
Yurtları Şengal’in IŞİD çetelerince işgal edilmesi ve katliama maruz kalmaları üzerine binlerce yıllık topraklarını terk etmek zorunda kalan yüz binlerce Êzîdî, Duhok ve Zaxo gibi merkezlerde konumlanmalarının yanısıra Rojava ve Kuzey Kürdistan’a göç etmek zorunda kaldı. HDP milletvekilleri Selma Irmak, Gülser Yıldırım, Faysal Sarıyıldız, Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, İbrahim Ayhan, Erol Dora, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Fırat Anlı ve Gültan Kışanak, AP eski Milletvekili Feleknas Uca, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akyol, Batman Belediye Eşbaşkanı Sabri Özdemir, Viranşehir Belediyesi Eşbaşkanı Emrullah Cin, Dicle Belediyesi Eşbaşkanı Mustafa Uyguner ve Sami Akyol’dan oluşan DTK heyeti, inceleme ve temaslarını raporlaştırdı.
Kampları ziyaret ettiler
Êzîdîlerin maruz kaldığı fiziki soykırımın yanında karşı karşıya oldukları “beyaz soykırım”ın önüne geçmek için Êzîdî kanaat önderleri ile de görüşmeyi hedefleyen heyet, 16 Ağustos’ta Zaxo, Duhok ve Laleş’te; 17 Ağustos’ta Mexmûr Kampı, Heci Awa, Ranya’da; 18 Ağustos’ta Ankawa’da; 21-22 Ağustos’ta Rojava’nın Cizîr Kantonu’nun Derik, Qamişlo ve Amûdê kentlerini ziyaret ettikten sonra geri döndü.
Gidilen tüm kamplarda yapılan gözlem ve kurulan temasları tek tek maddeler halinde raporlaştıran heyet, üzerinde durulan tüm bu tespit ve olası tehlikeler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
BM’ye çağrı
IŞİD’in Suriye’de başlayan ve Irak’a yayılan saldırıları ve bu saldırılar sonrasında sivillere yönelik başlayan geniş çaplı katliamlarının, kısa vadede tüm Ortadoğu’yu, uzun vadede ise dünyanın büyük bölümünü etkileyerek kaotik bir duruma sürüklemekte olduğuna dikkat çekilen raporda, buna karşı en kısa sürede uluslararası toplumun IŞİD ve benzeri radikal köktenci örgütlere karşı kolektif tarzda önlemler almasının acil bir gündem konusu olduğu belirtildi.
Raporda, Başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere uluslararası kuruluşların özellikle Şengal’de Êzîdî inancına sahip Kürtlere, Şebek ve Kakai Kürtleri, Süryanilere ve Şii/Nusayri Arap ve Türkmenlerin karşılaşmış oldukları katliamlar/saldırılar ve toplu sürgünlere karşı en kısa sürede harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.
Demografik yapı bozuldu
IŞİD saldırıları ardından bölgede demografik yapının da bozulduğuna dikkat çekilen raporda şöyle denildi: “Heyetimizin Federe Kürdistan Bölgesi’nde ve Rojava’da gerçekleştirdikleri görüşmeler ve gözlemlerden açığa çıkan başlıca sorun; bölgede demografik yapının IŞİD saldırıları neticesinde büyük oranda değiştirilmiş olduğudur. Buna bağlı olarak milyonlarca insan yerlerinden edilmiş durumdadır.”
Ortak cephe desteklenmeli
IŞİD’in elinde bulunan konvansiyonel silahlar ve bazı devletlerin sağlamış olduğu lojistik desteklerin, bölgedeki durumu daha da kötüye götürebileceği işaret edilen raporda, şu hususun altı çizildi: “Buna karşı oluşturulan ortak Kürt Cephesi’nin sivillerin güvenliğini belli ölçüde sağlayabileceği öngörülürken, uluslararası toplumun bu ortak cepheyi siyasal ve ekonomik açıdan desteklemesinin zaruri olduğunu da gözden kaçırmamak gerekmektedir.”
Ulusal Kongre toplanmalı
Raporda heyetin, Zaxo’dan başlayıp, Rojava ile Ankawa’da biten programında pek çok kişi, kurum, parti ve göç etmiş olanlarla görüşüldüğü ve bu görüşmelerde genel olarak ulusal birlik, Ulusal Kongre’nin toplanması vurgusu ile hareket edildiği kaydedildi.
Güney’deki durum
Değerlendirmelerinde Zaxo ve Duhok kentlerinde yüz binleri bulan göçün sosyal doku açısından öngörülmesi zor ve birinci dereceden aciliyet arz eden bir durum olduğuna da işaret eden DTK heyeti, iki kentin yöneticilerinin dışarıdan bir umut beslediği ve eleştiri oklarını Irak merkezi hükümetine çevirdiğine yer verdi. Halkın kendi imkanları ile sokaklara yığılıp, inşaatlara sığınmış Êzêdîlere bakmaya çalıştığını aktaran heyet, buraya dair gözlemlerini şu şekilde rapora yansıttı: “Göç edenlerin kıyafet, yeme içme ve barınma sorunu yüksek düzeydedir. Kaldıkları yerlerin hiçbir sağlık koşulu yoktur. Çocuk ve kadınlar bu sağlıksız koşulların şiddetine maruz kalmaktadır. Görüşülen kaymakam, kamp müdürü ve validen somut bir öneri, çalışma takvimi ve mücadele yöntemi alınamamıştır. Sadece ‘Yardım yapabilirsiniz’ denilmiştir.”
Newroz Kampı
Heyet, Newroz Kampında yapılan görüşmelerde de genel durumun çok zor şartlarda cereyan ettiği tespitinde bulundu.
Özellikle birçok ailenin kadınlara tecavüz edildiğini ya da pazarlarda satılmak üzere alıkonulduğunu paylaştığını belirten heyet, kadın bedeni üzerinden bir halkın onurunu ayaklar altına almaya çalışan gerici IŞİD çetelerinin ilk hedefinin kadınlar ve çocuklar olduğunu vurguladı.
Saldırının stratejik hedefi
Heyet, IŞİD çetelerinin Şengal’de Êzîdîlere yönelik başlattıkları fiziki ve kültürel soykırım dışında, bu saldırıların önemli stratejik hedeflerinden birinin de Şengal’i tümden alıp Musul’dan Til Koçer sınırına kadar yaklaşık 400 kilometreyi bulan bir alan hakimiyeti ile Rojava Devrimi’ni tasfiye etmek olduğunun altını çizdi.
Laleş ve Ranya bölgelerindeki inceleme ve temaslarına dair ise heyet şu bilgileri paylaştı: “Laleş‘te olanlar ve Mexmûr’dan gelenlerin durumunun ise -bir disiplin içerisinde ve örgütlü bir tutum ile ele alınıp değerlendirildiği için- kısmen daha kolay atlatılabilir durumda olduğu ve özellikle çocuk ve kadınların ihtiyaçları olduğu gözlenmiştir.”
DİHA/AMED