi  yapılanmadır. Bu açıdan HDK içinde yer almaları ve HDP’ye yönelmeleri doğal görülmelidir.