
İsviçre'nin Zürih kentinde geçtiğimiz yıl kuruluş kongresini gerçekleştiren Zürih Beritan Bölge Kadın Meclisi 2. Kongresini gerçekleştirdi. Çok sayıda delegenin katıldığı kongrede, gündemin belirlenmesi ardından, Fransa'nın başkenti Paris'te 9 Ocak 2013'te katledilen 3 Kürt kadın devrimcisi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez şahsında Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Daha sonra Avrupa Kürt Kadın Hareketi adına yapılan açılış konuşmasında Kürt kadınlarının örgütlenmesine vurgu yapılarak, "Avrupa da örgütsüz Kürt ve kadını kalmamalıdır" denildi.
Esarete rağmen mücadele
Kadın Hareketi adına konuşmada, esaret koşullarına rağmen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'nın mücadeleyi sürdürdüğü, stratejik hamleler yaptığı ve gelinen çözüm sürecinin mimarı olduğu belirtilerek, "Sanki özgür olan O, tutsak olan biziz. O koşullarda bile bütün varlığını ve yaşamını halkımızın özgürlüğüne adayan Başkanımıza artık layık olmalıyız. 'Bu sürece kadınlar damgasını vuracaktır, onlardan çok şey bekliyorum. Benim için en önemli şey kadınların özgürlüğüdür. Onlar özgürleşmeden toplum özgürleşemez' diyen Başkanımıza kadınlar olarak her alanda karşılık vermeli, esaretten kurtulmalı ve özgürleşmeliyiz" diye belirtildi.
Paris Katliamı’na cevap
Kürt Özgürlük Hareketi'nin Kürdistan'ın dört bir yanında, cezaevlerinde ve Avrupa'da her alanda örgütlü bir güç olduğuna dikkat çekilen konuşmada özetle şu görüşlere yer verildi: "Avrupa'nın sistemleri kadını ve aileyi çürütüyor. Erkek egemenlikli sistemde mutlu olan kadın ve aile bulamazsınız. Sakine işte bunun isyanıydı. Kadınlar için Avrupa'ya geldi. Onu beyninden vurdular. Beyninden vurulan bizdik, tüm kadınlardı. Bunu ne kadar anladık? Ne kadar karşılık verdik? Ne kadar örgütlendik ve özgürleştik? Yanıtı verilmesi gereken sorular bunlardır. Kadının kendisini ve erkeği dönüştürme gücü vardır. Yeter ki, bu gücünü açığa çıkarsın. Her kadının Sakineleşecek kadar gücü vardır. Manevi boşluk en büyük hastalıktır. Avrupa'da evlilikler, çocukların yaşadığı sapmalar hep bununla ilgilidir. Paris Katliamı'na 200 bin kişiyle cevap verdik. Daha da büyümeliyiz, bu süreç kazanmak için daha da büyümemizi, daha da toplumsallaşmamızı öngörüyor. Avrupa da örgütsüz Kürt ve kadını kalmamalıdır."
Özeleştiri verildi
Açılış konuşmasının ardından kongre, faaliyet raporunun okunması ile devam etti. Kürt Özgürlük Mücadelesinin 40 yıllık birikiminin mirasçısı olma bilinci ve sorumluluğuyla kongrenin önemli bir aşama olduğuna dikkat çekilen raporda, kadınların geçen yıl eylemsellik alanında gösterdiği çalışmaların, örgütsel, eğitimsel ve sosyal çalışmalara yeterince yansımadığı belirtilmekle birlikte, meclisin bu sorunları aşabilecek güçte olduğu vurgulandı. Raporda toplantı, eylem ve etkinliklerde en disiplinli komisyonun Barış Anneleri olduğu tespiti dikkat çekti. Meclisin, 3 kişilik sözcülük, 7 alan komisyonu ve bölge temsilcisinden oluşan bir yürütmeye sahip olduğu, St.Gallen, Chur, Winterthur, Zug, Luzern, Zürih ve Schafhausen kantonlarındaki alan komisyonlarıyla birlikte toplam çalışan sayısının ise 72 olduğu belirtildi.
Söz verme töreni
Sunulan faaliyet raporu, gelen eleştiri ve ek bilgilerle onaylandıktan sonra kabul edildi. Ardından Barış Anneleri, Genç Kadınlar, Eğitim, Dış ilişkiler, Basın, Örgütlenme ve Kadın Bürosu komisyonları seçildi.
Seçimden sonra her komisyon şu şekilde söz verdi: "Yeni süreçte Önderliğimiz tarafından başlatılan Demokratik inşa sürecinde yerimi alacağıma, Sakinelerin çizgisinde yürüyeceğime, Paris cinayetlerinin hesabına soracağıma, başta Başkan Apo, dağ ve zindan direnişçilerine bağlı kalacağıma dair söz veriyorum."
Söz verme töreni ardından meclis sözcülerinin seçimi yapıldı. Öneri ve değerlendirmeler sonucu, Makbule Demir, Nesrin Yazar ve Xane Gözübüylük sözcülüğe seçildi. Kongre Bıji Berok Apo, Jin Jiyana Azadî sloganları ile sona erdi.
ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH