Kasım Süleyman ABD tarafından öldürüldüğünde, ABD destekli İsrail, İran savaşı mı başlayacak? Ortadoğu'da neler olacak? ABD destekli İsrail, Türkiye ile Rusya destekli İran, Suriye eksenli her iki tarafı dolaylı destekleyen ülkeler, yerel örgütler ile birlikte yeni bir savaşa mı başlıyor? Bununla birlikte Kürt siyasal hareketi tümüyle tasfiye mi, yoksa bir Kürt yapılanması mı oluşacak diye tartışılırken; koronavirüs ile dünya başka bir evrede kendini buldu. Her neyse ABD'de değil, AB’de de değil, Çin'de başlayan bir Covid-19 (koranavirüs) olayı dünyayı kasıp kavurdu. Sebep; virüs 'Yarasa da bulaştı da yok filan hayvanda bulaşmış da’… ‘Yok onlar bu hayvanların etini yiyorlarmış!..’
Çin veya başka bir halk olsun, herkesin farklı yemek geleneği vardır. Örneğin yüz yıllardır domuz, kedi, köpek yiyen halklar vardır, yemeyen halklar vardır. Durup dururken böyle tartışmalar ne kadar yerinde olur. ABD baştan beri "Koronavürüs Çin’de başladı" teorisini her gün işleyerek, sıcak sıcak gündemde tuttu. Sonra birden Çin hakkında milyarlarca dolar tutan uluslararası mahkeme açılacağı açıkladı.
Emperyalist-kapitalist devletler ve geri kalan ülke yöneticileri başta okulları, Kiliseleri, Sinegogları, Cemevlerini, Camileri ve türlü inanç merkezlerini kapattılar. Sokağa çıkma yasağını uyguladılar. Toplumu evden-alışveriş- dışında mecburi kalmadıları sürece dışarı çıkmamalarını öğütlediler.
Türkiye’de de Erdoğan-Bahçeli faşist ittifakı bu durumu fırsat bilerek, başta Kürtler olmak üzere Alevileri de hedef alarak ezilenlerin üzerinden hedeflerine varmak istediler. Örneğin Grup Yorum'un insani, vicdani ve ahlaki isteklerini reddedip üyelerinin ölümüne neden oldular!
Alevileri 'İslam içindedir' deyip gözdağı, korkutma yönetimi ile toplumda (Alevi-Sünni) düşmanlığını geliştirdiler. Alevilerin nasıl inançlarını yapması gerektiğini Erdoğan mı karar verecektir? Öyle olmuş olsaydı Alevilik inancı bu güne kadar gelmezdi, yaşayamazdı!
Eşcinsellere olmayan hakaretler yapılarak toplumu kutuplaştırdılar. 13-15 yaşındaki kız çocukların, çocuk yapmanın tam zamanı deyip çocuk istismarlığını yaptılar.
Kürtlerin mezarlarından cesetlerini çıkartıp kaldırım taşların altında saklamaya çalıştılar. HDP'nin kazandığı belediyelere kayyum atadılar. Bari HDP’nin milletvekilliklerine de kayyum atayın! HDP'ye oy veren milyonlarca oyuna da kayyum atayın. Hiç olmazsa kendi partilerinin milletvekili saysını da bu vesileyle de artırmış olursunuz. HDP'de hem milletvekilsiz ve hem de belediyesiz diğer partiler gibi bir parti olarak kalsın gitsin, ondan sonra da seçime gidin.
Erdoğan-Bahçeli faşist ittifakı seçimi de yaptırmayabilirler.
a-) Ne kadar seçmen varsa çoğunluğun oyunu (kullanılmış gibi yapıp) sandıklara doldurup böyle bir yöntemle seçime giderler. Ya da diktatörlerin örneğin Saddam gibi uzun yıllar daha iktidarda kalırlar.
b-) İstanbul Belediye seçimlerinde başvurmak istedikleri taktik tutmadı. O zaman seçim yapmaya gerek de yok. AKP-MHP ittifakı ile bir 5-10 yıl ya da daha fazla iktidarda kalabilirler.
Zaten Erdoğan korona bahanesi ile TBMM’de devre dışı bıraktı. Orası milletvekillerin elini kaldırıp indirdiği bir tv oturumu gibi. Gerçek meclis Saray’daki sözde "Danışmanlar Meclisi"dir. Bütün kararlar orda alınıyor. TBMM tamamiyle işlevsiz hale getirilmeye çalışılıyor, Erdoğan tarafından.
Korona salgını bahanesiyle çok sessiz, hareketsiz bir dönemdeyiz. Ancak umutsuz da olmamak gerekiyor.
İkinci bir Gezi Direnişi olursa şayet, I. Gezi Direnişini aşan büyük bir halk hareketi ile Erdoğan -Bahçeli iktidarını gerileten değil, yıkılması gerekiyor. Yoksa düzeltmeye yönelik hareketlilikle sınırlı kalırsa, AKP-MHP iktidarı şiddetini arttırarak daha on-on beş yıl iktidarda kalır.
Kürtler on yıllardır bu kavganın göbeğinde ve savaşın içinde. Muhalefetin yeniden örgütlenmesi için Türkiye sol hareketine büyük görevler düşüyor. Çok şeyler konuşmak, sayfalar dolusu yazılar yazmak yerine, sokağa nasıl çıkarız? Her hangi bir sokakta nasıl 5-10 metre yürüne bilinir üzerinde konuşulmak daha akıllıca ve halk yararına olur. Kürtler gibi cesaretli olunmalıdır! Daha daha çok CESARETLİ nasıl olunur konusunda konuşulmalıdır. Sol bu konuda rüştünü ispatlayabilecek mi?