‘Örnek alınması gereken bir yurtseverdi’

Yurt Dışı Haberleri —

Mahmut Yılmaz

Mahmut Yılmaz

  •  Almanya’daki Kürt toplumu arasında sevilen, yıllarını Kürt halkının mücadelesi için veren Mahmut Yılmaz, hayatını kaybetti. Mehmet Demir, Yılmaz’ın yıllardır Bavyera’da baskıların odağında olduğunu belirterek “Bu yönüyle örnek alınması gereken bir çalışma arkadaşı ve yurtseverdi” dedi. 

 

ARJÎN NÛJÎN

Kürt yurtseveri, yılların emektarı Mahmut Yılmaz, Almanya’nın Münih şehrinde sürgün koşullarına ve Alman devletinin baskılarına dayanamayarak geçtiğimiz Cumartesi yaşamına son verdi. 1981 yılında henüz 17 yaşındayken Almanya’da işçi olarak çalışan babasının yanına gelen Mahmut, evli ve dört çocuk babasıydı. 

1980 darbesinin yaşandığı yıllarda Almanya’nın Münih şehrine gelen Yılmaz Almanya’ya gelir gelmez Türkiye’de yaşanan işkence ve katliamlara kayıtsız kalmayarak, gerçekleşen eylem ve etkinliklere katıldı. 

Dernek baskınını kabul etmedi

1990’ların başında Kürdistan’da Türk devletinin baskıları arttıkça Almanya’da örgütlenme ve bu baskıları batı kamuoyuna aktarılması için gerçekleşen eylemlere aktif katıldı. 1993 yılında PKK’nin Almanya’da yasaklanması ile birlikte Almanya’daki birçok Kürt Derneği’ne baskınlar düzenlendi ve kapıları mühürlendi. 1995 yılında Alman polisi Münih’teki Kürt Anne-Babalar derneğini basarak kapıyı mühürler. Mahmut Yılmaz beraberindeki 30 arkadaşıyla birlikte mührü sökerek derneği işgal etti. 

2,5 yıl cezaevinde kaldı

Bu eylem sonrası Kürt aktivistler hakkında dava süreci başladı. Yılmaz, bu nedenle 1996 yılında 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 2,5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest bırakıldıktan sonra, polis defalarca PKK yasağını ihlal ettiği iddiasıyla hakkında kovuşturma başlattı. 

1999-2000 yılları arasında Almanya Kürt dernekleri federasyonu YEK-KOM yönetiminde yer aldı ve Bayern eyaleti temsilciliğini yürüttü. Alman devletinin baskıları sonucu işinden ayrılmak zorunda kalan Yılmaz, mahkeme sonucunda oturma izni elinden alındıktan sonra Federal Almanya Cumhuriyeti’nin güvenliğini tehlikeye attığı iddiasıyla yurtdışı edilmesi kararlaştırıldı. 

Sınır dışı edilmek istendi

2010 yılında oturumu elinde alan Mahmut Yılmaz tekrardan iltica ederek bir kampa yerleşmek zorunda kaldı. Bu süreçte Alman dostları Kürtlerle birlikte Mahmut Yılmaz’ın sınır dışı edilmemesi için birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirerek Alman yetkililer üzerinde baskı kurarak alınan yurtdışı kararının ertelenmesini sağlamıştı. Ardından verdiği hukuk mücadelesi sonucunda vatansızlık pasaportu alan Yılmaz, Münih’de yaşamaya ve çalışmalarını sürdürmeye devam etti. 

Hiçbir zaman çalışmalarda geri durmadı

Yılmaz’ı 1990’ların başından beri tanıdığını ve uzun süreden beri birlikte aktivitelere katıldığını söyleyen, mücadele arkadaşı S. Bingöl, en son Yılmaz’la birlikte Türkiye’deki seçimlerde birlikte çalışma yürüttüğünü söyleyerek, Yılmaz’ın intiharını büyük bir şaşkınlıkla karşıladığını ifade etti. Yılmaz’ın çok güçlü bir iradeye sahip olduğunu belirten Bingöl, “Mahmut çalışmalarda çok titizdi. Mükemmeliyetçi bir insandı. Çalışmaları yürütürken kesinlikle hata kabul etmezdi. Çalışmalara dar ve sekter yaklaşan insanlara karşı çok sert davranırdı” dedi. Bingöl, Mahmut Yılmaz’ın, Almanya’nın hayat koşulları ve Alman devletinin baskılarının kendisini çok zorladığını ve sürekli ülkeye gitme özlemini dile getirdiğini söyledi.

Baskılara boyun eğmedi

Yılmaz ile YEK-KOM yönetiminde mesai arkadaşlığı yapan eski YEK-KOM yöneticisi Mehmet Demir, “Biz aramızda Münih için ‘Almanya’nın Yozgat’ı’ deriz. O kadar konservatif bir eyalet. Mahmut Yılmaz da bu eyalette tüm imkanları ve yurtseverliği ile baskıların olduğu en zor dönemde çalışmalar yürüttü” dedi. 

Alman devletinin baskılarının Mahmut Yılmaz’ı bu noktaya getirdiğini belirten Demir, “Nedenlerini başka yerde arama konusunda çok fazla düşünmemek gerektiği kanısındayım. Her insanın kendine göre değerleri vardır. Mahmut arkadaş da bu değerlere katıksız bir şekilde bağlıydı. Devletin Mahmut arkadaşa katı yaklaşımı çalışma yapamaz hale getirdi” şeklinde konuştu.

Çalışmalara ciddi yaklaşırdı

Mahmut Yılmaz’ın mükemmel bir yurtsever olduğunu belirten Demir, “Gücü yetmeyecek çalışmaya asla evet demezdi. Bir görevi aldığı zaman yerine getirmek için tüm gücüyle çalışırdı. Abartılı ve popülist bir kişiliğe sahip değildi. Her işi amatör ve temiz bir ruhla yapardı. İkna olduğu ve inandığı bir şeyi yerine getirmek için tüm imkanlarını seferber ederdi. En ufak bir hesapçılık yoktu” diyerek Yılmaz’ın görevlerine sadık ve dürüst bir kişiliği olduğunun altını çizdi. 

Yasaklardan sonra Münih’te en sert yönelimin gerçekleştiğini belirten Demir, son olarak şunları ifade etti: “Mahmut arkadaşta bu yönelimlerin odağındaydı. Bu baskılara karşı Mahmut Yılmaz çok direndi. Bu yönüyle örnek alınması gereken bir çalışma arkadaşı ve yurtseverdi. Bu vesileyle anısı önünde eğiliyorum. Emek ve çabaların takipçisi olup, gücümüz yettiğince yerine getirmeye çalışacağım sözünü veriyorum.”

Mahmut Yılmaz’ın naaşı İstanbul’a götürülerek, annesinin ve babasının yanına defnedilecek.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.