Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 19 Ekim’de Akil İnsanlar ile gerçekleştirilen toplantıda 3 Eylül’de Yol Haritası’nın ortaya çıktığı, MİT Müsteşarı’nın bunu İmralı ile görüştüğü, HDP’lilerin ise Kandil’e götürerek onay aldığı açıklaması yalanlandı.
Bir süredir Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinden sonra hedef aldığı HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Kobanê serhildanından sonra Türk Hükümeti ve MİT’in organizasyonuyla yürütülen bir kampanyayla karşı karşıya. Türk Başbakan ve kabine üyeleri Demirtaş’ı hedef alırken, saldıracağını söyleyen bir kontra elindeki patlayıcının patlaması sonucu yaralandı. Hükümet ve MİT’in kontorolündeki gazete ve televizyonlar ile kiralık kalemler, Demirtaş’ı ‘katil ve hain’ ilan etti. Türk Başbakan Davutoğlu, hazırladıkları Yol Haritası’nın Demirtaş, HDP heyeti ve KCK ile paylaşıldığını söyleyip bunu kiralık kalemlerinin hikayeleriyle kamuoyunu yanıltmaya kalkınca Demirtaş, açık ve net yanıt verdi. Demirtaş, “Yol haritası bizimle paylaşılacaktı. Yalan, bize Yol Haritası filan verilmedi. Heyetimiz böyle bir çalışma yapmadı. Yalanlar üzerine bir süreç yürür mü? Başbakan bunu söylediyse yanlış. Ne benimle paylaştı ne de heyet ile” dedi. Demirtaş, bir sayfalık 5-6 maddelik bir indeksin Kandil’e gönderildiğini, buna da Yol Haritası denilemeyeceğini söyledi.

Heyet: Yol Haritası’nı görmedik

“Yol Haritası’nı görmedik, bize verilen 5-6 maddeden oluşan 1 sayfalık taslaktır” bilgisini paylaşan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, bu taslağı da KCK ile paylaştıklarını söyledi.
Bir kaç gündür kafaları karıştıran bir algının yaratılmaya çalışıldığını belirten Buldan, 6-7 Ekim tarihlerinde yaşanan Kobanê olaylarının ardından partilerinin ve genel başkanları Selahattin Demirtaş’ın hedef tahtasına oturtulduğunu ifade etti. Bütün bunlarla birlikte Yol Haritası üzerinden de bir polemik yaratılmaya çalışıldığını vurgulayan Buldan, heyet olarak henüz hükümet yetkilileri ile bir araya gelerek gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulamadıklarını söyledi.

Açıklamaları doğru değil

Buldan, “Hem Yalçın Akdoğan’ın hem de Bülent Arınç’ın Sekreterya ve Yol Haritası’na ilişkin yapmış olduğu bazı açıklamalar var. Tüm bunların açık bir şekilde ortaya konulması gerektiğini düşünüyorum. Bu süreç ilerleyecekse eğer bir Sekreterya ve Yol Haritası’na ihtiyaç var. Hükümet tarafından, ‘Yol Haritası’nı HDP’ye verdik, haberleri vardı, Kandil’e götürdüler, orada bir mutabakat sağlandı‘ deniliyor. Bu açıklamaların hiçbirisi doğruyu yansıtmıyor” dedi.

Efkan Ala’nın 5-6 maddesi

Yol Haritası’na ilişkin kendilerine “5-6 maddeden oluşan bir sayfalık taslak” dışında herhangi bir belgenin verilmediğini, verilen belgenin de Yol Haritası olmadığını vurgulayan Buldan, “Bu taslak daha önce de Efkan Ala tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı. Açıkça ifade ediyoruz ki Yol Haritası’nı görmedik” dedi.

Yasanın arkasında durulmalı

Bülent Arınç’ın dün yaptığı “Sekreterya konusu doğru değil, Akil İnsanların adaya gidip gitmeyeceği net değil” açıklamasını da değerlendiren Buldan şunları belirtti: “Bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Adaya siyasilerin dışında farklı heyetlerin gidebilmesinin önünün açılması gerektiğini ısrarla ifade ediyoruz. Buna Sekreterya da dahildir çünkü çerçeve yasa çıkarıldı bu yasada Bakanlar Kurulu’nun sorumluluk alacağına, Ada’ya gitme konusunda farklı heyetlerin gidişine izin verilmesini çok açık beyan eden bir husus var. Dolayısıyla bu yasanın arkasında durulması gerekiyor.”
Buldan, Ada’ya kendilerinin dışında sadece Akiller değil aydın, gazeteci, STÖ temsilcilerinin de gidebilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Somut ve pratik adımlar atılmalı
Hükümet yetkililerinin açıklamalarını doğru bulmadıklarını vurgulayan Buldan, “Hükümetin bu anlamda çok hızlı ve somut pratik adımlar atması gerektiğinin altını önemle çiziyoruz” diye konuştu.

Akdoğan düzeltme yapmalı

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın Kobanê eylemlerinde yaşanılanlardan Kürt Halk Önderi Öcalan’ın sorumlu olduğu yönündeki iddiasına da tepki gösteren Buldan, “Bunu kabul etmiyoruz. Sayın Öcalan’ın rolünü eğer göremiyorlarsa bu büyük bir yanılgıdır. Akdoğan bir düzeltme yapmalıdır”  dedi.

Kobanê ve süreç birdir

“Rojava bizim kırmızı çizgimizdir, Sayın Öcalan da bunu defalarca ifade etmiştir” diyen Buldan, ‘çözüm süreci’ ile Kobanê’yi asla birbirinden ayırt etmeyeceklerini, ayırt edilmesi durumunda ise sürecin ilerleyemeyeceğini söyledi. Buldan bu konuda herkesin netleşmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. 


Görüşme haftabaşı

Önümüzdeki hafta Türk Hükümeti ile görüşmeler yapmaya çalışacakları bilgisini de veren Buldan, hemen ardından Ada’ya gitmek için hızla bir planlama yapacaklarını ifade etti.

DİHA/ANKARA