
Koma Civakên Kürdistan (KCK) Başkanlık Konseyi Üyesi Elif Ronahî, kadına yönelik artan saldırı tehditlerine karşı, kadınların öz savunmalarını geliştirmeleri, bunun için de ortak çatı örgütünün gerekli olduğunu söyledi.
Ronahî, hegemonik güçlerin kendi planlarını başarıya ulaştırana kadar her türlü yöntemi uygulamaktan çekinmeyeceklerini ifade ederek, DAİŞ gerçeğinin dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, kadınların öz savunmalarını yapmak zorunda olduklarını gösterdiğini dile getirdi.
Özsavunma gerekliliği
Kürdistan'ın dört parçasında kadınların öz savunma eğitimi gördüklerini belirten Ronahi, "Örneğin bir mahallede herhangi bir kadına bir saldırı gerçekleştiğinde, o mahalledeki kadınların hepsi örgütlenip bir araya geldiğinde bu saldırıları engelleyebilir. Bu ise erkeğin saldırı cesaretini kırar. Önce bilinçli, örgütlü olmak ve ne yapmamız gerektiğini bilmek zorundayız. Biz de bu bilinçle öz savunma çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Toplum içinde kadınlar silahlansınlar, silahlı öz savunma yapsınlar demiyoruz. Silahlı savunma gücü YJA-STAR zaten vardır. Yaşamın devamı ve sağlığı için bu üç önemli şeyi her canlı varlık için olduğu kadar, toplum ve kadın için de gerekiyor” diye konuştu.
Kürt kadınların önemli bir mücadele deneyimine sahip olduğunu ifade eden Ronahî, Ortadoğu’da yaşayan diğer halklardan kadınların kendilerinden öz savunma eğitimi talep ettiklerini söyledi.
KJA, çatı örgütlülüğü konusunda daha fazla çaba göstermeli
KCK Başkanlık Konseyi Üyesi, hem Türkiye hem de Kürdistan'ı kapsayacak bir ortak çatı örgütünün kurulmasının gerekliliğine vurgu yaparak, KJA'nın bu konuda daha çok çaba sarfetmesi gerektiğini söyledi.
Ronahi sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınlar örgütlenme konusunda duyarlılar ve mücadele ediyorlar. Ancak KJA’nın Türkiye’de yaşayan diğer etnik ve dinden kadınların da bu örgütlülükte temsilini bulması için daha çok çaba sarf etmesi gerekiyor. Türkiyeli kadın örgütleri açısından bir örgütlülük gelişmezse bir ortaklık da gelişmez. Kadınlar kendi öz örgütlülükleriyle farklılıklarıyla bir çatı örgütü geliştirmelidirler. Varlık yetmiyor varlığını anlamlı kılarak korumak önemlidir. Yeni yaşam, mevcut sistem karşısında örgütlü olmayı gerektirir. Her kadının kendi içinde yürüttüğü mücadele çok anlamlıdır ama kendi başına bir şey ifade etmez. Örgütlülük sağlandığı oranda süreklilik gelişir ve en kısa zamanda da çözüm gücü ortaya çıkar. Kadınların yaşadığı sorunları dile getirmek önemlidir ama yeterli değildir. Feminist ve diğer kadın örgütlerinin de yapması gereken budur.”
Kadının farkı, zihniyetidir
Ronahi, HDP'li kadınların 'Kadın Meclis Grubu' ve çalışma ilkeleriyle ilgili yaptığı açıklamayı önemsediklerini, meclisteki diğer partilerde yer alan kadın vekillerle de kadın olmaktan kaynaklı ortaklaşmayı yaratabilmeleri gerektiğini ifade etti. Kadın vekillerin farkını zihniyetiyle ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Ronahi; sözlerine "Hangi partide olursa olsun kadınların 'tek dil, tek millet, tek bayrak, tek din’ anlayışını reddetmesi gerekir. Kadının bir araya gelmesi için o kadar çok neden var ki! Fuhuşu engellemek amacıyla hangi kadın örgütlenmeye gelmez ki? Kadınlar grup zemininde örgütlenerek, kendi partilerini değiştirip dönüştürebilirler. Toplumun demokratikleştirilmesi ve kadın üzerindeki fiziki ve siyasi saldırıların durdurulması amacıyla kadın anayasasının oluşturulması için mücadele yürütmelidirler. Erkek zihniyetiyle hareket eden bir kadının meclise girmesinin bir anlamı olamaz. Kadının temel farkı zihniyetidir. Mecliste temel farkını zihniyetiyle koyması gerekiyor” diye devam etti.
Tehlikeyi görelim
Ronahi, tarihi fırsatlarla yüklü olduğu kadar kritik de olan bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek, son olarak oluşturulmak istenen savaş koalisyonuna karşı topyekün mücadele çağrısı yaptı: "Önderliğimizin yaşamının şu an tehlikede olduğunun bilinciyle hareket etmek gerekiyor. Onun için de bu aşamadan sonra topyekün mücadele yürütmek önemlidir. Hem siyasi mücadelede, toplumun demokratikleştirmesinde, serhildanlarda aktifleştirmek hem de Önderliğimizin içinde bulunduğu tehlikeyi görerek mücadeleyi zirvede yürütmek gerekiyor. Örgüt olarak da bu sürecin farkındayız ve değerlendiriyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapıp, tehlikeleri bertaraf etmek için mücadelemizi yürüteceğiz. Bunun bilinmesini isterim.”